Yüzlerce arkadaş arasında bulunduğum halde, kendimi ne kadar derin bir yalnızlık içinde hissettiğimi hatırlıyorum. Sonunda bu yalnızlığı da sevmeye başlamıştım ya..
Sayfa 352 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
On günden beri tek bir kelime konuşmadım. Aslında yıllardır...Ve böylesi çok zor, çünkü insan bir şeyleri sürekli içine attıkça, bir süre sonra boğulmaya başlıyor.
Çöpçü adam ise ezik bir varlıktı; kaderin ve kendi açıklanamaz doğasının darbelerini kabullenmeye alışmıştı…ve bunu hep başı öne eğik bir şekilde yapmıştı. Ufaklıkla olan felaketimsi karşılaşmasından sonra daha da ezilmiş, erkekliği yok sayılmış, hatta neredeyse beyni yıkanmıştı. Beyin hasarı yaratabilecek hızda oradan oraya götürülmüştü. Bir kutu birayı sonrasında kusmadan bir dikişte bitirmezse öldürülmekle tehdit edilmişti. Bir tabanca namlusuyla ırzına geçilmişti. Neredeyse üç yüz metrelik bir uçurumun dibini boylayacaktı. Tüm bunların üstüne, doğrudan bir dağın tabanına giren bir delikte sürünerek ilerlemeye cesaret edebilir miydi? Karanlıkta onu kim bilir ne tür korkunç şeyler bekliyordu. Cesareti yoktu.