• Kayda değer bir tarih daha: 16 Kasım 2013, günlerden cumartesi.
    Diyarbakır'da "Megri Megri" / "Ağlama Ağlama" adlı türkü çalınıyor. Söyleyen İbrahim Tatlıses ve Şivan Perver. Erdoğan ile parti içinde ve ülke yönetimindeki ağırlıklığı o dönemlerde gerçek anlamda fazla olan Bülent Arınç ikilisi izleyenler arasında; hem izlediler hem duygulandılar. İlk kez orada "Kürdistan" diyen Erdoğan, "Dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını göreceğiz" diye konuştu.
  • Türküler, türkülerimiz...Halk edebiyatının en geniş en zengin alanında, bir kısmı anonim olan o ince ezgiler. Her biri Anadolu'nun bağrından çıkmış, kimi zaman acı, elem, kimi zaman sevinç, kimi zaman bir haykırışa dönüşen, kuşaktan kuşağa dillenen, halk şiiriyle bütünleşen türkülerimiz, özümüz, benliğimiz... Doğa türküleri, çocuk türküleri, aşk türküleri, kahramanlık ve asker türküleri ve daha nicesi...
    Zaman zaman dinliyoruz belki de türkülerimizi fakat hikayelerini bilmeden notaya dönüşen ezgileri kalıyor zihnimizde. Bu bağlamda hikayesini de paylaşmak isterim çok sevdiğim Suzan Suzi türküsünün.
    ~Emire Nişli~ http://melisababy.blogspot.com.tr/...usu-ve-hikayesi.html
    ~ ~ ~ ~
    Diyarbakır'ın güneybatısında, Dicle Nehri kenarında, Kırklardağı vardır. Bu Kırklardağı'nın arkasında Kırklar Ziyareti vardır. Çocuğu olmayanlar, buraya gelip dilek dilerler.
    Bir Süryani zengin ailenin de hiç çocukları olmuyormuş. Kadın, Kırklar Ziyareti'ne gelip dilek dilemiş, adak adamış. Bir kızı doğmuş. Adını Suzi (Suzan) koymuşlar. Her yıl doğum gününde, annesi onu süsler, giydirir ve Kırklar'a götürerek, bir kurban kestirirmiş. Suzan böylesine bin nazlarla büyüyüp, güzel bir genç kız olmuş. Müslüman komşularının oğlu Adil'le, birbirlerine aşık olmuşlar. Yine bir doğum yıl dönümünde, annesi Suzi'yi, hizmetçilerle beraber kurbanını kesmek üzere, Kırklar Ziyareti'ne göndermiş. Arkalarından habersizce Adil de gelmiş. Hizmetçilerin kurban kesme telaşından yararlanan Suzi, Adil'le beraber, dağın arkasına dolanmışlar ve orada sevişmişler. Kırklar Ziyareti, bu beraberliği bağışlamamış ve ziyaret Suzi'yi çarpmış. Kız On Gözlü Köprü'nün orada, Dicle'de boğularak ölmüş. Suzi'nin ölümünden sonra, Adil de aklını yitirmiş.
    ( Celal Sevimli - Diyarbakır )

    Kırklardağı'nın düzü
    Karanlık bastı bizi
    Kör olasan Suzan Suzi
    Ziyaret çarptı bizi
    Kör olasan Suzan Suzi
    Evliya çarptı bizi.
    Köprü altı kapkara
    Suzan gel beni ara
    Köprü altı kapkara
    Ana gel beni ara
    Saçlarıma kumlar doldu
    Tarak getir de tara.
    Gazi köşkü serindir
    Dicle nehri derindir
    Ağlama sen garip anam
    Kadir mevlam kerimdir

    https://www.youtube.com/watch?v=Pw4dpbDsUZE
    Merve Kayacan yorumu ile...
  • https://youtu.be/q42JDbAlyd8

    Üzülme sen üzülme başını öne eğme
    Gün olur kavuşuruz dert etme Diyarbakır
    Aglama sen ağlama kanlı bezler bağlama
    Bu yangın söner birgün ağlama Diyarbakır
  • Diyarbakır ortasında vurulmuş uzanırım
    Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım
    Bu dağlarda gençliğim cayı cayır yanarken
    Ay vurur gözyaşına ben gecede kalırım...

    Üzülme sen üzülme başını öne eğme
    Gün olur kavuşuruz dert etme Diyarbakır
    Ağlama sen ağlama kanlı bezler bağlama
    Bu yangın söner bir gün ağlama Diyarbakır.

    Diyarbakır yolunda toz olmuş dağılırım
    Bu hırçın depremlerle sarsılırım kanarım
    Arkadaşların yüzü ağır ağır solarken
    Gün doğar yaylalarda kahrımdan utanırım

    Ey fırtınalı bayır ey mazlum Diyarbakır
    Dağlarında kızıl ateş alnında kızıl bakır
    Çiğdemler solar gibi anneler yanar gibi
    Dizlerine döküldüm ağlama Diyarbakır !
  • diyarbakır ortasında vurulmuş uzanırım
    ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım
    bu dağlarda gençliğim cayır cayır yanarken
    ay vurur gözyaşıma ben gecede kalırım.

    üzülme sen, üzülme başını öne eğme
    gün olur kavuşuruz, dert etme diyarbakır
    ağlama sen ağlama kanlı bezler bağlama
    bu yangın söner bir gün, ağlama diyarbakır.

    diyarbakır yolunda toz olmuş dağılırım
    bu hırçın depremlerle sarsılırım kanarım
    arkadaşların yüzü ağır ağır solarken
    gün doğar yaylalara, kahrımdan utanırım.

    ey fırtınalı bayır, ey mazlum diyarbakır
    dağlarında kızıl ateş, alnımda kızıl bakır
    çiğdemler solar gibi, anneler yanar gibi
    dizlerine döküldüm, ağlama diyarbakır.

    Ahmet KAYA