... Hiç unutmam Adana Lisesinde okurken, Adana’da bir Ermeni kilisesini Turan sineması yapmışlardı. Bir gün ben de sinemaya gittim. Helâsına giderken, sanki kurşunla vurulmuştum. Çünkü kilisenin minberini helâ yapmışlardı.
Bugün Babalar Günü, herkes bir telaşta,
Benimse gözüm dalıyor, aklım o eski masada.
Biz seninle sadece baba evlat değildik ki,
İki sırdaştık, iki yoldaştık bu koca hayatta.
Yarım kaldı en derin, en tatlı sohbetimiz,
Hiç kimse dolduramadı, dolmuyor inan yerin.
Sen gittin ya babam, bitti benim en güzel günlerim,
Hem babamı kaybettim ben, hem en yakın arkadaşımı...
Şimdi arkama dönüp baksam, bir gölgen bile yok,
Ama kalbimde bıraktığın o eşsiz dostluğun tok.
Günübirlik acılar geçer de, bu dinmeyen sızı çok,
Günün kutlu olsun, mekânın cennet olsun can dostum, canım babam.