Ah insana duyacağı, isteyeceği bir şekilde gelmeyen hiyanetkâr saadet!
Kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Pollyanna,uyuyamadığım gecelerin sabahında Gözaltlarımdan mor çocuklar doğardı Mor çocuklarıma ninni söylerdi sabah ezanları Fırtına ters çevrilen şemsiyelere benzerdi Duaya açılan avuçlarım Avuçlarıma kar yağardı Kimi zaman tipi... Kaç kere avuçlarımda mahsur kaldım. Birkaç kış geçti Pollyanna Ben hep mahzun kaldım. Kocaman bir kardan adam yaptı içime bir çocuk şair
"Ah evet, doğru, bir de Türk tehlikesi var..." diye içini çekiyor. "Yine de güzel bir haber vermeyecek misiniz hiç?"
Sayfa 15·Kitabı okuyor
“ Ah o umut ! O hiç sönmeyen ama gerçekleşmeyen korkunç umut. Benim yüreğim de kaygı ve umut karışımı bir heyecanla doldu.”
Ve, görüldüğü gibi, yalnızlığa da daha fazla katlanamadığıma, kendime eşlik eden kendimden de dile gelmez ölçüde nefret edip tiksinti duyduğuma, cehennemimin havasız ortamında boğularak sağa sola saldırdığıma göre, benim için nasıl bir çıkış yolu kalmıştı artık? Hiçbir çıkış yolu yoktu. Ah anne ve babacığım, ah gençliğin uzak ve kutsal ateşi, ah yaşamımın binlerce sevinci, binlerce uğraş ve amacı!
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Alıntı