"I am no bird; and no net ensnares me: I am a free human being with an independent will."
"Ben kuş değilim ve hiçbir ağ beni tuzağa düşüremez: Ben bağımsız bir iradeye sahip özgür bir insanım."
acı hatıralar yağar göklerden
zehirle yoğrulur gül geceleri.
zamanın düğümü kopar bir yerden
nereye koydunsa bul geceleri.
yıldızlar kalp elmas, ay sahte gümüş
çürümüş çürümüş, hepsi çürümüş…
bir hayal, bir kabul, bir uyku, bir düş
sev sevebilirsen gel geceleri
başı karlı yaylalara çıkarım
ardıç dallardan ateş yakarım
otuz yıl geriye döner bakarım
kuşatır çevremi çöl geceleri
toprak döşeğimdir, gökyüzü yorgan
yanar ta içimde dağ, bayır, orman
yeter! tahammülüm kalmadı ey can
al götür üstümden, al geceleri
bulut ol, engine ağ ikram eyle
yağmur ol, bağrıma yağ ikram eyle
gel bir gün güneş ol, doğ ikram eyle
sil gitsin ufkumdan, sil geceleri.
Her şey aydınlık, her şey rahattır. Yalnız hepsinin yüzünde garip bir can sıkıntısı ifadesi vardır. Elle tutulamayacak kadar ince, asla yırtılmayacak kadar sağlam bir ağ halinde onları saran bu can sıkıntısı, biraz dikkat edince, kahkahalarda boş bir çınlama, gözlerde soğuk bir alakasızlık halinde kendini gösterir.
Ekin çok ağladı, bana çok güvendiğini ve nasıl bu gü veni boşa çıkarabildiğimi söyledi.
Oreo bebekliğinden beri onunla berabermiş ve ben onun en yakın dostunu kaybetmişim. Öldüğünü öğrenseydi daha kötü hissedeceğini bildiğimden sustum ve benden nefret etmesine izin verdim.
Sonra da bir daha onu görmedim..
İki gün önce taktığı mor taşlı tokalarını o gün de takmıştı ve ağ-layıp kendini harap ederken tokalardan birini arka bahçede düşürmüştü. Mor taşlı tokasını o gittikten sonra Oreo'nun arka bahçedeki mezarına gömdüm. Belki bir gün tekrar karşılaşırlardı.
Annesine eskiden olduğu gibi, aynı ses tonuyla, bildik ayak seslerine uyanacağını ümit ederek iyi akşamlar demiş, ama uzaktaki bir arabanın homurtusu dışında kendisine cevap veren olmamıştı. Saçma, diye düşündü, belki de gülünç bir tesadüftü. Ama yine de, yatağa girmeye hazırlanırken içinde acı bir izlenim, adeta eski sevginin azalmış olduğuna, ikisi arasında zaman ve uzaklığın yavaş yavaş ayırıcı bir ağ ördüğüne ilişkin bir duygu vardı…