Hafiflik tinine ihanet etmemek gerekir. Ondan uzaklaşırsanız hiç değişmeyen düşünce duygusu sabit bir gözaltı duygusu olur. Yine koruma işlevini sürdürür belki, ama ağırlık da yapar ''hafifçe'' kendimizi bıraktığımız çekimden daha fazla ağırlık yapamazdı. Ve biraz daha düşsek nereye düşecektik? Ya korkunç bir biçimde, suçlu olarak ağırlık yapabilseydik? Bu soru zaten bizi düşüşle cevabın içine atabilecek bir yük değil mi?
Kişi, yaşamı boyu, bir yerde takılı kalıp, yolda olduğunu sanabiliyor; ya da, ters taraftan, sürekli yürüdüğü hâlde, bir yerde durduğunu.. Öyleyse önemli olan, bir yerde bulunmak değil, bulunduğu yerin bilincinde olmaktır; aynı şekilde yolda olmak değil, yürüdüğü yolun bilincinde olmak..
Yer de, yön de, yol da,
bilinçtir.