• Kayda değer bir tarih daha: 16 Kasım 2013, günlerden cumartesi.
    Diyarbakır'da "Megri Megri" / "Ağlama Ağlama" adlı türkü çalınıyor. Söyleyen İbrahim Tatlıses ve Şivan Perver. Erdoğan ile parti içinde ve ülke yönetimindeki ağırlıklığı o dönemlerde gerçek anlamda fazla olan Bülent Arınç ikilisi izleyenler arasında; hem izlediler hem duygulandılar. İlk kez orada "Kürdistan" diyen Erdoğan, "Dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını göreceğiz" diye konuştu.
  • Bilûra min a sêrîn
    Tu di sariya sibehê
    Û hingûra êvarê de
    Hevale behevalan,
    Destbrayê sivan û dilketiyan î.
    Dengê te hestirên dilên xemgîran,
    Silava ji hev-veqetiyan,
    Girîn û zarîna dilketiyan
    Tîne bîra min
    Bilura min,tu i,
    Xemrevîna têrkeserên dinyayê!

    Dengê bilûra min,
    Çiya û zozanên bilind,
    Kaniyên bi gul û rîhan dor girtî
    Guhê sikeft û serê zinaran
    Guhdarên te!
    Û sura bayê xerbî,
    Te di naw pelê darê de digerînê.

    Bilûra min,were em ê
    Bi wî çiyayê bilind re
    Bi hewa kevin,
    Û bibin cîranê bayên xurt
    Û hevalê kim tên wan
    Yên bi mij û dûman,
    Û tê de dengê xwe berdin,
    Û zarîna dengê me
    Bikeve nav kortal û geliyan
    Û bêcaniya erdên jêrîn
    Bihejîne;
    Û pêlên ava heftrengê xemzebaz
    Nalîna me bigehîne
    Desta sir ûç û diyarbekirê;
    Û kalîna berxan,
    Tev sehîna hespan
    Li me vegerînin.

    Bilûra min,binêre û bibihîse!
    Roj çû ava,
    Stêra êvarê bû ges,
    Kolosên çiyan ên gewr
    Û hewraniyên wan ên sor û zêrîn
    Bûne çûn;
    Û pêlên nava sevên res
    Ketine dest û newalan,
    Heta rûyê gir û kepezan.
    Di qeraca de
    Kevir piyê sevgera dixapînin
    Û bêdengiya sevê de
    Pêjna lingên mêrxasan tên

    Bilûra min,
    Dengê xwe berda Dinya yê
    mîna zarokekî bersîr,
    Ket dergûsa xwe;
    Dengê xwe berde,bilûra min,
    Û jê re bilorîne,
    Xema wê birevîne,
    Bilûra min tu î.

    Xemrevîna terkeserên dinyayê;
    Û li rojhelatî
    Dema ko dinya hisyar dibe
    Ji xew radibe
    Ji me re
    Strana azadî û serbestiya
    Kurdistanê
    Binehwirîne
    Û dengê wê stranê, bila,
    Mîna tîrêjên rojê yên pak û zêrîn
    Bikeve nav dil û guhên me.
    Bilûra min
    Tu î xemrevîna dilketîyên welêt.

    TÜRKÇE

    Benim şirin kavalım
    Sabahın seherinde
    Ve gün batımında
    Dostsuzların dostu
    Çoban ve aşıkların yoldaşı
    Sesin dertlilerin gözyaşını
    Ayrılığın selamını
    Aşıkların ağlama ve hıçkırıklarını
    Bana hatırlatıyor.
    Kavalım sensin,
    Yalnızların gam ve kederi!

    Kavalımın sesi,
    Dağ ve yüksek yaylalar
    Çiçek ve fesleğenle çevrili pınarlar
    Derin mağaralar ve yüksek tepeler
    Senin dinleyicilerin!
    Ve batı rüzgarlarının esintisi
    Dolaştırıyor seni yaprakların arasında.

    Kavalım gel
    Biz o doruklara yükselelim
    Komşu olalım güçlü rüzgarlara
    Ve onların uğultusunun dostu
    Sisli ve dumanlı olanların.
    Ve içinden haykıralım
    Ve sesimizin ağıtı
    Vadi ve derelere yayılsın
    Ve aşağılardaki cansız toprakları
    Sallasın;
    Ve ışıldayan yedi renkli suyun dalgaları
    İniltimizi duyursun
    Diyarbakır ve Suruç ovasına
    Ve yiğit Beraz diyarına
    Ve kuzu sesleri
    Tay kişneneleriyle
    Bize karşılık versin

    Kavalım bak ve duy!
    Gün battı,
    Gece yıldızı parıldadı,
    Boz dağların tümsekleri
    Ve kızıl ve altın pelerinleri
    Kıpkızıl
    Ve gece sularının karanlık dalgaları
    Ova ve vadilere
    Kayalık ve tepelere kadar
    Taşlık arazilerde
    Taşlar gecenin yiğitlerini aldatıyor
    Ve gecenin sessizliğinde
    Yiğitlerin ayak sesleri duyuluyor.

    Kavalım,
    Haykır sesini!
    Dünya, kundaktaki bebek gibi
    Düştü beşiğine
    Sesini haykır, kavalım,
    Ve dünyaya ninniler söyle,
    Kederine son ver!
    Kavalım sensin.

    Yalnızların dert ortağı
    Ve Doğu'da
    Dünya aydınlandığı
    Uykudan uyandığı vakit
    Bize,
    Serbestlik ve özgürlük şarkısını
    Kürdistan'a
    Mırıldan
    Ve o şarkının sesi, öyle,
    Güneşin en temiz ve parlak ve altın ışınları gibi
    Yüreğimizde ve kulağımızda yankılansın
    Kavalım,
    Sensin, vatan âşıklarının hüznünü dağıtan.
    Mehmed Uzun
    Sayfa 32 - İthaki Yayınları
  • Ahmet Kaya’nın şairleri
    Attila İlhan'dan Hasan Hüseyin Korkmazgil'e, Can Yücel'den Nevzat Çelik'e Ahmet Kaya'nın şiirlerini bestelediği şairleri yeniden hatırlayalım.
    Mithat Fabian SÖZMEN
    Ahmet Kaya, 17 yıl önce bugün yalnızca 43 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Paris’teki sürgün hayatı sırasında hayata gözlerini yuman Ahmet Kaya, ardında büyük bir boşluk ve önemli bir miras bıraktı. Bu miras, Türk şiirinin unutulmaz eserlerini de içeriyor.
    1985’te ilk albümü ‘Ağlama Bebeğim’le adını duyuran Ahmet Kaya’nın yükselişi, 80’lerin ikinci yarısında 12 Eylül karanlığını yırtan emekçi hareketliliğiyle aynı döneme denk gelmişti. Bu dönemde ‘Acılara Tutunmak’, ‘An Gelir’, ’Şafak Türküsü’, ‘Yorgun Demokrat’, ‘Başkaldırıyorum’ gibi ardı ardına çıkardığı albümlerle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan
    Ahmet Kaya’nın siyasi içeriği belirgin şarkılarında öne çıkan yanlardan biri usta şairlerin eserlerinden yararlanıyor olmasıydı.
    Gerçekten de Ahmet Kaya’nın şarkılarını dinleyen biri kendini bir anda Attila İlhan, Ahmed Arif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Can Yücel, Enver Gökçe, Ülkü Tamer, Nevzat Çelik, Orhan Kotan gibi isimlerle tanışmış olarak bulabilirdi.
    YUSUF HAYALOĞLU
    Kuşkusuz, 1986’da evlendiği Gülten Hayaloğlu’nun ağabeyi olan Yusuf Hayaloğlu ile 1987’deki İyimser Bir Gül albümüyle birlikte başlayan birlikteliğini başka bir yere koymak lazım. Kaya’nın Hayaloğlu ile çalışmaları, bu tarihten sonra onlarca şarkıya dönüştü ve Hayaloğlu’yu Ahmet Kaya’nın bir numaralı şairi yaptı. Hani Benim Gençliğim, Yorgun Demokrat, Yüreğim Kanıyor, Başkaldırıyorum, Adı Bahtiyar, İyimser Bir Gül, Başım Belada, Dokunma Yanarsın, Biz Üç Kişiydik, Beni Vur, Giderim, Nereden Bileceksiniz gibi Ahmet Kaya’nın en popüler şarkıları Yusuf Hayaloğlu’nun imzasını taşıyordu.
    Gelin Ahmet Kaya’nın diskografisinde bir gezintiye çıkalım ve eserlerini, şairleri ve şarkı sözü yazarlarıyla birlikte yeniden hatırlayalım.
    AHMED ARİF
    Ağlama Bebeğim(1985): Suskun, Maviye Çalar Gözlerin, Hasretinden Prangalar Eskittim.
    Başım Belada(1991): Oy Havar
    ALİ ÇINAR
    Sevgi Duvarı(1990): Kendine İyi Bak, Hep Sonradan
    Tedirgin (1993): Tedirgin, Layla, Elektro Şok, Sevemezsin, Yazamadım
    ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER
    Yorgun Demokrat(1987): Alnında Dağ Ateşi
    ARİF DAMAR
    Ağlama Bebeğim(1985): Bırak Beni
    AŞIK MAHZUNİ ŞERİF
    Yıldızlar ve Yakamoz (1986): Ben Beni
    ATAOL BEHRAMOĞLU
    Acılara Tutunmak (1985): Bu Dert Beni Adam Eder
    ATTİLA İLHAN
    An Gelir (1986): An Gelir, Lili Marlen Türküsü, Sen İnsansın
    Yorgun Demokrat(1987): Tut Ki Gecedir
    Başkaldırıyorum(1988): Acı Ninni, Haçan Ölesim Gelir
    Başım Belada(1991): Hiçbir Şeyimsin, Yangın Gecesi
    Dokunma Yanarsın(1992): Böyle Bir Sevmek, Rinna Rinnan Nay
    Tedirgin (1993): Mahur, Grev, Ah!
    Şarkılarım Dağlara (1994): Cinayet Saati
    AYŞE HÜLYA ÖZZÜMRÜT
    Dokunma Yanarsın(1992): Merhaba
    CAN YÜCEL
    Sevgi Duvarı(1990): Sevgi Duvarı
    ENVER GÖKÇE
    Acılara Tutunmak (1985): Yusuf Yusuf, Gayrı Gider Oldum
    Şafak Türküsü (1986): Kore Dağları
    Yorgun Demokrat(1987): Katlime Ferman
    ERSİN ERGÜN
    Başkaldırıyorum (1988): Beni Tarihle Yargıla
    FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
    Resitaller 2 (1990): Hey Göklere(Deli Kuşun Öttüğü)
    GÜLTEN KAYA HAYALOĞLU
    Şarkılarım Dağlara (1993): Ağladıkça
    Yıldızlar ve Yakamoz (1996): Turuncu Gemi
    Dosta Düşmana Karşı (1997): Korkarım, Ay Gidiyor
    Hoşçakalın Gözüm (2001): Al Öfkemi
    HALİM ŞEFİK GÜZELSON
    Yorgun Demokrat(1987): Kılıç Balığının Öyküsü
    HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL
    Acılara Tutunmak (1985): Amenna, Öyle Bir Yerdeyim Ki, Acılara Tutunmak, Kadınlar, Güzel Günler, Ortadoğu
    An Gelir (1986): Halay Havası
    Şafak Türküsü (1986): Haramiler
    Sevgi Duvarı(1990): Şiddet
    KARACAOĞLAN
    Ağlama Bebeğim (1985): Şahin Gibi
    MEHMET AKİF ERSOY
    Ağlama Bebeğm(1985): Uğurlar Ola
    NÂZIM HİKMET
    Ağlama Bebeğm(1985): Aynı Daldaydık
    An Gelir (1986): Şeyh Bedreddin
    NEVZAT ÇELİK
    An Gelir (1986): Neyleyim
    Şafak Türküsü (1986): Şafak Türküsü, Tutuşur Dizelerim, Geleceğim, Zeytin Karası
    NİHAT BEHRAM
    Başkaldırıyorum(1988): Denizin Ardı Özgürlük
    Sevgi Duvarı(1990): Doruklara Sevdalandım
    ORHAN KOTAN
    Şarkılarım Dağlara (1993): Gururla Bakıyorum Dünyaya
    Dosta Düşmana Karşı (1997): Dosta Düşmana Karşı
    (Ölümünden sonra 2006’da yayınlanan Gözlerim Bin Yaşında albümünün tamamı Orhan Kotan’ın şiirlerinden oluşur.)
    ORHAN VELİ
    Acılara Tutunmak (1985): Macera
    RIZA TEVFİK BÖLÜKBAŞI
    Başkaldırıyorum(1988): Uçun Kuşlar Uçun
    SABAHATTİN ALİ
    Ağlama Bebeğim (1985): Kara Yazı, Geçmiyor Günler, Kız Kaçıran
    SEDA AKAY
    Tedirgin(1993): Yalancı Ayrılık
    SÜHA TUĞTEPE
    Dokunma Yanarsın(1992): Kenar Mahalleli
    ÜLKÜ TAMER
    An Gelir (1986): Üşür Ölüm Bile
    Başkaldırıyorum(1988): Gül Dikeni
    YILMAZ ODABAŞI
    Hoşçakalın Dostlarım (2001): Yakarım Geceleri, Diyarbakır Hasreti
    ZEYNEP TALU
    https://www.evrensel.net/...met-kayanin-sairleri

    /100Kitap Oku'dan Alıntı
  • Türküler, türkülerimiz...Halk edebiyatının en geniş en zengin alanında, bir kısmı anonim olan o ince ezgiler. Her biri Anadolu'nun bağrından çıkmış, kimi zaman acı, elem, kimi zaman sevinç, kimi zaman bir haykırışa dönüşen, kuşaktan kuşağa dillenen, halk şiiriyle bütünleşen türkülerimiz, özümüz, benliğimiz... Doğa türküleri, çocuk türküleri, aşk türküleri, kahramanlık ve asker türküleri ve daha nicesi...
    Zaman zaman dinliyoruz belki de türkülerimizi fakat hikayelerini bilmeden notaya dönüşen ezgileri kalıyor zihnimizde. Bu bağlamda hikayesini de paylaşmak isterim çok sevdiğim Suzan Suzi türküsünün.
    ~Emire Nişli~ http://melisababy.blogspot.com.tr/...usu-ve-hikayesi.html
    ~ ~ ~ ~
    Diyarbakır'ın güneybatısında, Dicle Nehri kenarında, Kırklardağı vardır. Bu Kırklardağı'nın arkasında Kırklar Ziyareti vardır. Çocuğu olmayanlar, buraya gelip dilek dilerler.
    Bir Süryani zengin ailenin de hiç çocukları olmuyormuş. Kadın, Kırklar Ziyareti'ne gelip dilek dilemiş, adak adamış. Bir kızı doğmuş. Adını Suzi (Suzan) koymuşlar. Her yıl doğum gününde, annesi onu süsler, giydirir ve Kırklar'a götürerek, bir kurban kestirirmiş. Suzan böylesine bin nazlarla büyüyüp, güzel bir genç kız olmuş. Müslüman komşularının oğlu Adil'le, birbirlerine aşık olmuşlar. Yine bir doğum yıl dönümünde, annesi Suzi'yi, hizmetçilerle beraber kurbanını kesmek üzere, Kırklar Ziyareti'ne göndermiş. Arkalarından habersizce Adil de gelmiş. Hizmetçilerin kurban kesme telaşından yararlanan Suzi, Adil'le beraber, dağın arkasına dolanmışlar ve orada sevişmişler. Kırklar Ziyareti, bu beraberliği bağışlamamış ve ziyaret Suzi'yi çarpmış. Kız On Gözlü Köprü'nün orada, Dicle'de boğularak ölmüş. Suzi'nin ölümünden sonra, Adil de aklını yitirmiş.
    ( Celal Sevimli - Diyarbakır )

    Kırklardağı'nın düzü
    Karanlık bastı bizi
    Kör olasan Suzan Suzi
    Ziyaret çarptı bizi
    Kör olasan Suzan Suzi
    Evliya çarptı bizi.
    Köprü altı kapkara
    Suzan gel beni ara
    Köprü altı kapkara
    Ana gel beni ara
    Saçlarıma kumlar doldu
    Tarak getir de tara.
    Gazi köşkü serindir
    Dicle nehri derindir
    Ağlama sen garip anam
    Kadir mevlam kerimdir

    https://www.youtube.com/watch?v=Pw4dpbDsUZE
    Merve Kayacan yorumu ile...
  • https://youtu.be/q42JDbAlyd8

    Üzülme sen üzülme başını öne eğme
    Gün olur kavuşuruz dert etme Diyarbakır
    Aglama sen ağlama kanlı bezler bağlama
    Bu yangın söner birgün ağlama Diyarbakır
  • Diyarbakır ortasında vurulmuş uzanırım
    Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım
    Bu dağlarda gençliğim cayı cayır yanarken
    Ay vurur gözyaşına ben gecede kalırım...

    Üzülme sen üzülme başını öne eğme
    Gün olur kavuşuruz dert etme Diyarbakır
    Ağlama sen ağlama kanlı bezler bağlama
    Bu yangın söner bir gün ağlama Diyarbakır.

    Diyarbakır yolunda toz olmuş dağılırım
    Bu hırçın depremlerle sarsılırım kanarım
    Arkadaşların yüzü ağır ağır solarken
    Gün doğar yaylalarda kahrımdan utanırım

    Ey fırtınalı bayır ey mazlum Diyarbakır
    Dağlarında kızıl ateş alnında kızıl bakır
    Çiğdemler solar gibi anneler yanar gibi
    Dizlerine döküldüm ağlama Diyarbakır !
  • diyarbakır ortasında vurulmuş uzanırım
    ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım
    bu dağlarda gençliğim cayır cayır yanarken
    ay vurur gözyaşıma ben gecede kalırım.

    üzülme sen, üzülme başını öne eğme
    gün olur kavuşuruz, dert etme diyarbakır
    ağlama sen ağlama kanlı bezler bağlama
    bu yangın söner bir gün, ağlama diyarbakır.

    diyarbakır yolunda toz olmuş dağılırım
    bu hırçın depremlerle sarsılırım kanarım
    arkadaşların yüzü ağır ağır solarken
    gün doğar yaylalara, kahrımdan utanırım.

    ey fırtınalı bayır, ey mazlum diyarbakır
    dağlarında kızıl ateş, alnımda kızıl bakır
    çiğdemler solar gibi, anneler yanar gibi
    dizlerine döküldüm, ağlama diyarbakır.

    Ahmet KAYA