Aleyna

Aleyna
@ainesarc
yeniden iyi biri olmak mümkün
8/10
·184 syf.··
2020 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2020 19:59
Kendisi İhsan Süreyya Sırma'dan okuduğum ilk kitaptı.Tarih ilmine yeni bir bakış içeriğiyle başlayan yazar ilerleyen sayfalarda bakış açılarını Müslümanlığın ilk yılları ve gelişimiyle beraber bize sunuyor,görüşlerini açıklıyor. Öncelikle yazarın anlatım tarzının oldukça açıklayıcı ve anlaşılır olduğunu,bu yönle de kitabı okurken akıp gittiğini ve kısa sürede okuyacağınızı söyleyebilirim.Bölümler özenle ayrılmış ve düşünülmüştü.Bunun dışında beni rahatsız eden durum kitabın isminin ve içeriğinin uymamasıydı.Ben sanırım isimden ötürü daha deneme tarzında ve daha fazla fikir aşılaması şeklinde olacağını düşünüyordum.Ancak gördüğümüz şey bir bakıma Peygamberimiz ve 4 halife dönemiydi.İlk sayfalardaki anlatımın sonradan süreceğini beklemek beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da sonrasında yazarın Müslümanların Tarihi eserlerini okumayı planladığımdan benim için başlangıç niteliği taşıyan bir kitap oldu Tarih Şuuru. Kitapta özellikle en sevdiğim ve hoşuma giden olay yazarın her bölüm sonunda maddeler halinde olay ve görüşlerini harmanlayarak bir değerlendirme alanı açması ve böylece hem bölümün kısa bir özetini sunması hem de görüşlerini net bir çerçevede bize verebilmesiydi.Böylece tüm bölümün her açıdan harmanlamasını bulabiliyordunuz.Her bölümün sonunda dikkatle okudum,sonrasındaysa kitabı baştan başa okuyamasam bile bu alanları tekrar tekrar okuyabileceğimi fark ettim.Umuyorum ki diğer eserlerinde de aynı şeyi yapmıştır ki faydalanabiliriz. Genel olarak toparlamam gerekirse,aklıma takılan bu birkaç durum dışında,özellikle anlaşılır,sade diliyle,olayların açıklanış tarzıyla sevdiğim ve önerebileceğim ve yazarın diğer kitaplarını da okumaya vesile eden bir kitap oldu benim için.
Tarih Şuuruİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayıncılık · 2022397 okunma
Reklam

Aleyna

, bir kitap okudu
8/10
·264 syf.··
3 günde okudu
·
2020 7. kitabı
Sharon M. Draper
8.6/10 · 39,8bin okunma
10/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2020 16:47
Belki de okuduğum Sezai Karakoç kitapları içinde en sevdiğim,en kalbime dokunanı,en içime işleyeni sözleri diyerek başlamak istiyorum incelememe.Bilemiyorum nasıl anlatılır her bölümü,yalnızca okunarak anlaşılır bana kalırsa tesiri. Her bölüm ayrı bir derya,ayrı bir peygamberin üzerinden bizlere çeşitli mesajlar veriyor Sezai Karakoç diğer kitaplarında da olduğu gibi.Ayrıca Sezai Karakoç okumak belli bir birikim sahibi olmayı gerektiriyor bana kalırsa.Kimi cümlelerde zamanın tarihine,siyasetine hakim olmayı,kimi cümlelerde bahsı geçen olaylar üzerinde bilgi sahibi olmayı gerektiriyor.Bu nedenle ilk kitaplarımda bazı bölümlerdeki bilmeyişim beni bir parça zorlasa da araştırmaya teşvik ediyor ve yeni birikimler katmama yardımcı oluyordu.Yani sevgili yazarın kitapları her bakımdan sizi geliştiriyor,sorgulamanızı,düşünmenizi,araştırmanızı sağlıyor. Hz.Adem'in sınavından,Nuh'un gemisine,Hz.İbrahim'in ateşle imtihanından,Hz.Yusuf'a,Hz.Musa'ya,Hz.Süleyman'a,Hz.Yahya'ya ve Hz.Muhammed'e her birinin yaşadıklarının ardında,geçirdikleri mücadelenin ardında öğeniyoruz.Öğrendikçe,aydınlanıyor,aydınlandıkça hayatımız üzerine düşünme fırsatını buluyor ve tahlil ediyoruz kendimizi adeta. Kelimeleri akıp giden,sade bir dili olan ama tesiri ağır ve bırakmak istemeyeceğiniz,sayfalarında kendinizi bulacağınız,düştüğünüzde alıntılarıyla can bulacağınız bir kitap benim için Yitik Cennet.Sezai Karakoç kitapları arasında yeri büyük,okuduğum zamanla da belki de çok anlamlı,serüven başlangıcı diyebileceğim bir kitap.Okudukça öğrendiğim,öğrendikçe bilmediklerimi yüzüme çarpan ve beni farkındalığın eşiğine getiren muazzam bir eser. İnsanlığın yitirilmiş cennetini peygamberlerimizin mücadeleleriyle bulunuşuna vesile oluşunu izliyor ve düşünüyoruz sonunda,bizler de kendi yitik cennetimize
Yitik CennetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202111,1bin okunma
7/10
·160 syf.··
2020 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2020 00:47
Kitabın yazardan okuduğum ilk kitap olduğunu söyleyerek başlıyorum incelememe. Roman temelde bir karakterin duygu,düşünce yapısıyla incelediğimiz bu akışta,olaya yeni karakterlerin ve dolayısıyla yeni hikayelerin eklenmesiyle sürüp giden bir roman temelde.Behçet adlı,durgun ama durgun olduğu kadar da duygularını derinden yaşayan,kendi içinde yaşadığı ve dış etkenlerin oluşturduğu çalkantılarında,çatışmalarında boğulan bir karakterlerle başlıyor romanımız.Ona çizilmesi dikte edişmiş hayatta bir o yana bir bu yana savrulurken kendi yolunu bulmaya başlıyor.Bu sırada babasına,,babasının etrafındaki isimlere ve çok daha fazlasına uzanıyor.Yanan bir evden,atışmalarla geçen yıllara her bölümde hem yeni bir perspektif görüyoruz,hem de bu yeni perspektifin eskisine nasıl bağlandığını izliyoruz. Bunun yanında dönemin şartlarını da akışın içinde bize aktarıyor yazar ve gözlerimizin önünde karakterlerin gözünden bir bakış çizebilmemizi sağlıyor o yıllara. Aslında bir olaydan ziyade bir analiz olan bu kitabı maalesef çok sevebildiğimi söyleyemeyeceğim.Belki de bunun sebebi bölümlerde hissettiğim o kopukluktan dolayı akışın içinde olamadığımı hissetmem veya yanlış bir zamanda okumamdır bilemiyorum çünkü bu yıl içerisinde tekrar okumak ve bir inceleme daha yapmak istiyorum.Ancak araştırırken öğrendim ki bu yarım bırakılan bir kitapmış,aynı zamanda sevgili yazarın ilk kitabıymış. Değineceğim bir diğer noktaysa yazarın akıcı ve anlaşılır üslubu olacak.Gerçekten Ahmed Hamdi Tanpınar'la tanışma kitabı olarak anlatım tarzını çokça beğendim ve diğer kitaplarına bakmak ve kronolojik sırayla gitmek istiyorum. Sözün özü,maalesef çok bağlanamadığım ama yine de belli noktalarca önerebileceğim bir kitap oldu.
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20198,3bin okunma