Haddini aşan şey, zıddına inkılap eder.
Puan vermedi·160 syf.··
2026 139. kitabı
Othello Bir çırpıda okunabilecek gözünüzün önünden film şeridi gibi akıp gidecek bir şaheser. Çeviri olduğu hâlde yazarın kelimelerle bağı öyle net belli oluyor ki kendi dilinde nasıl bir belagatı vardır tartışılmasa gerek Anlarsam Desdemona'nın atmaca gibi vefasız oldugunu, Onu bana bağlayan köstek yüregimin tellerinden de yapılmış olsa, onu çözer rüzgara salıveririm (s. 75) Desdemona'nın o kar beyaz namusunu katran kuyusuna çeviririm. Desdemona'nın yufka yüreğinden öyle bir ağ öreceğim ki, teker teker yakalanacak hepsi. (s. 57) Ölümüne sebep olan sevgilisine ölürken dahi sevgisini haykıran Desdemona ile aşkı tadacaksınız. Kahramanımız Othello'da Yazarın da dediği gibi kuşku uyandıran bir düşüncenin her ne kadar tatsız gelmese de zamanla insanı nasıl zehirleyebileceğine ve kıskançlığın insanı nasıl bir felakete sürükleyebileceğine şahit olacaksınız. "Önce akıllı uslu bir adamken, bir dakika sonra sersemin biri, çok geçme­ den de hayvanın teki olayım! Ne garip! İçki dolu her ka­deh lanetlidir, içindeki de şeytan." diyen Cassio ile içkinin şeytanın oyunlarına nasıl alet olabileceğini göreceksiniz. Yalan, iftira, para ve makam hırsı ve aklınıza gelebilecek her türlü nefsani arzuya yenilmiş İago ile insan nefsini dizginleyemeyen insanın ne kadar kötü şeyler yapabileceğine tanık olurken "Kötülüğün asıl yüzünü açıkça görebilmek için kötülük etmek gerekir." diyen kötü kahramanımız İago'nun yaptığı kötü planları aslında kendi gibi kötü düşünmeyenlerin de farkedemeyeceğini anlayacaksınız. Azı karar, çoğu zarar derler eskiler. İyi görünen şeylerin de fazlası zarar olabilir. Kıskançlık gereklidir, fazlası felaket olur.
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 13:30
“En Hakiki Mürşit” (2021, Doğan Kitap), Cem Say’ın popüler bilim kitaplarından biridir. Kitabın başlığı, Mustafa Kemal Atatürk’ün ünlü sözü “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir”den esinlenir ve bilimi gerçeğe ulaşmanın en güvenilir rehberi olarak konumlandırır. Yazar Hakkında Cem Say, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesidir. Teorik bilgisayar bilimi, kuantum hesaplama ve yapay zekâ (özellikle nitel uslamlama ve Türkçe doğal dil işleme) alanlarında uzmanlaşmıştır. Daha önce “50 Soruda Yapay Zekâ” ve “Yeni Dünya, Yeni Ağ” gibi popüler bilim kitapları yazmıştır. Kitapları, karmaşık konuları akıcı, anlaşılır ve iyimser bir üslupla aktarmasıyla bilinir. Kitap, bilimin ne olduğu, nasıl yapıldığı, ne işe yaradığı, neden özgür olması gerektiği ve bilim karşıtlığının sonuçları gibi temel soruları ele alır. Cem Say, bilimi sadece laboratuvarlarda yapılan bir faaliyet olarak değil, evreni anlama, ilerleme sağlama ve daha iyi bir gelecek kurma yöntemi olarak anlatır. Ana temalar: Bilim nedir ve nasıl ilerler? Bilimsel yöntemin temelleri, hipotez-test döngüsü, deney ve gözlem. Bilim tarihi ve aydınlanma: Aydınlanma dönemi örnekleri üzerinden bilimin toplumsal dönüşümlere katkısı. Bilimin gücü ve sınırları: Işık hızı, zaman yolculuğu gibi fizik örnekleriyle gerçekçi iyimserlik (geriye değil ileriye gidebiliriz). Bilim karşıtlığı ve sonuçları: Yalanın, dogmanın ve ideolojilerin eleştirisi; bilim inkârının insanlığa maliyeti. Gelecek vizyonu: Yoksulluğun yenilmesi, sürdürülebilirlik, eşitlik ve merakın önemi. Kitap, “böyle gelmiş böyle gider” anlayışına karşı bilimsel düşünceyi savunur. Kitap 216 sayfadır ve “sözelciler” dahil geniş bir kitleye hitap eder. Hikâyelerle, tarihi anekdotlarla ve kişisel deneyimlerle zenginleştirilmiştir. Sekiz bölümden
En Hakiki MürşitCem Say · Doğan Kitap · 202188 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İlk inceleme benden
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
ORTAÇAĞ'DA KADIN EILEEN POWER Orta çağ tarihçisi Eillen Power Ortaçağ tarihini siyasi olaylardan, krallardan, savaş meydanlarından uzaklaştırıp gündelik hayatı, üretimi, emeği ve bilhassa kadın deneyimini merkeze yerleştirerek konu eder. Ortaçağ toplumunu durağan bir yapı değil, hareketli ve çok katmanlı bir dünya olarak ele alır. Bilhassa kadınları ekonomik ve toplumsal yaşamın etkin öznesi olarak konumlandırır. Ortaçağ kadınları sessiz, görünmez ve pasif miydi? Manastırlardan çarşılara, saray çevresinden ev içine kadar uzanan geniş bir perspektifte kadınları aile içinde toplum ve ekonomik düzenin oluşumundaki oynadıkları rolle ele alır. Belgeler edebi eserler arşiv kayıtlarından yararlanarak oluşturduğu kitaptan Ortaçağ kadınlarının çalışma hayatını, eğitim haklarını,inanç dünyasını ve toplumsal statülerini gözler önüne serer. Kadın tarihini romantize etmez. Tarihin tam merkezini alarak yeniden kurgular. Hadi bakalım neler anlatmış biraz göz atalım: ✓Kadının yeri, kimi zaman bir ülkenin ya da bir dönemin medeniyet düzeyini ölçmek için kullanılan bir sınav olarak değerlendirilir. Ancak bu sınavın Ortaçağ'da uygulanması hayli zordur. Çünkü herhangi bir dönemde kadının konumunu belirlemek başlı başına meşakkatli bir iştir. Kadının yeri, teoride başka; hukuki ve toplumsal statü bakımından başka; gündelik yaşam pratikleri açısından ise bambaşka biçimler alır. ✓İşçi halk, tarlalar ve tezgahlarda çalışan kadınları görmeye, onlarla arkadaşlık etmeye alışkındı. Yine de pazar günleri kiliseye gidiyor, vaizlerin, kadının cehennemin kapısı olduğunu ve Meryem'in cennetin kraliçesi olduğunu tek nefeste ilan edişini dinliyorlardı. Bayram günlerinde ya da pazar ve panayır gezmelerinde jonglörlerin etrafında toplanıyorlar, kadınların aşağılandığı fabliaux'lara
Tarih
Ortaçağ’da KadınEileen Power · Liberus Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 57. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 02:08
Çoğu zaman tarih öncesi dünyayı düşündüğümüzde aklımıza dev sürüngenler, büyük avcılar ve kaybolmuş hayvanlar gelir. Oysa onların hikayesini mümkün kılan asıl güç, sessizce büyüyen bitkilerdi. Riley Black’in bu kitabı, yaşam tarihine alışılmışın dışında bir yerden bakmayı sağlıyor. Kitapta yalnızca bitkilerin evrimsel yolculuğunu değil, onların hayvanlarla kurduğu karmaşık ve karşılıklı ilişkiyi de takip ediyor. Bir türün varlığının diğerinin yaşamını nasıl etkilediğini görmek, doğaya bakış açısını derinleştiriyor. Aslında yaşam, birbirine bağlı sayısız halkadan oluşan dev bir ağ gibi işliyor. Bir tohumun filizlenmesi, bir böceğin beslenmesi, bir kuşun yuva kurması ya da bir memelinin hayatta kalması aynı büyük döngünün parçaları. Bu nedenle doğadaki hiçbir canlı tek başına anlam kazanmaz; her biri diğerinin hikayesine dokunur. Yazar, milyonlarca yıllık geçmişi yalnızca fosiller üzerinden anlatmıyor; aynı zamanda gezegenin nasıl adım adım yaşanabilir bir yere dönüştüğünü de gösteriyor. Okudukça anlıyoruz ki bir ormanın oluşumu, bir türün ortaya çıkışı ya da bir ekosistemin değişimi birbirinden bağımsız olaylar değil. Her canlı, görünmez bağlarla diğerinin yaşamına dokunuyor. Kitabın en güçlü tarafı, bitkileri bilimsel bir nesne olmaktan çıkarıp yaşamın kurucu unsurları olarak sunması. Sayfalar ilerledikçe, bugün sıradan gördüğümüz ağaçların ve otların ardında ne kadar büyük bir evrimsel miras bulunduğunu fark ediyorsunuz. Bu eser, yalnızca geçmişe dair bilgiler vermiyor; aynı zamanda insanın doğadaki yerini yeniden düşünmesine de neden oluyor. Kitabı bitirdiğimde çevremdeki canlılara bakışımın değiştiğini hissettim. Çünkü yaşamın hikâyesi, tek bir türün değil, birbirine bağlı sayısız canlının ortak hikayesi. Benim severek ilgiyle okuduğum bir eser oldu, doğayı
Dünya YeşilkenRiley Black · İrene Kitap · 20263 okunma
Ters köşelerden bir demet
9/10
·312 syf.··
2026 12. kitabı
Son 70 sayfayı ağzım açık şekilde ve kısa bir zaman diliminde okuduğumu belirtmek isterim. Yürürken birden koşmaya başlamak gibi bir şeydi. İnsan sırlarla örülü bir ağ imiş..
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,2bin okunma
güneş açınca işler düzelmiyor, bazen gece daha dürüst!
10/10
·312 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 02:19
Kitap bölüm bölüm anne ve babası ile dört kardeş arasında,diğer bölüm ise geçmişte geçiyor,yani geçmiş ve gelecek arası bir ağ örüyoruz Halide’nin ağzından belkide ruh demeliyim gerçi anlatıcıların çoğuda ruh. Halide #305367326 evin en büyük kızı cihangir,zeliha ve Nihal Nihalin doğumuyla bablarının evden kaçması bir oluyor nihal’de babasının kopyası,annesi baba gidince ilaçlarla ayakta kalıyor böylelikle evin büyük kızı nihali büyütüyor “annem var ama yok”dese yeridir İlerleyen zamanda Konağın satışı için bir araya gelen Cihangir Zeliha ve Nihan beklenmedik aksilikler sayesinde geçmişlerine inerler herkes kendince haklıdır,(konuşarak çözülmeyecek sorun yoktur derdim ama bilmezdim bulutlar gidince güneş kendini göstermezmiş bazı sırlar açıklanamazmış) Can feda konağı yıllar önce bir aşka şahit oldu (namı değer uğursuz konağı) Handan ve derviş Ali adında aşıkları vardı evlendiler ülke ayaklanınca Handan’ın babası fırsat varken derviş ali’yi sahte şahitlerle idam ipine gönderdi para çok olunca kimin haklı olduğu önemli oluyor,bebeğinin haberini alamadan ölen derviş Ali ve çizdiği Handan tablasu yıllarca bilenlerin aklında kaldı bilmeyenler (nihal cihangir zeliha ve daha fazla) konağın Nadide parçası olan tabloyu zonaro Abdülhamid zamanında yaşayıp saray resamcısı olarak devam etti İstanbul aşığı #305366928 . Osmanlı tarihine kendisine sevgisini her fırsatta dile getirmiştir) çizdi diye bilirlerken az da olsa tarihi merak ederler. Son olarak halide annesinden çok çekti okurken Mücellayı Nazan Bekiroğlu okur gibi hissetim mutlu olmaya en çok onun ve derviş Ali nin hakkı vardı oda olmadı Araf’ta kalan iki ruhun bir birini kurtarma çabası “Görünmeyen hayatlar her çerçeve ayrı bir manzara” Uzun süredir biyografi olupta
1000Kitap
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma