Puan vermedi·392 syf.··
2026 25. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:40
Akıl, insanın yolunu aydınlatan, onu fırtınalardan koruyan bir dümendir; güvenliği ve mantığı temsil eder. Tutku ise gemiyi hareket ettiren, ona can veren rüzgardır. Rüzgar olmazsa gemi hareket edemez, ancak dümen olmazsa da kayalara çarpıp parçalanır. İnsanın hayattaki en büyük sanatı, akıl ile tutku arasında doğru dengeyi kurabilmektir.
Akıl ve TutkuJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Lahmacun Turkish pizza değildir !
Puan vermedi·567 syf.··
2026 1. kitabı
Daniel Kahneman'ın Varlık Yayınevi'nden Osman Çetin Deniztekin ve Filiz Nayır Deniztekin çeviriyle yayımlanmış 30.Basım 2025 tarihli kitabını okudum. Çevirmenlere verdiğim puan 0 SIFIR'dır. SIFIR. İngilizce yemek kitabı okuduğunuzu düşünün ve TURKISH PIZZA diyerekten LAHMACUN tarifini verdiklerini, LAHMACUNU yazdıklarını düşünün ama LAHMACUN sözcüğü yok. Bir ingiliz/Amerikalı olsaydınız ne anlardınız? Eğer Lahmacunu yani kitapta geçen psikolojik terimlerin gerçek adlarını bilmiyorsanız sıkılırsınız, bu kitap var olan ilginizi de yok eder, birşey öğrenemezsiniz, sıkılırsınız. Sıkılırsınızı 2 kere yazdım. Heuristics'leri KISA YOLLAR diye çevirdiğinde kısa yollar(Heuristics) diye yazmalısın, "mihaly csikszentmihalyi (siks-sentmihalyi diye telaffuz edilir)" diye yazmayı akıl ediyorsun ancak "akış deyimi söz dağarcığımıza girmiştir" yazıyorsun. Akış nedir? FLOW tüm dünya bunu FLOW olarak biliyor literatürde flow yazıyor bu FLOW!!! türkçesini gene yazarsın kitap türkçe ancak akış diye bahsettiğin şeyin FLOW olduğu yazmalısın. Korkunç kötü bir çeviri.
1000Kitap
Hızlı ve Yavaş DüşünmeDaniel Kahneman · Varlık Yayınları · 20181,821 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
PEYNİR VE KURTLAR CARLO GINZBURG Carlo Ginzburg ’un Peynir ve Kurtlar eseri, 16. yüzyıl İtalya’sında yaşayan sıradan bir insanın, bir değirmencinin zihninden dönemin büyük çatışmalarını anlatan önemli bir mikro tarih çalışmasıdır. Adı Domenico Scandella’ydı. Lakin Menocchio olarak tanınırdı. 1532 yılında doğmuştur. Evlidir ve on bir çocuğu olmuştur, dördü vefat etmiştir. Değirmenci, marangoz, bıçkı ustası, duvarcı olarak çalışıyordu. Yoksul değildi lakin zengin de değildi. Onu farklı yapan şey ise dünyaya bakışıdır. Menocchio okuduğu kitaplardan ve kendi düşüncelerinden yola çıkarak Tanrı, yaratılış, insan ve din hakkında kendine özgü fikirler geliştirmiştir. Ona göre evrenin başlangıcı, peynirin içinde oluşan kurtçuklara benzer bir süreçle meydana gelmiştir. Bu nedenle esere adını veren “peynir ve kurtlar” benzetmesi, Menocchio’nun sıra dışı anlayışının sembolüdür. Menocchio’nun düşünceleri dönemin Kilise anlayışıyla büyük bir çatışma içindedir. İnançlarını gizlemek yerine cesurca dile getirir. Tanrı’nın tüm insanlara ruh verdiğini, insanların değerinin mezhep ya da sınıfla belirlenemeyeceğini savunur. Elbette olanlar olur eylül 1583’te Menocchio, Engizisyon’a ihbar edilir. Çocukları muhbirin papaz Don Odorico Vorai olduğundan şüphelenmiştir. (Yanılmıyorlardı.) Sapkınca ve kafirce şeyler söylemekle suçlanır. Bir asır sonra olsa dini hezeyana kapıldığı varsayılarak akıl hastanesini kapatılırdı. Lakin karşı reform tüm hızıyla sürerken maksat bu tarz insanları yargılamak ve susturmaktı. İtalya’nın dağ köyünden olan bu değirmenci koskoca Engizisyon’a meydan okur.İncil’i, Kilise’nin yorumundan farklı şekilde anlaması ve yorumlaması ayrıca Tanrı’nın tüm insanlara ruh verdiğini, insanların değerinin mezhep ya da sınıfla belirlenemeyeceğini savunması ve aleni bir şekilde söylemesi din
Tarih
Peynir ve KurtlarCarlo Ginzburg · Metis Yayınları · 2021885 okunma
Orta Çağ’ın Kalbine Canlı Bir Pencere: İbn Münkız Haçlılara Karşı
10/10
·264 syf.··
2026 60. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 05:07
Selahattin Hacıoğlu’nun titiz ve akıcı çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Üsame İbn Münkız’ın İbn Münkız Haçlılara Karşı (orijinal adıyla Kitâbü'l-İ'tibâr) eseri, alışılagelmiş kuru ve sıkıcı tarih kitaplarından çok farklı, adeta zaman makinesine binip 12. yüzyılın çalkantılı Orta Doğu dünyasına atlamak gibi bir deneyim sunuyor. Bu eseri sadece bir tarih kitabı olarak görmek büyük bir haksızlık olur; çünkü karşımızda Artuklular, Zengiler ve Selahattin Eyyubi gibi İslam tarihinin kaderini belirleyen aktörlerin hüküm sürdüğü bir dönemde bizzat cephede kılıç sallamış, diplomasi yürütmüş ve saray entrikalarına şahit olmuş soylu bir Müslüman şövalyenin canlı hatıraları duruyor. Nitekim benim hiç sevmediğim Amin Maalouf'un Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri kitabını yazarken en çok beslendiği ve referans aldığı ana kaynağın bu hatırat olması, eserin tarihsel ve edebi kıymetini tek başına kanıtlamaya yetiyor. Kitabın en büyüleyici yönü, büyük kuşatmaları ve siyasi hamleleri makro bir tarihçi gözüyle değil, mikro düzeyde bir insan hikayesi olarak ele almasıdır. Üsame İbn Münkız; Kahire, Musul ve Şam üçgeninde geçen ömrü boyunca Doğu ve Batı medeniyetlerinin çarpışmasına en ön safta tanıklık etmiştir. Ancak kitap sadece havada uçuşan kılıçları veya stratejik hamleleri anlatmıyor; bizi o dönemin gündelik yaşamının, kültürel şoklarının ve hatta sosyolojik yapısının tam ortasına bırakıyor. Özellikle yazarın dönemin tıp dünyasına dair aktardığı gözlemler inanılmaz derecede dikkat çekici. Haçlı doktorlarının barbarca ve ilkel tedavi yöntemleri (örneğin bir akıl hastasının kafasını haç şeklinde yarıp içine tuz basarak öldürmeleri veya basit bir çıbanı olan bacağı baltayla keserek hastanın ölümüne yol açmaları) ile Doğu medeniyetinin bitkisel ve rasyonel tıbbı arasındaki uçurumu
Anı-Mektup-Günlük
İbn Münkız Haçlılara KarşıÜsame İbn Munkız · Kapra Yayıncılık · 202321 okunma
Muazzam Bir Emek, Muazzam Bir Akıl..
10/10
·519 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
158 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:58
Altay Cem Meriç’in Peygamberliğin İspatı kitabını okumak günlerimi aldı; çünkü her satırı üzerine dakikalarca düşünmeyi gerektiren entelektüel bir şölen. Kitap bittiğinde hissettiğim tek şey saf bir hayranlık ve hocaya olan derin sevgi oldu. Tüm oryantalist literatürü, gelebilecek her türlü eleştiriyi böylesine muazzam bir mantık süzgecinden geçirip, itirazların bile ötesine geçerek cevaplandırmak inanılmaz bir zeka örneği. ​Bu eser, sadece bugünün şüphelerine cevap veren sıradan bir kitap değil. Altay Cem Meriç hoca, Batı dünyasının, oryantalistlerin ve yazarların geçmişten bugüne kadar ürettiği —iyi ya da kötü niyetli fark etmeksizin— tüm argümanları, o dönemlerde yapılanları ve söylenenleri muazzam bir vizyonla önümüze seriyor. İşin en büyüleyici kısmı ise şu: Hoca, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) o muazzam hayatını ve risaletini öyle bir mantık örüntüsüyle savunuyor ki, yüzyıllar öncesinden bugüne kadar gelebilecek her türlü şüphenin, üretilmiş ve üretilebilecek tüm itiraz ihtimallerinin önünü daha doğmadan kesiyor. Bu kitap bugünün değil, yüzyıllar sonrasının bile rehberi olacak nitelikte bir kalıcılığa sahip. ​Muazzam bir emek, muazzam bir akıl...Rabbim Altay Cem Meriç hocamızdan razı olsun, ilmini, kalemini ve ömrünü bereketlendirsin. Gönlündeki o güzel muradını, Hazreti Ömer'i rüyasında görme arzusunu ve duasını da tez vakitte hayırla müstecap eylesin inşAllah. İyi ki varsın hocam. Peygamberliğin İspatı Altay Cem Meriç
Peygamberliğin İspatıAltay Cem Meriç · İnsan Yayınları · 20251,723 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 11. kitabı
“Teknolojinin önümüze serdiği sınırsız imkânları düşündüğümüzde, bugünün insanını yakalayabilmek için samimi ve bilgece bir üsluba ihtiyacımız var. Gençlerimizin artık eski, kalın kitapları karıştırıp kafa yoracak ne vakitleri var, ne de istekleri. İslâm’ın ilkelerini ve güzelliklerini, tahrif etmeden ama muhatabı taltif ederek sunmamız gerekiyor. Buna ‘din dilinin restorasyonu’ dememiz caiz olursa eğer, yapmamız gereken tam da bu. > Türkiye kamuoyunun yakından tanıdığı Nouman Ali Khan, çizmeye çalıştığım çerçeveyi gerçek anlamda dolduran bir isim. İslâm ve Kur’ân hakkındaki derin bilgisini keyifli ve bilgece bir üslupla dile getirip, bunu yaparken kendi hayatından aktardığı sıcak ve sıra dışı anekdotlarla okurunun ilgisini her an canlı tutabiliyor. > Nouman Ali Khan’ın Dirilt Kalbini adıyla Türkçeye kazandırılan elinizdeki ilk kitabı, günümüze dair bazı meseleler hakkında Kur’ân ayetlerinden damıttığı kıymetli dersler içeriyor. Ayetlerin sadece mesajını değil, ayetlerde geçen ifadelerin dil özelliklerini de laf arasında aktarıyor. Kelimelerin anlamları, anlamlar arasındaki hoş nüanslar, bunların ayetlere kattığı derinlik ve zenginlik... Bütün bunlar, okuyucuyu hem anlatılan konuya hem de bir bütün olarak Kur’ân’ın harikulâde üslubuna yaklaştırıyor, ısındırıyor. > Dirilt Kalbini okurken, şu ayet hep hatırınızda olsun, zira ayette anlatılan şeyin ayniyle tezahür ettiğini göreceksiniz: > “Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, ona çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Bunu ancak, temiz akıl sahipleri düşünüp anlar.” (Bakara, 26)
Dirilt KalbiniNouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 201712,3bin okunma