7/10
·202 syf.··
2026 10. kitabı
✯ 𝐒𝐞𝐧𝐝𝐫𝐨𝐦𝐬𝐮𝐳 𝐛𝐢𝐫 𝐒𝐚𝐥ı 𝐠𝐮̈𝐧𝐮̈𝐧𝐝𝐞𝐧 𝐡𝐞𝐫𝐤𝐞𝐬𝐞 𝐬𝐞𝐥𝐚𝐦𝐦𝐦 ✯ Bugün size @ritimsanat.yayinlari ‘ndan çıkan @human.books_ ‘un şahane kaleminden #yuşa kitabının yorumu ile geldim... #kitapözeti Evren, dünyamız, galaksiler ve onca yaşam hepsi bir düzen içerisinde ahenk ile dans ediyorlar. Yaratıcının yazdığı kader çizgisinde kendi amaçlarını yaşıyorlar. Herkesin bir amacı var ve Yuşa’nın amacı ailesi ile mutlu bir yaşam sürmekti. Yuşa’nın dünya hayatında isteyebileceği her şey yanındaydı. Ancak bir gün İstanbul’da uzun zamandır beklenen büyük deprem gerçekleştiğinde gerçeklerin ve amacının ne olduğunu aslında bilmediğini öğrendi. Daha büyük bir amacın bir parçası olduğunu, hiçbir zaman bilemezdi. Gerçekleri bulabilmek için bir yolculuğa çıktı. Peki bu yolculukta Yuşa’yı neler bekliyordu? #kitaphakkındadüşüncelerim Fantastik bilim kurgu sever misiniz? İşte bu kitap tam sizlik. İlk sayfalarda acıklı çocukluk hikayesi olan birinin hayatını okuyacağım sanmıştım ama yanılmışım. Sayfalar ilerledikçe okuyucuyu ters köşe yapan bir konusu var kitabın,tabiki bunu anlatacağımı düşünmüyorsunuz değil mi? Hepsi ve daha fazlası için Yuşa’yı okuyun der şiddetle tavsiye ederim. Birde seri seven okur dostlarım Yuşa seri olacakmış bilginiz olsun. Şimdiden herkese keyifli okumalar pişman olmayacaksınız emin olun Semra sözü... Kaleminiz daim okurunuz bol olsun sevgili @human.books_ ...
YuşaEyüp Savaş · Ritim Sanat Yayınları · 202220 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 45. kitabı
“Beni Unutma”, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın (1926-1984) en bilinen ve en duygusal şiir derlemelerinden biridir. Kitap, şairin erken dönem aşk, ayrılık ve özlem temalı lirik şiirlerini bir araya getirir. Başlık şiiri, Türk edebiyatında unutulma korkusu ve kalıcı bağ kurma arzusunun en ikonik ifadelerinden biri haline gelmiştir. Yapısal ve Biçimsel Özellikler (Başlık Şiiri Üzerinden) Şiir serbest nazım biçimindedir, 6 bentten oluşur ve serbest ölçü kullanır. Her bentte “Beni unutma” redifiyle güçlü bir tekrar (anafor) vardır. Bu tekrar, yalvarış ve ısrarı vurgular, okuyucuda ritmik bir ezberlenebilirlik yaratır. Kafiye ve Ahenk: Tam kafiye, yarım kafiye, tunç kafiye ve zengin kafiyeler (örneğin: bile-sesiyle, gülüşün-gün, asa-rastlasa) ile akıcı bir müzikalite sağlar. Redifler (“de”, “üm”, “sen”, “tuğum gün”) duygusal yoğunluğu pekiştirir. Ses Olayları: Ünsüz yumuşaması, ulama, ünlü düşmesi gibi doğal Türkçenin akışını destekleyen unsurlar bolca kullanılır. Dil sade, anlaşılır ve konuşma diline yakındır. Söz Sanatları: Teşhis (kişileştirme): “Saat on ikiyi vurduğu zaman” (saate yorgun ses verme), “çılgın rüzgâr” (rüzgara deli esme). Mübalağa: “Senelerce sonra sana dönüşüm / Bir mahşer gününe de rastlasa”. İmge ve Semboller: Yeşil elbise (anıların somutlaşması), pembe karanfilde çiğ (hassasiyet ve tazelik), yorgun kuş (hüzün), mahşer günü (ölüm ve ahiret). Temalar ve İçerik Analizi Şiirin merkezinde unutulma korkusu yatar. Şair, insanın en sevdiği hatıraları bile zamanla unuttuğunu kabul eder ama sevgiliden bunu yapmamasını ister. Bu, klasik aşk şiirlerindeki “kalıcılık” arzusunun modern bir yansımasıdır. Zaman ve Hatıra: Saat 12 vurgusu, gece yarısı özlemin zirveye çıktığı anı simgeler. Şair her gece sevgiliyi “yaşar ve düşünür”, sevgiliden de aynı karşılıklılığı
Beni UnutmaÜmit Yaşar Oğuzcan · Ümit Yaşar Yayını · 1968147 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·272 syf.··
2019 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2019 00:00
Okuyan kadinlar kulubu ile birlikte Ocak ayından başlayarak her ay yazarın bir kitabını okuyor #kristinhannahkitapdidanı etkinliğinde buluşuyoruz. Bu ay seçimim #mucizeleryagarken kitabından yana oldu. Şubat için seçmiş ama yetiştirememiştim. #kristinhannah tarz olarak #debbiemacomber - #sarahjio ve #kimberleyfreeman gibi birbirine benzettim yazarlardan. Sadece Debbie Macomber geçmişle günümüz arasında git gel yapmaz ya da aşırı tesadüflere dayanmaz. Onun dışında kalemlerinin benzerliği, naifliği, akıcı oluşları, birbirine bağımlı ya da bağımsız konuların hep ahenk içinde uyumlu olmaları aynıdır. Dönem dönem hepsini okumaktan ayrı keyif alırım. Hannah'ın bu kitabı da akıcıydı, alıştığım çizginin dışında değildi tabi ama bazı yerleri zorlama olduğu hissini vermedi değil. Fazla mı tesadüf vardı, yoksa daha mı tahmin edilebilir boyuttaydı emin değilim. Kurgu da aile, çocuk ve ihanet kavramlarının olması daha duygusal olarak okunmasını sağlıyor. Sinirlenmiş ve bazı yerlerde gözlerim dolmuş bir şekilde okumuş olabilirim. Yaşadığınız ve sizin sandığınız hayat başkasına aitse, vazgeçersiniz o hayattan... Sizin olan sizden kayıp gitmeden bunu anlayamazsınız, bir yalanı yaşamak, yetersiz olduğunuzu düşünürken başkalarının hayatına dokunma hayali sizi yeniden hayata bağlar. Peki sizi bu hayalden de uyandırırlarsa... Keyifli okumalar diliyorum, kitapla kalın...
Mucizeler YağarkenKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20152,871 okunma
Bir telde ahenk içinde iki şair
Puan vermedi·128 syf.··
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 05:12
"Ama kanatlanıp çekip gittiyse Bir gecede ya da bir günde Bir hayal uğruna, bir hiç uğruna; Büsbütün kayboldu denir mi buna? Gördüğümüz, göründüğümüz veya Her şey rüya içindeki bir rüya." E.A. Poe - Rüya İçinde Rüya "Gözlerden uzaklaşınca dünyâ Binbir geceden birinde gûyâ Başlar rü'yâ içinde rü'yâ" Yahya Kemal- Akşam Mûsıkîsi Poe kıyıdadır şiirinde, dalgaların vurduğu ve suların uğuldayıp durduğu; Yahya Kemal Kandilli'de, artık ne gelenin ne de beklenenin olmadığı yerde... İhtimal ki Yahya Kemal bu şiiri Mallarmé çevirsinden okumuştur, kesinlik ki muhakkak okumuştur. Öyle ki "Rüya İçinde Rüya"nın her dizesinde bir Yahya Kemal izleği bulmak mümkün görünüyor bana. Bin ikinci gecede ne olduğunu ne olunduğunu bilecek kadar, dalgalardan bir tanesini bile olsun kurtarmaya çalışacak kadar... *** "Kanatları daha durgun bir saat Ruhuma tüyünü yaydığı zaman- Bu sınırlı vakti lir'le, ezgiyle (Yasak olan şeylerle) geçirmeye Yanaşmaz yüreğim, bunu suç sayar! Teller uyum içinde titreşmedikçe." E.A. Poe - Romans Yine de hemen öncesinde gelen beş dizeyi eklemek lazım sanki: " O ölümsüz Akbaba yılları, bak, Gürültü ile şimşek çakıyor gibi Sarsıyorlar göğün tepelerini
Şiirler - Annabel LeeEdgar Allan Poe · Varlık Yayınları · 20121,475 okunma
B A Y I L D I M
8/10
·112 syf.·
2024 68. kitabı
Bazı kitaplar sadece okunmaz; Akdeniz’in o hem canlı hem melankolik sokaklarında, sinematografik bir rüyanın içinden geçilerek yaşanır. Antoni Casas Ros, bu sarsıcı eserinde matematiğin soğuk formüllerini şiirin sıcaklığıyla eritiyor ve acıyı saf bir estetiğe dönüştürüyor. Roman, feci bir kaza sonrası yüzünü kaybedip gecenin loşluğuna sığınan bir matematikçi ile toplumun kıyısındaki sıra dışı, marjinal ruhların rehberi Lisa’nın yollarını kesiştiriyor. Bu tuhaf ve kalıpları yıkan karakterlerin adımları, okuyucuya buram buram İspanya sokaklarında geziniyormuş hissi veriyor. Sayfalar arasında Pedro Almodóvar sinemasının o cesur, kuralsız ve rengarenk dokusu kelimelerle yeniden hayat buluyor. Yazarın önümüze fırlattığı teorem ise kitabın bittiği yerde bile zihinde dönüp duruyor: "Korkunç veya çirkin bir şeyi güzelliğe çevirmek için ona yeterince uzun süre bakmak yeterlidir." Kusurlu olanın içindeki o gizli kutsallığı keşfeden roman, "Ahenk = Kaos" denklemiyle hayatın vahşi ritmini fısıldıyor. Yaralarını Almodóvarvari bir estetikle taçlandırmak, Akdeniz ikliminin o gizemli gece yürüyüşlerinde tuhaf karakterlerin izini sürmek isteyenler için sarsıcı, deneysel ve büyüleyici bir başyapıt.
Almodovar TeoremiAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2013949 okunma
“Maziden kalan okumalardan…”
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
BABIALİ HATIRALARI MAHMUT YESARİ Mahmut Yesari Babıali'ye bir ayna tutmuştur. Bu aynadan yansıyanlar okuduğum kitabın içerisindedir. Eser beş bölümden oluşmaktadır. Mahmut Yesari'nin gazete ve dergilerde kalan çeşitli yazılardan seçilmişler. İstanbul ve matbuat dünyasını yakından tanıyan yazar; İstanbul'da hayata tutunmaya çalışan Babıali emekçilerini, şair ve yazarları, hayatları ve eserleri ile tanımış, farklı edebi mekanlarda bulunup onlarla sanat sohbetleri yapmış, bilgi ve birikimlerini de tanıklıklar vasıtasıyla parça parça neşretmiştir. Mahmut Yesari yıllarca çilesini çektiği Babıali yayıncılık alemini anlatırken kimi eğlenceli, kimi üzücü olayları kaleme almış. Telif hakkı uğruna çekilen çilelere üzüldüm. Çanakkale Savaşı sırasında Anafartalar'da görev yaparken tebdilihava için geldiği İstanbul'da tiyatro yazmaya başlamasını, basın dünyamızın bilinmeyen yönlerini, nam salmış kalemlerle geçmiş hatıralarını yazması o döneme ışık tutmuş. Mahmut Yesari, yakın dostu Reşat Nuri Güntekin ile birlikte mizah dergisi "Kelebek"i büyük bir ahenk ve samimiyet içinde çıkarmış; bu dergiye hem çizimleriyle hem de kaleme aldığı yazılarla katkıda bulunmuştur. Aralarında çok tatlı bir dostluk varmış. Uyarlama olarak adapte ettiği "Fidan Zehra" adlı eseri ise Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından pek beğenilmemiş, hatta dudak bükülerek karşılanmış. Yazarın kimi zaman hikaye ve romanlarında anlattığı karakterlerin okurlar tarafından üzerlerine alınması, ona tehdit mektupları ve serzenişler olarak geri dönmüş; ayrıca Matbuat Müdiriyeti tarafından kaleme aldığı oyunlara sansür ve yasaklar getirilmiş (her bir şeycikler yasak ve sakıncalı ). Muhsin Ertuğrul'un Darülbedayi'den ayrılıp kendi kumpanyasını kurduktan sonra Yesari'nin eserlerini sahnelemesi ve telif hakkını kuruşu kuruşuna
Edebiyat
Bâbıâli HatıralarıMahmut Yesari · Can Yayınları · 201933 okunma