2 Haziran 2026 Salı
Yine muhteşem bir dil. Acıklı bir hikaye. Maalesef dünya döndüğü sürece hepimiz bir engelli, bir düşkün adayıyız. Bir afet bizi birdenbire bu hale sokabilir. Nitekim bu hikayede de bir yangın sonrası perişan olan çocuklar var. Bazen bu insanların doğuştan itibaren böyle oldukları zannına kapılıyoruz. Hoş öyle olsalar da bu toplumun suçudur ya.
Bunu en çok Hatay–Adıyaman–Maraş depremlerinde yaşadık. Yardıma gittikleri insanları hor görenler oldu. Maalesef idrak gücümüz zayıf, yufka bir yüreğimiz olsa da. Üstelik toplum olarak empatiden yoksunuz.
Bu kitap; Hüseyin Rahmi’nin okuduğum en acıklı hikayesi idi. Nasıl böyle dokunaklı yazabilirim diye düşüne düşüne okudum!
Tayfun Sügür