Gevezelikleri ireyimi alıncaya kadar… Aha şimdi yarın bir gün köyün cami önüne partici deyyusların bir cipi gelir, bir cipi gider. Hepimize cennetten bal, pekmez sunar; köşk ne bilmeyiz, emme hepimize birer köşk vaadeder, biz de aval aval dinler ireylerimizi veririz. Ondan sonrası sen sağ ben selâmet… Yine çekilmez bir köy dirliği..
Çok mutsuzdum ve hayatımın kontrolü benim elimde değilmiş gibi hissediyordum. Her gün saatlerce çalışıyordum, sonra da zamanımın kalmamasını kendime bir şeyler ikram ederek telafi etmeye çalışıyordum.
O gün AFAD köpeklerle gelip tespit yapmaya koyuldu. Ve 15 dakika sonra bize, “Burada canlı yok,” dediler. Enkazın üstüne sprey boyayla bir işaret yazıp gittiler.
AFAD’ın bu tutumu beni ve enkaz başında bulunan herkesi şok etti. Şaşkındık. Ümitlerimize nokta koymuşlardı sanki. Yıkıldık. Madenciler işte burada yine bize umut oldu. “Merak etmeyin, onların söylediklerine katılmıyoruz. Yakınlarınızı ve sizleri asla yalnız bırakmayacağız. Umudunuzu kaybetmeyin, biz buradayız. Sizinleyiz.”
Korku ve hem kendine hem başkalarına dair şiddet korkusu, hareketsizlik tepkisini yeniden aktive eder, yayılmasına neden olur ve genellikle süresi belirsiz bir dondurulmuş dehşet biçimine sokar. İşte bu da travmanın kısır döngüsüdür.