"Ah Harry, çok, çok dikkatli olman gerek. Bela arama, Harry..." "Ben bela aramıyorum, bela genellikle beni buluyor."
Sayfa 75·Kitabı okudu
Kimsesiz köşecik, selam sana, Dinginliğin sığınağı, çalışmanın ve esinin, Günlerim burada fark etmeksizin Akıyor mutluluk ve unutuşun koynunda! Seninim ben: Kirke’nin* utançlı konağını Tantanalı şölenleri, eğlenceleri, yoldan çıkmaları Değiştirdim meşelerin barışçıl hışırtısıyla, tarlaların sessizliğiyle Ve özgür başıboşlukla, düşünmenin yoldaşı. Seninim ben: Bu karanlık bahçeyi seviyorum Serinliğiyle, çiçekleriyle, Bu çayırlığı, kokulu tınazlarla kaplı. Burada berrak derecikler fundalıklarda şırıldar, Nereye baksan devingen tablolar: Şurada iki gölün mavi düzlükleri, Beyaz balıkçı yelkenlisinin görünüp yittiği, Onların ardında tepe dizileri, tarla çizgileri, Uzakta serpiştirilmiş köy evleri. Nemli kıyılarda yayılan sürüler, Dumanlı ambarlar, yel değirmenleri; Her yerde mutluluk ve emek izleri… Buradayım, boş kaygıların prangasından kurtularak, Mutluluğu gerçekte bulmayı öğrenmiş olarak, Yasaya bağımsız bir ruhla tapınmayı, Eğitimsiz kalabalığın mırıltısına kulak asmamayı, Yürekten katılmayı utangaç duya Ve imrenmemeyi yazgısına Adil olmayan bir yükseklikteki kötünün ya da aptalın.
Sayfa 7·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1 H`ab-ı gafletden açmayan gözini Göremez şâhid-i bekâ yüzini 2 Bilmez esrâr-ı la'l-i dil-darr Gözine çekmeyen izi tozinı 3 Bâğ-ı kûyunda verde benzetdüm İy gözi âhû itlerün izini
Başımıza bela gelmeden 1 gün yaşayamıyoruz
"Çürük yiyeceğe benziyor kokusu. Astrofaj normalde bu kadar pis kokmaz. Normalde doğru düzgün bir kokusu olduğu bile söylenemez.” “Astrofaj canlı. Belki Astrofaj çürüyebiliyordur.” “Astrofaj çürüyemez,” diyorum. “Nasıl çürüsün – AH, HAYIR! AH, TANRIM! OLAMAZ!” Rocky tünelinde koşturuyor. “Sorun ne, soru?” “Hayır, hayır, hayır, hayır...” diyorum, sonuncusunda sesim ciyaklıyor. Kalbim boğazımdan çıkacak gibi atıyor. Sanırım kusacağım. Yüzümü merceğe dayıyorum ve en büyük korkularım gerçeğe dönüyor. “Ah, Tanrım.” “Sorun ne, soru?!” Rocky’nin sesi normalde bir oktav daha yüksek. “Taumip. Jeneratörlerde Taumip var.”
Taumipler yakıtı yiyor. Uzayda yakıtsız kaldık muhteşem·Kitabı okudu
Alıntı
GÖKTE MELEK YERDE İNSAN AĞLADI
Hasan Hüseyin’e olan zulümü Gökte melek yerde insan ağladı Zulüm etti bir Allah’ın zalimi Gökte melek yerde insan ağladı Allah’tan korkmadı kesti elini Bela bilmedi niye verdi hal(i)ni Ay tutuldu gün düşürdü nurunu Gökte melek yerde insan ağladı Kesik başı orta yere kodular Ah Hüseyin vah Hüseyin dediler Siyah saçın al kan ile yudular Gökte melek yerde insan ağladı Dedemoğlu bak Yezidin kastine Askerini almış gelir üstüne Böyle garez mi olur Ali nesline Gökte melek yerde insan ağladı
Yaşım yirmi altı. Sana kırk senedir aşığım. Hayat kadar berrak, ölüm kadar karmaşığım. Yüreğim kirli bir gökyüzü, sense dolunay... Ruhunu esir alan sarmaşığım! Titreşirken kalplerimiz Ankara soğuğunda nice umut yeşerir gecenin soluğunda. Biz o bankta oturmuşuz Kalu Bela'dan beri. Kaç bahar görmüşüz kim bilir kaç zemheri... İlk kez ayın halesine sırnaşığım; yaşım yirmi altı. Sana kırk senedir aşığım. Şimdi başka gökyüzü. Yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü... Hazırlan Mahbube; çünkü hazır yeryüzü! Şu yollar, şu kaldırım, şu kedi... Kuşlar bile 'hazırız' dedi. Bu saatler artık tehlikesiz, Mahbube uyan! Varsın olmasın cihanda sesimizi duyan. Dinleseler sükûnetin vaveylasını her mecnun bulur elbet Leylasını. Şimdi tumturaklı hayaller peşimize takılır.