Puan vermedi·389 syf.··
2023 5. kitabı
Mihail Şolohov’un o devasa destanı Durgun Akardı Don’u 2021’de okumuştum,dört ciltten oluşan bu eseri elime aldığımda, sadece bir savaş ya da tarih romanı okuyacağımı sanmıştım. Ama sayfaları çevirdikçe kendimi öyle bir atmosferin içinde buldum ki, roman bitse de ben o topraklardan hala çıkamadım. Şolohov okumak, sadece satırları takip etmek değil; Don Irmağı’nın serin kokusunu içine çekmek, o küçük Kazak köyünün tozlu yollarında yürümek demekmiş meğer. Kitapta beni en çok büyüleyen şey, Şolohov’un o muhteşem, adeta canlıymış gibi hissettiren betimlemeleri oldu. Don Irmağı romanın sadece geçtiği yer değil, kendi başına yaşayan, bazen hırçınlaşan bazen de adeta bir insan gibi suskunlaşan bir karakter. Yazar o köy hayatını, bozkırın rüzgarını, nehrin üzerindeki sis bulutlarını öyle bir anlatıyor ki, gözlerinizi kapattığınızda kendinizi o coğrafyanın tam ortasında buluveriyorsunuz. Ve tabii ki Aksinya... Romanın her satırında kalbimi ayrı sızlatan, edebiyat dünyasının en güçlü ve en hırpalanmış kadınlarından biri. Şolohov, Aksinya’yı anlatırken kelimelerle adeta bir tablo çiziyor. Onun o asi, dalgalı siyah saçlarını, insanın içine işleyen kara gözlerini ve endamını okurken, sadece fiziksel bir güzellik görmüyorsunuz; o güzelliğin arkasındaki vahşi ama bir o kadar da kırılgan ruhu hissediyorsunuz. Attığı her adımda toprakta iz bırakan o dolgun bacakları, güneşte parlayan teni, aslında onun doğaya ve hayata ne kadar sıkı sıkıya bağlı olduğunun birer resmi gibi. Aksinya, o durgun akan nehrin altındaki gizli girdaplar gibi; ne kadar baskılanırsa baskılansın, içindeki o tutkulu nehir hep gürül gürül akmaya devam ediyor. Büyük olaylara, savaşın o yıkıcı rüzgarlarına girmeden, sadece insanı ve doğayı bu kadar içeriden hissettirebilen çok az eser vardır herhalde. Durgun Don, bana
Ve Durgun Akardı Don - 1. CiltMihail Şolohov · Evrensel Basım Yayın · 20151,639 okunma
10/10
·598 syf.··
2026 14. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 10:58
Şolohov’un eserinin dördüncü ve son cildi, İç Savaş'ın son demlerini, Don Kazaklarının Bolşevik iktidarına karşı yürüttüğü çaresiz isyanı ve Kızıl Ordu'nun bölgedeki kesin zaferini merkeze alır. Bu ciltte odak noktası artık ideolojik tartışmalardan ziyade, yıllar süren savaşın, yıkımın ve savrulmaların getirdiği derin tükenmişliktir. Başkarakter Grigoriy Melehov’un Kızıllar, Beyazlar ve son olarak yerel isyancı çeteler (Fomin çetesi) arasında sürüklenmesi; eski mülkiyetini, geleneklerini ve otonomisini korumaya çalışan orta köylülüğün tarihsel yenilgisini simgeler. Aksinya'nın trajik ölümü, Grigoriy'nin geçmişe ve kişisel tutkularına dair son bağının da kopması anlamına gelir. Romanın o meşhur finalinde Grigoriy'nin silahlarını nehre atarak evine, hayatta kalan tek varlığı olan oğlu Mişatka'ya dönmesi oldukça çarpıcıdır; bu son, eski dünyanın geri dönülmez çöküşünü ve bireyin yeni kurulan merkezi devlet gerçekliği karşısındaki mecburi teslimiyetini gösterir. Şolohov bu son ciltte siyasi bir zafer propagandası yapmak yerine; tarihsel bir dönüşümün sıradan insanlar, aile bağları ve Don coğrafyası üzerinde yarattığı ağır travmayı son derece nesnel, yalın ve trajik bir gerçekçilikle resmeder.
1000Kitap
Durgun Don Cilt 4Mihail Şolohov · Engin Yayınları · 1991885 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
SPOİLER İCERİR !!!!
9/10
·525 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 17:50
Eserimizin 4. ve final cildinde,MAYİS 1919 ile MART 1922 arasında geçen olayları bize anlatır. Tümgeneral KRASNOF Don kazaklarinin Atamani seçilir,PİYOTRA kızıl karşıtı cephede yer alarak onlara karşı savaşır. GREGOR düzenli Ordu'da Tümgenerallige yükselmiştir,emrine bir Alay verilip komuta etmiştir. AKSİNYA köyüne döner ve yıkılıp harabeye dönen evini onarır ve tekrar MELEKOFlara komşu olur. İç savaş iyice kizisip ortalık karıştığında GREGOR köyüne geri döner ve kizillara karşı savaşmaya karar verir. AKSİNYAnin eski sevgilisi ve bir zamanlar GREGORunda çiftliginde çalıştığı YEVGENİ LİSTNİTSKİ savaşta bir kolunu kaybeder ve en yakın arkadaşı savaşta ölürken kendisinden söz aldığı eşi OLGA ile evlenir ve tekrar çiftliğe yerleşir.Bunun üzerine AKSİNYA çiftliği terkederek,köyüne döner. İç savaş öyle siddetlenirki ihtiyar PANTELEMİON bile askere çağrılır.ve cepheye gider ,bir yolunu bulur kaçar ,rapor alır ve tekrar köyüne döner. PİYOTRA iç savaşta ölür. Bu arada GREGORUN hanımı NATALYA üçüncü cocuklarina hamiledir,ama GREGOR köye izine geldiğinde tekrar AKSİNYA ile konuşup görüştügunu öğrenince bu çocuğu doğurmak istemez .Köyde yaşlı bir kadının hijyen olmayan ortamda yaptığı kürtajdan sonra bir kaç gün içinde kan kaybından ölür. MİŞATKA ve POLYUŞKA annesiz kalır. PİYOTRA amcalarinin karısı DARYA da Don nehrinde intihar ederek boğulur.İhtiyar PANTALEİMON da TİFÜS den ölünce ,MELEKOF ailesiden bir yılda 4 kişi vefat etmiş olur ,İhtiyar İLİNİÇKA, kızı DUNYA ,tekrar cepheye dönmüş GREGOR olmak üzere 3:kişi kalmışlardır . DUNYA ile MİŞA KOŞEYOV evlenir ,Yaşlı ihtiyar İLİNİÇKA ise cephedeb bir türlü dönmeyen oğlu GREGORu göremeden ölür.Artik küçük çocuklara MİŞATKA/POLYUŞKA ya halaları DUNYA dan başka sahiplenecek kimse kalmaz. Açlik,Bulaşıcı
1000Kitap
Ve Durgun Akardı Don 4Mikhail Sholokhov · Ağaoğlu · 08 okunma
8/10
·527 syf.··
2026 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 22:27
"Ve Durgun Akardı Don" romanı için; 1917 Ekim devrimi öncesi I. Dünya Savaşı ile, sonrası, Rusya İç Savaşının tarihsel olaylarını, toplumsal ve bir Don Kazak'ı olan Melehov ailesi bağlamlarında anlatan çok boyutlu bir epope denebilir. Roman sadece bir Kazak topluluğunun dağılışını değil, koca bir imparatorluğun ve kadim bir yaşam biçiminin can çekişmesini resmeden devasa bir tablodur. Don Nehri'nin ritmiyle akan bu destanda, Melehov ailesi toplumsal çöküşün bir mikrokosmosu olarak karşımıza çıkar. Birinci Dünya Savaşı'nın cephelerinden 1919'daki Yukarı Don Ayaklanması'na, "Kazaksızlaştırma" politikalarının acımasızlığından iç savaşın kardeş kavgasına kadar tarih, bireylerin üzerinden bir silindir gibi geçerken, geriye, yıkılmış yuvalar ve sarsılmış kutsallar bırakır. Hikayenin merkezinde, sürekli bir arayış içinde kıvranan Grigory Melehov vardır. O, ideolojilerin devasa çarkları arasında ezilen, hem "Kızıllar" (Bolşevikler) hem de "Beyazlar" (çarlık rejimini destekleyenler) içinde yüksek rütbelere çıksa da aslında sadece toprağına ve geleneklerine dayanan bir "üçüncü yol" arayan trajik bir figürdür. Grişka'nın ruhu, bitmeyen bir dışlanmışlık sancısıyla doludur; savaşın vahşeti karşısında duyduğu o onurlu huzursuzluk, onu tarafsız kalmanın imkansız olduğu bir çağda yapayalnız bir hakikat arayıcısına dönüştürür. Bu epik yolculukta, beşeri arzular ile sarsılmaz gelenekler amansızca çarpışır. Grigory'nin hayatı, vahşi ve dizginlenemez bir özgürlük tutkusunu temsil eden Aksinya ile sabırlı ve geleneksel ev düzeninin simgesi olan Natalya arasında parçalanır. Bu sadece romantik bir çatışma değil; savaşın, devrimin ve ideolojik nefretin bir ailenin biyolojik ve sosyal dokusunu nasıl lime lime ettiğinin göstergesidir. Romanın sonunda her şeyini -babasını, kardeşini ve
Durgun Don 4. CiltMihail Şolohov · Altın kitaplar · 1966885 okunma
8/10
·463 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 15:11
Mayıs 1918 ile Mayıs 1919 arası kızıllar la (Bolşevikler) don kazaklarinin iç savaşini bol bol anlatır bu ciltte yazarımız.GREGOR MELEKOF emrinde bir tümenle artık general olmuştur. Tümgeneral KRASNOF don kazaklari atamani seçilmiştir.Yardimcisi ise Albay DENİSOF dur. AKSİNYA ASTAKOVA tatarsk köyüne geri döner ,sebebi ise birlikte yaşadığı YEVGENİ LİSTNİTSKİnin savaşta bir kolunu kaybedip, en yakin arkadaşı savaşta ölmek üzere iken eşi OLGA ile evlenme sözünü son nefesinde yevgeniden alır.Aksinya bu evliliği yevgeniden öğrenir ve köyüne döner.Kendisine daha önce köye dönmesi için haber gönderen kocası STEPHANin yanına varır Gregorun abisi PİYOTRA savaşta ölür. Genelde savaş cephelerinde geçen bu cilt biraz ağır ilerledi.Bakalim son ciltte yazarımız hangi konuları işleyecek.
1000Kitap
Ve Durgun Akardı Don 3Mikhail Sholokhov · Ağaoğlu · 010 okunma
8/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 11:45
Mihail Bulgakov'un "Genç Bir Doktorun Anıları" birbirini takip eden 9 bölümden oluşuyor, ilk 7 bölüm bir taşra kasabasında (Muryevo) diğer bölümler büyük şehirde geçiyor. Muryevo hastanesinde, sağlık memuru Damyan Lukiç, ebeler Pelageya İvanovna, Anna Nikolayevna, bekçi Yegorıç, karısı aşçı Aksinya ile yaşanan yaklaşık bir buçuk iki senelik zorlu günler boyunca bir çok badire atlatan ama bir o kadar da tecrübe kazanan 26-27 yaşlarındaki genç doktorun ismini öğrenemiyoruz. Sekizinci bölümde, taşradan büyük şehire, oradaki hastane görevine gelince tanışıyoruz Doktor Vladimir Mihayloviç Rodoviç ile. Son iki bölüm taşrada yaşanan tecrübelerin ötesinde izler taşıyor. Çok güzel bir okuma oldu. Zaman zaman göreve ilk başladığım yıllara dönmedim desem hata olur. Muhteşem kaleme alınmış o tecrübesizliğin verdiği his. İyi okumalar...
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma