Puan vermedi·480 syf.··
2024 15. kitabı
Merhaba dostlar Hint yazar Arundhati Roy'un Booker ödüllü kitabını okumaya geçen ay başlamıştım, ancak bitirebildim. Hikâye, müslüman bir ailenin, üç kızdan sonra erkek olması için dualarla beklenen çocuğunun doğması ile başlıyor. Çocuk yani Afitab erkektir ama aynı zamanda da kızdır. Hemafrodit doğması anne için yıkım olur. Bir süre durumu gizler. Çocuğu erkek olarak yetiştirirler ama ruhu kızdır. Sonunda, biraz büyüdüğünde, kendisi gibi olan kişilerin yani Hicra'ların bir arada yaşadıkları bir evi keşfeder ve onlarla yaşamaya karar verir. Kitabın üçte birlik ilk bölümü Afitab'ın, yeni adıyla Encüm'ün hayatına odaklanmış. Daha sonra başkaları giriyor devreye. Farklı etnik köken ve kastlardan, farklı inanç ve eğitim düzeylerinden pek çok insan. Böylece roman, Hindistan denince aklımıza gelen o rengârenk karmaşa haline geliyor. Başlarda da ülkenin siyasi, sosyal ve ekonomik durumu arka planda verilmiş, fakat özellikle yarıdan sonra bu konular ön plana çıkıyor. Özellikle de Keşmir bölgesinde yaşanan kıyımlar, güvenlik güçleriyle halk arasında yaşananlar, derin devlet senaryoları ele alınıyor. Çok renkli, çok katmanlı bir roman. Karakterlerin ve olayların fazlalığı zaman zaman yorucu ve takip etmeyi zorlaştırıcı olabiliyor. Âdeta her satırı ve satır arası dolup taşıyor. Çeviri şahane bu arada. Yazarın bundan önce yazdığı Küçük Şeylerin Tanrısı da kitaplığımda okunmayı bekliyor. Sevgiyle kalın .
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017226 okunma
10/10
·71 syf.··
Beğendi
·
2023 55. kitabı
“Eylül Biraz” Üzerine derkenar "Eylül Biraz" Şair Serap Kadıoğlu'nun, ilk baskısını 2018 yılında yaptığı, ikinci baskısını 2021'de Profil Kitap aracılığıyla okurlarıyla buluşturduğu şiir kitabı. Yirmi bir şiirin yer aldığı kitap, yetmiş iki sayfa hacmindedir. Şiirler, üç başlık şeklinde tasniflenmiş. "Aslından Ağır Gölge, Göğü Çırpan, Gençliğe Selam" şeklinde. Şairin, şiir dilini görmemiz ve duyumsamamız açısından "Aslından Ağır Gölge" şiirinden bir bölüm paylaşmak istiyorum izninizle. "İçine ağlardı annem, gök yüzüne ağardı/ Babacığım sen yokken sokakta ne çok gülmedim/ Haberin var mı çocukken yüzünü unutmuştum/ Unutur çok özleyen hatırlayınca gönendim" (sayfa 15) Şiir kitabı kapağında yer alan, yarım ilkbahar yaprağı ile yarım sonbahar yaprağının yani gazel yaprağının iki ortadan birleştirilip dikilme görseli güzel bir enstantane oluşturmuş. Şiirlerin içeriğiyle birlikte sanki ilkbahar ile sonbahar arasında bir bağ kurulmaya çalışılmış gibi. İnsan ömrü gibi mevsimler de süreğen olarak her yıl yaşanmaktadır. İlkbaharda ki uyanış ne kadar kıymetli ise son baharda ki olgunlaşma, kemal hali de o nispette kıymetlidir. İlkbaharda tomurcuklarla başlayan hayat, yaz ile beraber büyür, güzle beraber olgunlaşır, bezme ulaşır. Çoğu insanın hayallerinde koskocaman bir gelincik tarlalarına dönüşüverir. Eylülün, güzün bütün güzel çağrışımların yanında burkucu bir özlem halinin de yaşandığı muhakkak. Başka bir ifadeyle yalnızlığa, hüzne ve kayıplara da kapı aralanmaktadır. Eylül ve güz, bir taraftan tabiata ve toprağa dönüşü de imler. İnsanın gelmiş geçmiş bütün ontolojik aldanmışlıklarını bir tarafa bırakıp tabiatın, dünyanın ve kendi iç sesini dinlemeye bir yöneliştir bu. İnsanın yaşadığı acılar, yaka gelip yaka gitmekte ve yüreklerdeki mihnet, çeke gelip çeke gitmektedir.
Eylül BirazSerap Kadıoğlu · Profil Yayınevi · 201846 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Afitab
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2021 00:39
Kitap okumak güzel şey. Kitaptan çok şey öğrenilir. Gerçek hayatta insanların hayatına çok fazla giremessiiniz ama her okuduğumuz kitapta birden fazla yaşama ortak olup adeta onların hayatını onlarla dışardan bir gözle yaşıyoruz. Kitabi bitirinceye kadar hatta okuduktan sonra da o kitabın karakterleri ile aynı havayı soluyup. Aynı yağmurun altında ıslanıp aynı güneşin altında ısınıp aynı yıldızların altında hayal kurabiliyorsunuz. Sizin kurduğunuz hayaliniz ile kitabın karakterlerinin kurduğu hayaller bir olmaya biliyor.Ama kurduğunuz hayal sizin oluyor ve bunu bozacak yok edecek kimse yok orada.sadece siz ve hayali karakterler. Fakat gerçek hayatta böyle mi hayal kurmaya görün. Hayalinizi sizi de yok ederler. Not AFİTAB
1000Kitap
İrade TerbiyesiJules Payot · Kapı Yayınları · 202038,4bin okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2021 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2021 22:01
Hindistan sinemasından güzel örnekler izlemiştim ancak Hindistan edebiyatından herhangi bir kitap okumamıştım bu romana kadar. Kitaptan önce yazarın oldukça etkileyici ve örnek bir dünya vatandaşı olduğunu belirtmek gerekir. Yazarın anlatımı, edebi dili oldukça iyi, akıcı sürükleyici ve okuru daima kitabın içinde tutuyor. Kurgunun çok iyi olmasına rağmen kitabın sonunda İkinci Matmazel Cibin'in annesinden gelen "mektup"ta anlatılan kesimin romanda olmamasını bir noksanlık olarak görüyorum. Romanda; cinsel seçiminden dolayı toplumdan dışlanan insanların hayata tutunma mücadelesi ile Hindistan'dan ayrılma mücadelesi veren Keşmir halkının hayatta kalma savaşı paralel olarak anlatılmış. Encüm (Afitab) karakteri ile bir erkek bedenine hapsolmuş kadın ruhunun duyguları, beklentileri ve düş kırıklıklarına rağmen hayatı ve insanları sevmesi çok güzel hikaye edilmiş. 3. cinsiyete bakışınızı ister istemez gözden geçireceksiniz. Müslüman halkın mücadelesi ise oldukça gerçekçi ve cesur bir yaklaşımla anlatılmış. Romanda Keşmir halkının komünist kesimi hakkında ise sadece bir mektup aracılığı ile kitabın sonunda bahsedilmiş. Bence romanın kurgusu için eleştirilecek bir noksanlık bu. Bu hareket de Müslüman halkın direnişine paralel olarak verilseydi daha objektif bir yaklaşım olurdu. "Mektup" ile anlaşıldığı üzere Komünist halk da direnişte oldukça aktif ve onlar da çok acılar çekmişler. Musa karakterinde özellikle yok edilmek istenen kötülüğe dönüşmeme mücadelesi işlenmiş. Tali karakterinde ise yalnız bir kadının kendine dünyada ve hayatta bir yer arayışı öykü edilmiş. Anlatımı, dili, kurgusu ve tanıdık gelecek toplumsal olayları ile keyifle okunacak bir roman. Keşmir yakın tarihi hakkında biraz bilgi vermek gerekirse; 1947 yılında İngiltere
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017226 okunma
Nahid Sırrı Örik ve Nadide Romanı: Sultan Hamid Düşerken
9/10
·263 syf.··
2020 136. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2020 10:02
" Nahid Sırrı, Balzac'ın 'Roman, büyük tarihsel figürlerin görülüşüne ancak ikinci derecede karakterler olarak katlanır' sözünün bilincindedir." Fethi Naci'nin 100 Soruda Türkiye'de Roman ve Toplumsal Değişme adlı eserinde geçen bu cümle beni yıllardır ertelediğim bu eseri okumaya heveslendirdi. Sonucunda ise beni ilk okumada kendisine hayran bırakan bir yazar ile tanışmış oldum. Yazar ve eseri hakkında okumalar yaptım. Heyecanım içime sığmadı. O yüzden biraz Nahit Sırrı'dan biraz da Abdülhamid Düşerken'den bahsetmek istedim. Kimdir Nahit Sırrı Örik ? Hukuk Mektebi hocası, Hasan Sırrı Bey'in oğlu olan Nahid Sırrı Örik, 1895'de İstanbul'da doğar. Beşiktaş'taki Âfitab-ı Maarif Rüşdiyesi'nde okur ve mezun olur. Sırayla bir İngiliz, bir Fransız Mektebine devam eder. Galatasaray Mekteb-i Sultani'sine girer. Ancak hiçbirini tamamlamaz. Bir müddet Mekteb-i Hukuk'un derslerine katılır ve burayı da yarım bırakır. I. Dünya Savaşı'nın ikinci yılında yurt dışına çıkarak Tiflis, Berlin, Paris, Viyana, Roma ve Kopenhag vd. Batı kentlerinde yaşayan Nahid Sırrı (1915), Cumhuriyet'in ilânından sonra 1928 yılında Türkiye'ye geri döner. Yurduna dönüşünden hemen sonra Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başlar. Ardından Ankara'ya yerleşir ve Millî Eğitim Bakanlığı'nda çevirmen olarak işe girer.1933 yılında Yaşar Nabi ile birlikte Varlık Dergisi'ni çıkarır. Babasının 1933'teki ölümünün ardından İstanbul'a döner. Ölümüne kadar çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmayı sürdüren Nahid Sırrı'nın Anadolu gezileri sırasında yazdığı makaleler de farklı dergi ve gazetelerde yayımlanır.18 Ocak 1960 tarihinde İstanbul'da ölür. Kitabî bilgiler bunu söylüyor. Benim Anladığım Nahid Sırrı Örik Kimdir? Zengin ve kültürlü bir ailede doğmuş; 4 yaşında iken anne ve
Abdülhamit DüşerkenNahid Sırrı Örik · Sander Yayınları · 1976628 okunma
7/10
·88 syf.··
2020 8. kitabı
Aziz Bey, Aziz bey, Aziz beeeyy... Gözlerimizin önünde yaşanan, çok bilindik tanıdığımız o eski topraklardan biri Aziz bey... Bence her okuyanın gözünün önüne tanıdığı birini getirir, hatta diğer kişilerle sayarsak birini değil birkaçını getirebilir. En başta Kürk Mantolu Madonna'yı anımsatsa da sonra değişiyor hikaye. Aziz Bey tanburunu her eline aldığında içinize doluyor hüznünün sesi. Bir yandan da hemen açıyorsunuz kulağınıza doluyor sesi... -SPOİ İÇERİR- Ben de Aziz Bey'e kızmadan edemedim,dönüp bir arkasına baksa olmaz mıydı,evden giderken ne vardı bu kadar umursamaz olacak. Sadece evden çıkışı da değil,eşine daha önce bakıp farketseydi onu. Peki kızdığı babasına benzemesi,hatta kızdığı huylarını bile aynı almış olması; "git gide anneme benziyorum afitab" dediği değil mi Sıla'nın? Kızdıkça farketmeden aynısı olur mu her insan? Peki yine gidenin ardından fark etmek değerini?Böyle olmak zorunda değil ama çabalamak insana ne kadar da zor geliyor?.. Biz sevdiklerimizin değerini "Geç buldum çabuk kaybettim hicran oldu hayat bana" demeden anlarız ona göre davranırız,yaşarız inşallah diyerek de bitiriyorum incelememi. Benim repertuarıma bu şarkıyı soktuğu için de teşekkürlerimi sunarım,müşerref oldum efendim. (Sanki karşınızda Aziz Bey varken böyle konuşmasanız size kızacakmış gibi)
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma