Örneğin, bir parçacığı gözlediğimizde bulduğumuz kesin nitelikler, genel olarak ona bakmamızdan bir an önce içinde bulunduğu niteliklerin bulanık kuantum karışımının bir yansıması değildir. Bu yüzden eğer bir cismin aynısını yapmak istiyorsak, bir kuantum yakalama oyunuyla karşı karşıyayız demektir. Aynısını yapmak için, neyin aynısını yapacağımızı gözlemeliyiz. Ama gözlem işlemi değişime neden olur, bu yüzden eğer gördüğümüzün aynısını yapacaksak bu, biz bakmadan önceki şeyin
aynısı olmaz. Bu da bir kuantum evreninde tele-taşımanın, yalnızca karmaşıklıktan kaynaklanan pratik sınırlamalar nedeniyle değil, kuantum mekaniğinin yapısında bulunan temel sınırlamalar nedeniyle gerçekleştirilemeyeceği anlamına gelir.
Yani, eğer düşmekte olan gözlemci elindeki iki beyzbol topunu serbest bırakırsa -kollarını iki yana açıp topları bırakıyor -toplardan her biri yerkürenin merkezine doğru düşmeye başlar. Bu durumda, gözlemcinin bakış açısına göre kendisi yerkürenin merkezine doğru düşerken sağ elinden bıraktığı top yavaş yavaş sola, sol elinden bıraktığı top ise yavaş yavaş sağa doğru hareket edecektir. Dikkatli bir ölçümle gözlemcimiz, iki top arasındaki uzaklığın azalmakta olduğunu, topların birbirlerine doğru hareket etmekte olduğunu bulacaktır. Bu etkinin nedeni iki topun uzayda birbirlerinden çok az farklı konumlarda serbest bırakılması ve yerkürenin merkezine doğru düşerken izledikleri yolun çok az farklı olmasıdır.
Newton ve Maxwell denklemlerini kullanarak, nesnelerin geçmişte ya da gelecekte herhangi bir andaki konumlarını ve doğrusal hızlarını bulabilirsiniz. Başka bir deyişle klasik fizik, geçmişin ve geleceğin şimdinin içine kazınmış olduğunu söyler.