10/10
·352 syf.··
2026 28. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:34
Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını kapatırsınız ama etkisi uzun süre sizinle kalır. Dokunmadan benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Kitabı okurken en çok vicdan duygusu etkiledi beni. Adalet’in yıllar önce yaptığı bir hatanın peşine düşmesi, geçmişle hesaplaşması ve taşıdığı yükler bana çok tanıdık geldi. Çünkü bazen çocukken yaptığımız bir şeyi, bilinçli yapmadığımızı bilsek bile yıllarca içimizde taşımaya devam ediyoruz. Eğer düzeltme şansımız olsaydı, çoğumuz hiç düşünmeden o yola çıkardık. Sadi’nin Adalet’e bıraktığı mektup ise kitabın en vurucu yerlerinden biriydi. O satırları okurken sadece bir aşk hikâyesi okumadım; insanın kendine yüklediği suçluluğu, acıya tutunmasını ve bazen fark etmeden kendini kurban rolüne yerleştirmesini gördüm. En çok da bu yüzden kendimden parçalar buldum bu kitapta. Sonunu hiç beklediğim gibi bulmadım. İçimde her şeyin güzel bir şekilde sonuçlanmasını isteyen bir okur vardı ama hayat her zaman mutlu sonlar yazmıyor. Kitap bittiğinde üzüldüm, şaşırdım ve bir süre ne hissedeceğimi bilemedim. Belki de en sevdiğim tarafı buydu; bana bir hikâye anlatıp gitmedi, beni kendi vicdanımla ve geçmişimle baş başa bıraktı. Nermin Yıldırım’dan okuduğum ilk kitaptı ama son olmayacağı kesin. Çünkü Dokunmadan, sadece okuduğum değil, hissettiğim kitaplardan biri oldu. Nermin Yıldırım
1000Kitap
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
Gece Yarısı Kütüphanesi
5/10
·296 syf.·
2026 4. kitabı
Gece Yarısı Kütüphanesi, insanın yaşamadığı ihtimallerle kurduğu ilişkiyi ve pişmanlık duygusunun zihinde nasıl büyüdüğünü konu alan, fikir olarak oldukça zengin bir roman. Temel olarak, gerçekleştirilememiş potansiyellerin yasını tutmanın insanı nasıl bir çıkmaza sürükleyebileceğini ve başka bir hayat düşüncesinin ne kadar cazip ama bir o kadar da yanıltıcı olduğunu anlatıyor. Metin genel olarak akıcı ve kolay okunabilir bir dile sahip. Olay örgüsü sade, kurgu net ve takip etmesi rahat. Ancak bu sadelik zaman zaman duygusal derinliğin önüne geçmiş gibi hissettirdi. Özellikle diyaloglarda bir uyumsuzluk sezdim. İntihar eğilimli, yoğun bir pişmanlık ve çaresizlik duygusu içinde olan bir karakterin iç dünyası bu kadar ağır betimlenirken, konuşma dili bana yer yer fazla düz, duygusuz ve basit geldi. Karakterin yaşadığı ruhsal yoğunluğun, diyaloglara tam olarak yansımadığını düşündüm. Söylenen cümlelerle karakterin psikolojik ağırlığı arasında bir mesafe var gibiydi. Romanın başından itibaren varacağı son da oldukça belirgin. Daha ilk sayfalarda, tüm ihtimaller denense bile insanın mutluluğunun başka bir hayatta değil, mevcut hayatla kurduğu ilişkide saklı olduğu fikrine ulaşılacağı seziliyor aslında. Bu açıdan sonu şaşırtıcı değil Kitabın vermek istediği mesajın daha baştan görünür olması, okuma sürecindeki merak unsurunu biraz zayıflatıyor. Karakterin farklı hayatlarda yaşadığı tatminsizlik ise beni en çok düşündüren ama aynı zamanda rahatsız eden noktalardan biri oldu. Duygusal olarak zor bir hayat yaşayan depresif ve intihara meyilli biriyken ortalama bir hayata geçtiğinde bile en küçük pürüzde kök yaşamı mükemmelmiş ve bu hayatta hiç mutlu olamazmış gibi hızlıca büyük bir hayal kırıklığı yaşaması ve hemen geri dönmesi bana anlatımın zayıflığını en çok hissettiren
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kitap net iyi.
9/10
·440 syf.··
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 02:19
Aklıma ne gelirse doğaçlama yardıracağım; o yüzden kitap incelemesini merak edenler için kısaca söyleyeyim: Kitap taş gibi, çok faydalı ve doğru bir görüş kazandıracak okuyanlara. Bir sürü şey paylaştım göz atmanızı tavsiye ederim. Alın, okuyun, sıkılmayın, anlamaya çalışın. Bir roman olmasa da dili yine de akıcı, samimi ve keyifli bence. İnsan doğasına ve psikolojisine merakı olanlar kaçırmasın. Biyolojik yapımızın ve evrimsel tarihimizin mevcut durumumuzu ne ölçüde açıkladığını göreceksiniz ve buradan kendimize ne gibi çıkarımlar yapabiliriz bunu anlamanıza yardımcı olacak. Kitap hiçbir soru işareti bırakmayacak kadar tatminkar ve sabırla anlatıyor her detayı. Kendimize dair derin düşünmeye ve bakış açısı geliştirmeye de katkı sağlıyor. Konuya ilgisi olanlara tavsiye etmekle birlikte konuya ilgisi olmayanlara daha çok tavsiye ediyorum. Bir roman eksik okuyuverin. Bu sulara da artık giriş yapmanız gerekiyor bence. Tamam buradan sonrası incelemeden başka her şeye benzeyecek muhtemelen o yüzden ayrılabilirsiniz. İnsanın kaynak kodlarına ne kadar dolaysız ve detaylı bir bakış atabilirsek kendimizi o kadar iyi tanır ve buna göre sağlam ve realist bir içgörü edinebilir, gelişebiliriz. Psikolojiye her daim merakım olmuştur. Zihnin yapısını irdelemek, insan davranışlarının nedenselliğini kavramak ilgi çekici ve derinlikli gelir. Her birimiz doğmak ve hangi şartlara sahip olmak konusunda bir tercih yapmadan kendimizi bir anda hayatta buluveririz. Sanki akıp giden bir tiyatro oyununda apar topar sahneye atılmışızdır ve doğaçlama yaparak, öğrenerek, genellikle de taklit ederek biz de dahil oluruz bu oyuna isteyerek veya istemeyerek. Bilinçli bir kararın sonuçlarını yaşamadığımız için, aynı zamanda da bilinçli olduğunun bilincine varabilen bir varlık olarak hepimiz hayatımızın
Evreni Anlayan MaymunSteve Stewart-Williams · Eksik Parça · 035 okunma
10/10
·72 syf.·
2025 267. kitabı
Her Şey İçin Çok Geç Bülent Parlak Bülent Parlak’ın “Her Şey İçin Çok Geç”i, kaybedilmiş bir zamana yazılmış uzun bir mektup gibi… Sanki biri kırık dökük bir masada eskimiş bir defteri açmış da, kelimeleri ağzında çevirip iç çekerek yazmış. Bu kitapta telâfi isteği değil, telâfi edilemeyenlerin yasını tutma hali var. “Her şey için çok geç” cümlesi bir teslimiyet değil; tam aksine bir yüzleşmenin, bir hatırlamanın biçimi oluyor. Parlak’ın şiirleri kısa, sade ve yoğun. Bazen bir çocukluk sokağının kokusu düşüyor sayfalara, bazen terk edilen bir aşkın boşluğu. Şair gösterişli cümlelere hiç tenezzül etmiyor; duygunun kabuğunu soyup özü gösteriyor. Bu yüzden bazı dizelerin karşısında insan olduğu gibi kalakalıyor. Bu kitap herkesin eline yakışmaz. “Şiir” deyince kıvılcım, hız, gösteriş arayanlar onun durgun suyunda sıkılabilir. İçindeki kırıklıklarıyla barışmış, geçmişle susarak konuşan biriysen, Her Şey İçin Çok Geç seninle dertleşebilen bir dost olur. Bu yüzden en doğrusu, kitabı yavaşladığın bir günde açmak olur. Aceleye gelmez yoksa neye geç kaldığını anlamazsın. Baştan sona, sondan başa defalarca okudum. Her mısrası yaşanmışlık dolu, içten ve sahici. İnsan yaş aldıkça beğenisi azalıyor ancak iyi olanı görünce daha derinden seviyor. Ben, hem Bülent Parlak’ı hem de bu kitabı gerçekten sevdim. Zaten bana göre son yılların en iyi şairlerinden biridir Bülent Parlak. Kitap bir solukta okunuyor, evet, lakin sayfalar arasında defalarca geri dönüp dolaştırıyor insanı. Hissettirdikleri kelimelerle sınırlı değil; bazen sadece ruhun kavrayabildiği bir şiir dünyası açılıyor. Bu yüzden kitabı kütüphanenin bir rafında bırakamıyorsun. Onun yeri ceketinin iç cebi… Dostun, yoldaşın, dert ortağın oluyor. Sezai
Şiir
Her Şey İçin Çok GeçBülent Parlak · İzdiham · 2022473 okunma
7/10
·352 syf.··
2025 8. kitabı
Kitapta ilk dikkatimi çeken kitabın dili oldu. O kadar güzel kelime oyunlari yapmis, sözcükleri o kadar güzel kullanmıs ki sözcüklerle dans etmiş demek eksik bile kalır. Adaletin yolculuğu bizi onun kendi ailesi ile, kendisi ile yolculuğuna da götürüyor. İnsanları daha çok yolda tanirsiniz ya Adaleti de yolda taniyoruz dah çok. Yolculuğun amacı ise çocukken haksızlık yapıp vijdan azabi çektiği çocuğa ulaşmak. Kitapta beni çok şaşırtan iki şey Hülya ve kitabın son kısmı oldu. Hülya için yani sayfa 80 kitabin gidişatını değiştiren ve ters köşe yapan bölüm etkileyiciydi diyebilirim ama sondaki kısım daha farkli olabilirdi. Tamam onlar erdi muradina şeklinde bir son da yakışmaz belki ama bu da değil. Hayata karşı tespitlerini çok beğendim, betlimlemeler de yine harikaydi hatta derslerde bile kullanabilirim diye düşündüm inanılmaz güzeldi. İlk defa okuyorum Nermin Yıldırım'ı. Kalemini çok beğendim, diğer kitaplarını da severek okuyacağımı düşünüyorum.
Edebiyat
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
hem içsel bir sessizlik hem de derin bir farkındalık
10/10
·130 syf.··
2025 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2025 23:52
Kitap sadece duygularıma değil, aynı zamanda umuduma ve vicdanıma da kolaylıkla dokunabiliyor. “Bir testinden öğrenilir bilgelik” sözüyle insan olmanın ağırlığını hissettirirken, “Bir kelebeğin kanat çırpmasına” saklıyor adaleti… Okurken en çok zıtlıkların dengesi şaşırttı beni. Bazı cümlelerin hüznü iliklerime kadar işlerken, bazı satırlardaki umut içimi ısıttı. Ölüm ve son kavramı ele alınırken bile, yaşamın devam eden döngüsünü ve yarına duyulan inancı hissettiriyor yazar. Yazar, sanatçı olmanın getirdiği sorumluluğu üstlenmiş; yalnızca kişisel duygularını değil, toplumda yankı uyandıran olayların acısını da ustalıkla işlemiş. Toplumsal ve duygusal farkındalık yaratma konusunda kocaman bir adım olan Yansıma, her satırında okuru hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor. Kitap bittiğinde büyük bir sessizlik içinde buldum kendimi, ve o sessizliğin bana söyleyecek çok fazla şey varmış. Çabucak bitse de etkisini uzun süre sürdürecek bir kitap…
Edebiyat
YansımaAslanoğlu İbrahim · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20254 okunma