Feride Çiçekoğlu - Uçurtmayı Vurmasınlar
Puan vermedi·104 syf.··
2026 18. kitabı
Eser, tam olarak Dostoyevski'nin Beyaz Geceleri gibi Barış isimli bir çocuğun İnci isimli kendi gibi cezaevinde büyümüş bir arkadaşına yazdığı tek taraflı mektuplar şeklinde kurgulanmıştır. Tek seferde biten okuması kolay bir eserdi. Barış başta mektuplarını arkadaşına bir türlü ulaştıramamakta, cevap alamamaktadır ancak sonradan tek tük karşılık almaya başlar ancak hapishane yönetimi mektupları okumakta ve düzgün yazılsın diye insanları uyarmaktadır. Bu insanlar genellikle düşünce suçlularıdır ve solculardır. Bazı suçlulardan bahsederken "Onun suçu halkını sevmekmiş, bu yüzden cezaevine atmışlar, ben halkımı sevmeyeceğim.", "Onun suçu kitap okumakmış, ben kitap okumayacım." diyerek eser içerisinde mesajlar verir. Mektupları sansüre uğramasın diye yetişkin bir mahkuma ironik bir şekilde hükümet ağzıyla şifreli mektuplar da yazdığı olur. Zaten Barış'ın mektupları neredeyse tamamen cevapsız kalmaktadır çünkü çocuk aklıyla tabiri caizse "zülfiyare dokunmaktadır". Tvde Af çıkacak haberi görürler ve bir şenlik havası hakim olur ancak palavra çıkar ve insanların bütün tadı kaçar. İnsanlar ekip başı denen koğuş ağasını oylarıyla kendi seçmektedir ancak cezaevi müdürü emrivaki şekilde Sümbül diye bir kadını seçer. Eski sorumlu Zeynep hakkaniyetli bir kadındır ancak Sümbül hoyrat ve adaletsiz biridir. Mahkumlar onu döverler ancak karşılığında kendileri de idareden sağlam bir dayak yerler. Olaydan sonra Sümbül gemi daha da azıya alır. Esere adını veren olaylardan birinde annesi hastaneye gittiği için hayatında ikinci defa dışarı çıkan Barış bir uçurtma görür ve başında bekleyen askerlere "Uçurtma hapishanenin göğünden kaçmış ancak onu vurmayın." der. Hapishane üzerinde yine bir uçurtma uçurulur, kadın mahkumlar bunu izler ancak yönetim buna bile izin vermez. Gülünç bir
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,3bin okunma
7/10
·112 syf.··
2026 44. kitabı
Mısır Kanatır cezaevinde idama mahkum edilen bir kadınla yaptığı görüşmeden etkilenen yazar gerçekle kurguyu harmanlayarak bu kitabı yazar daha sonra kendisi de bu cezaevine girecektir.. Firdevs erkek egemen toplumda küçük yaşta istismara uğrayan bir kızın adım adım nasıl hayat kadını olmaya itildiğini konu alır önce amcası, sonra amcasının karısının zoruyla evlendirildiği yaşlı kocası evden kaçışından sonra yolda karşılaştıkları.. Kimi yardım edeceğini söyler kimi üstünden para kazanma derdindedir kimisi de kandırıp o an birlikte olma ortak nokta yaptıkları hissettirdikleri.. Firdevs tüm bunlardan kurtulup düzgün bir işe girer ve tüm zengin üst yöneticilerinin eve bırakma bahanesiyle yapmak istediklerini geri çevirir buda onu daha çok arzulanır kılar kendisi ise işyerindeki devrimci İbrahim'e aşık olur ta kii patronun kızıyla nişanlandığını öğrenene kadar.. hayal kırıklığıyla işten ayrılır ve yolda bir prens kendisine çok yüksek ödeme yapacağını söyler Firdevs tüm parayı yırtar ve prens kendisini öldürmesinden korktuğu için tutuklanır ve idama mahkum edilir..Kimseyle görüşmüyor ve devlet Başkanından af edilemeyi kabul etmiyordur ta ki idamından önce kendisi ile defalarca görüşmek istemiş olan psikiyatrist ile görüşene dek görüşür ve son yolculuğuna gururla gider..
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·438 syf.··
2026 1. kitabı
Uzun bir süre sonra İnce Memed ile kitap okumaya dönmek doğru bir seçim olmuş. Çok öncesinde alınan serinin ilk kitabı bugün üzüntüyle bitti. Spoiler içerecek ama dönüp baktığımda hatırlamak için yazıyorum. Zalimler zalimi bir Abdi Ağa ve onun zulmünün altında ezilen Çukurovalıların hikayesi. Tüm bu zulümlere dayanamayan İnce Memed sevdiği Hatice’sinin sırf ağanın yiğeni diye başkasıyla evlenmesine göz yumamazdı. Haticesini alıp kaçmasıyla başlayan serüven Memed’in Abdi ağa nın yiğenini vurup dağa kaçmasıyla başlıyor. Çocuğu da Hatice öldürdü deyip kızı hapse attırıyorlar. Memed de dağda eşkıyaların yanına katılıyor. Orda da yanlışlıklara karşı duruyor. O kadar akıcı o kadar kendini kitabın içinde buluyorsun ki tüm olaylara yakından şahit oluyorsun. Memed artık eski toy Memed değil yaşadıkları onu olgunlaştırıyor. Haticesini jandarmaların elinden kaçırıp mağaraya saklanıyorlar. Hatice gebe . Bir oğulları oluyor. Memed saldırılara karşı öleceğini düşünüp adını Memed koyun ben teslim olmaya gidiyorum diyor. Ancak jandarma onlara acıyarak almıyor. Derken dağlarda çatışma sırasında Hatice vurulup ölüyor. Tüm Çukurova onların artık destekçisidir. Haticenin cenazesini hallediyorlar. Hapis arkadaşı Iraz ana Memed e ver bu çocuğu alıp gideyim büyüteyim yoksa anası gibi ölüp gidecek diyor. Memed mecbur kabul ediyor. Ama intikamını almak için Abdi ağanın karşısına çıkıp işini bitiriyor. Af gelse de gidip teslim olmuyor. Haticeye çok üzüldüm çukurovalılar onlar için ev tarla bile hazırlamışken birlikte mutlu olamadılar. 2. Kitabı da merak ediyorum bakalım Orda neler olacak. İncelemem kelimeler cümleler biraz kopuk dağınık olabilir. Uzun süre kitap okumamanın etkisi diyelim affola. Herkese tavsiye edilir ,iyi okumalar …
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2026 15. kitabı
Eser iki farklı karakterin hayata olan yaklaşımlarını irdeleyerek oluşturulmuştur. Temelde ise üç ana temayı vurgulamaktadır. Özgürlük ve esaret, insan tabiatı ve sınıf ayrımı... Chelkash profesyonel bir hırsız dahi olsa özgür ruhlu bir tabiata sahipken; Gavrila ahlaki değerlere sahip bir köylü olmasına rağmen para ve statüye köle olmaktadır. Gavrila insan tabiatına çok güzel bir örnek olarak karşımıza çıkmaktadır. Soygun sırasında korkudan titreyen bir yapıya sahipken; soygundan elde edilenlerin değerini görünce bir katil olmayı dahi göze alabilecek kadar gözü dönmüştür. Daha sonraki süreçte ise yaşadığı derin pişmanlık ile af dilemiştir. Bu da bizlere hırs-açgözlülük ile vicdan-pişmanlık arasında yaşanan sorgulama sürecini göstermiştir. En detaylı anlatamak istediğim kısma geldik diyebilirim. Sınıf ayrımı... Bu eserde de görebileceğimiz gibi hayat denen saçmalık her dönem insanları sınıflara ayırmıştır. Bu sınıflardaki konumunuzu belirleyecek yegane şeyler ise; paranız ve statünüzdür. Kiminle evleneceğiniz, nasıl bir evde oturacağınız, hangi marka arabaya sahip olacağınız, ne tür kıyafetler giyeceğiniz vs. vs. hep toplumdaki sınıfınıza bağlı olarak değişecektir. Sınıf ayrımı içerisinde ahlaki ve etik değerlere sahip olarak iyi ve güzel davranışlarda bulunmanız; kısaca iyi bir yaşam sürmenizin ise hiçbir önemi yoktur maalesef... Bu düzen içerisinde önemli olan tek şey sınıf atlayabilmektir ve bunun için gerekli olan yegane araç ise "money"'dir. Bazı insanlar bu kahrolası düzene çalışıp çabalayarak dahil olurken bazıları ise çalarak çırparak dahil olmuşlardır. Bizim yaşadığımız topraklarda ise okuyarak, emek verilerek sınıfların atlanılacağı düşünülüyor (özellikle de ebeveynlerimiz tarafından). Lakin asıl marifet çalıp çırpmada bu nokta atlanılıyor maalesef... Bizlerde
ÇelkaşMaksim Gorki · Can Yayınları · 2021601 okunma
10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Mozart’ın bestelediği ve Lorenzo Da Ponte’nin librettosunu yazdığı Figaro’nun Düğünü, opera tarihinin sadece en eğlenceli ve aynı zamanda en devrimci eserlerinden biridir. ️🩷 Fransız yazar Pierre Beaumarchais’nin aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanan bu opera, 1786 yılındaki ilk gösteriminden bu yana güncelliğini ve büyüsünü hiç kaybetmedi. Ben Mersin Devlet Opera ve Balesinden çok keyif alarak izlemiştim. Karşıma bir daha çıksa yine hiç düşünmeden izlemeyi tercih eder içinde kaybolur eririm Eser, Kont Almaviva’nın sarayında uşak olan Figaro ile Kontes’in hizmetçisi Susanna’nın düğün gününde geçer. Hikaye temelde tek bir güne sığdırılmış bir entrikalar yumağıdır. Kont Almaviva, gözü dışarıda bir çapkındır ve kaldırdığını iddia ettiği "ilk gece hakkını" Susanna üzerinde kullanmak ister. Figaro ve Susanna, Kontes Rosina’nın ve sarayın diğer renkli karakterlerinin yardımıyla Kont’a unutamayacağı bir ders vermek için zekice bir plan yaparlar. Peki devriminin ayak sesleri nerede geliyor ? Sınıfsal eleştiri sunma kısmında. Kont gücü elinde bulunduran kibirli, bencil pislik biridir. Hizmetçi sınıfından olan Figaro ve Susanna; zeki, pratik zekalı ve olayları kontrol eden karakterler olarak gücü eline alır:) Figaro’nun Düğünü, komedi olmasının dışında çok güçlü bir insanlık ve adalet manifestosu bence. Operanın sonunda Kont’un diz çöküp Kontes’ten af dilediği ve Kontes’in onu bağışladığı sahne sadece bir evlilik krizinin çözülmesi değil; sınıflar, cinsiyetler ve insanlar arasında bir uzlaşı ve barış çağrısıdır. ​Mozart, insan kusurlarını (kıskançlık, şehvet, kibir) yargılamadan, onları muazzam bir empati ve müzikal estetikle ele alan harika bir sanatçı Bu yüzden Figaro’nun Düğünü, yazıldığı çağın çok ötesinde her dönem için ayna niteliğinde harika bir eser.
Figaro'nun DüğünüWolfgang Amadeus Mozart · Fihrist Kitap · 20244 okunma
ASIL NAMUSSUZ KİM?
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 17:33
Hiç düşündünüz mü: Bir kadın bedenini sattığında suçlu oluyorsa, onu buna mecbur bırakanlar neden masum sayılıyor? Ve bedenini satın alanlar neden yargılanmıyor? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Çok öfkeliyim… Duyguluyum, düşünceliyim… Okurken elimi ayağımı titreten, bu kadar da olmaz dediğim ama çok daha fazlalarının olduğunu bildiğim, beni inanılmaz etkileyen bir kitabı inceleyeceğim: Sıfır Noktasındaki Kadın Aylar önce Pınar Kür ’ün Asılacak Kadın kitabını okumuştum ve o kadar etkilenmiş o kadar etkilenmiştim ki bırakın inceleme yazmayı üzerine cümle bile kuramamıştım. Şimdi bir cesaret yine benzer bir kitabı okudum ve yine benzer duyguları hissettim. Ama bu sefer gücümü toplayıp üzerine bir şeyler yazmak ve içimdekileri dökmek istiyorum. Kitabın yazarı Mısırlı bir psikiyatristtir. Ülkesindeki Kanatır Cezaevinde kadınlarda nevroz hastalığıyla ilgili araştırma yapmaya başlamış ve Firdevs isimli bir idam mahkumu ilgisini çekmiş. Firdevs kendini savunmayan, hiçkimseyle görüşmeyen, devlet başkanına af dilekçesi yazmayı bile reddeden, adeta ölüme gururla yürüyen birisidir ve bu durum yazarımızın inanılmaz ilgisini çeker. Firdevs onun görüşme talebini defalarca reddetse de sonunda Seddavi ile görüşür ve anlattıklarını yani hayatını incelemesini yaptığım kitapta kendi ağzından okuruz… Evet arkadaşlar, bu kitabın içinde zerre kurgu yok. Okuduğumuz her şey tamamen yaşanmış; yüzbinlerce kadının geçmişte yaşadığı ve günümüzde bile benzerlerinin hâlâ yaşandığı bir hikaye… O yüzden bu kadar tesirli… Empati becerisi yüksek, kadın haklarına değer veren erkek okurlar da eminim çok etkileneceklerdir fakat bir kadın olarak ben tüylerim diken diken, yüreğim sıkışarak, iğrenerek, tiksinerek o iğrenç yaratıkların Firdevs’e dokunduğunu hissederek ve aklım almayarak okudum. Kadın olmak çok zor
Edebiyat
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma
Reklam
Reklam