Mekke'nin adının geçtiği bilinen en eski belge Batlamyus'un II. yüzyıla ait "coğrafya" adlı eseridir. Burada Mekke, Asya'nın altıncı haritasında Macoraba şeklinde anılır.
Fakat bu tarihten çok daha önce Mekke'nin bir diğer ismi olan Bekke'nin Ahd-i Atik'te yer aldığı ve bunun çeviriler sırasında tahrif edildiği ileri sürülmektedir.
Muradın anlarız ol gamzenin iz'ânımız vardır
Beli söz bilmeziz ammâ biraz irfânımız vardır
O şûhun sunduğû peymâneyî reddetmeziz elbet
Anınla böylecê ahd-etmişiz peymânımız vardır
Münasibdir sanâ ey tıfl-1 nâzım hüccetin al gel Beşiktaş'a yakın bir hâne-î virânımız vardır
Elin koy sine-î billûra rahm-et âşıka zirâ
Beyaz üzrê bizim dê Pençe-ber Fermânımız vardır
Güzel sevmekde zâhid müşkilin vâr ise bizden sor
Bizim ol fende çok tahkikımız itkaanımız vardır
Kocup her şeb meyânın cânınâ can katmadā ağyâr
Behey zâlim sen insaf et bizim dê cânımız vardır
Sıkılmâ bezme gel bigâne yok da'vetlimiz ancak
Nedimâ bendeniz var bir dahi Sultânımız vardır
Binbir ismin müsemmanın hakkı için
Kazadan beladan sakla ilahi
Fahr-i âlem Mustafa’nın hakkı için
Kazadan beladan sakla ilahi
Şah-ı merdan Murtaza’nın hakkı için
Zülfikar’la ettiği kaza hakkı için
Ahd-i Peyman din iman hakkı için
Kazadan beladan sakla ilahi
Hatice Fatıma’nın hakkı için
Ehl-i beyti akrabanın hakkı için
Kamu mümin akrabanın hakkı için
Kazadan beladan sakla ilahi