Aşiret ve aile isimleri, coğrafi isimleri bunu müeyyittir. Hars( kültür) itibarıyle de bir Kürtlük yoktur. Tarih, ekseriyet ve hars itibariyle varlığa mâlik olmayan herhangi bir kavmin istiklâl iddiası vârit olabilir mi, olsa bile doğru mudur? hars, lisan, din cihetiyle Türklerle karışmış olan Kürtlerin hakiki menafii Türklerle uz geçinmek ve Türk'ün mevcudiyeti içerisinde varlığını muhafaza etmektir " diyerek hem Kürtleri hem de Kürdistan'ı yok saymaktadır.
Sayfa 65·Kitabı okuyor
"İnsan kendi çocukluğuyla konuşup aslında kim olduğunu ona nasıl anlatır? insan nasıl ben, senim der?"
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Günümüzde insanları yersiz yurtsuz bırakan şeylerden bir tanesi de evin bir toplanma mekanınndan çok, bir dağılma mekanı haline gelmesi. Herkes eve giriyor ve ekranlarının karşısına geçiyor. Bir sosyolog evi betimlerken șu tabiri kullanmış: Çok amaçlı eğlence merkezi. Herkes bir ekranın karşısında eğlenerek rahatlıyor. Birbirine sokularak değil de soğuk bir ekranın karşısına geçerek onda teselli arıyorlar. Bu da parçalanmayı beraberinde getirebiliyor ve bizi evden mahrum bırakıyor. Burada evden kastım, hem bizi saran, kuşatan ve çevreleyen yuva hem de emniyet duyduğumuz, aidiyet hissettiğimiz kültür ve uygarlık... Ikisi de birbirinin mütemmim bir cüzü.
Sayfa 91·Kitabı okuyor
Ben istemezdim.
İlk haber Radikal gazetesinde 20 Mart 2000'de çıkan 'Yargının Ensest Ayıbı' başlığını taşıyordu. Öz babası tarafından defalarca ırzına geçilen 14 yaşındaki D. D.'nin şikâyetiyle açılan dava, yargıda dramatik bir tartışmaya neden ol­muş. Toplam 25 üyeden oluşan Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 13 üyenin oyuyla, aile içi tecavüz sanığı babaya "Tecavüz zorla işlen­miştir. Korku ve utanç, rıza gösterme olarak nitelenemez" gerekçe­siyle 25 yıllık cezada direnen yerel mahkeme kararını onaylamış. Kurulun 12 üyesi ise, "Mağdure ırzına geçilmesine direnmemiş, yanında yatanlardan yardım istememiş, demek ki rızası varmış" görüşüyle, babanın cezasında önemli oranda indirim yapılmasını istemiş ve karara muhalefet etmiştir. Bu davanın tamamlanması tam beş yıl almış. "Bu 12 üyenin aile, baba-kız evladı ilişkisinde güven, sevgi ve babanın sorumluluğu konularında ne gibi bir anlayışları olduğunu gerçekten dinlemek isterdim," dedi.
“Bir insanın sahip olduğu her şeyi bir kutuda görmek kadar acıklı bir şey yok.”
Sayfa 298·Kitabı okudu
"Bir sen doğduğunda, bir de babanı yitirdiğimizde dünyanın durduğunu sandım," demişti. Babamın ölümü kadar korkunç gelmiştim ona, ne acı değil mi?
Sayfa 45