Can verme gam-ı aşka ki aşk afet-i candır; Aşk afet-i can olduğu meşhur-i cihandır.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Edebiyat
azı durumlarda övgü yasaklanmıştır. Kötüleme ise gıybet ve başkasının aleyhinde bulunmaktır. Biz onun hükmünü daha önce belirtmiştik. Övmede altı âfet vardır. Dördü övende, ikisi övülendedir.
Sayfa 219·Kitabı okuyor
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Afet gibi iki yangın karşılaştı mı, Öfkelerini besleyip büyüten şeyi silip süpürüverirler.
Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Gülce
Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avucunda Derin yar adım çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgar yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurum kenarındayım Hızır Civan hazır Divan hazır Ferman hazır Kurban hazır Uçurumun kenarındayım Hızır Güzelliğin zulme çaldığı sınır Başım döner, beynim bulanır El etmez Gel etmez Gülce'm uzaktan dolanır Uçurumun kenarındayım Hızır Gülce bir davet Mecaz değil Maraz değil Gülce bir afet Peri değil Huri değil Gülce beyaz sihir Gülce ölümcül naz Buram buram zehir Yar yüzünde infaz
CELLADIN KİTABESİ
Kapandı kör gözlerim çevrilmeden geriye, Ismimi anma yolcu! Sanma boş yere öldüm.. Bin can alan canımı kolayca alsın diye Azraile göğsümü ben gere gere öldüm.. Ruhum çoktan ölüydü, ömrüm çoktan cehennem, Beni doğurdu öldü cellât doğuran annem, Ağlamadan kurudu gözlerimde kalan nem, Elim ekmek yerine değdi hançere.. öldüm. Boynumu vurmak için and içerdi ilâhlar, Ellerimden ürkerdi kullandığım silâhlar, Kemanımın telinde can verdi padişahlar, Dizlerim taç yiğite oldu cendere.. öldüm. Varlığım insanları her gün boğan bir âfet, Bir gün mâzime baktım: hatıram bir yığın et, Sultanımın emriyle yaptığım son cinayet Bir sırma saçlı kızı serdi yerlere.. öldüm. Taş yüreğim yansa da aman vermezdi asla Kıvranırken önümde mahkûmlar bir niyazla. Her ölenden azabım benim bir kere fazla. Bin can öldü elimde, ben binbir kere öldüm.. (Yedi Meş'ale, Ist., 1928, s. 68-69)
Sayfa 93
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir, yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir mahiyet alır. "
Alıntı