... 12 Eylül'ün yenilgi psikolojisinin, Türkiye'de "yeni muhalif arayışları" da ortaya çıkardığını, bu yeni damardan anarşist, feminist, eşcinsel aktivist, çevreci, hayvansever ve gayrı Kürt etno-kültürel hareketler doğduğunu da hatırlatalım.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Sosyoloji
Güzel Tespit
Kendilerine aktivist diyenler başkalarına göre vicdan iktidarı hissiyatındayken "izm"le biten her hareketin toplum nezdinde itici olduğunu yadsıyorlar. "Bu derneğe gir," "Bu eylem için imza ver," çağrıları çoğu zaman dostlar alışverişte görsünden öteye gitmiyor. Kitleler nezdinde ters tepebiliyor. Hoşlanmıyoruz örgütlerden. Çoğunluğu kaçıran bir şey. Mesele çoğunluğun kendiliğindenliği, toplumsal vicdanın gücü.
1000Kitap
Reklam
Şairin mecazen ‘terörist’ tanımı taşıması, irkiltici görülse de aktivist olması gerektiğinin bilincini kaybetmemesi, bağ dokusunu omurgaya yaklaştırması, yani bir edebiyat geleneğini otonomlaşabilmiş vücuttan kopartmadan ondan güç alabilme akıllığını ve inceliğini göstermesi ( septik nokta ), klişeleri kırabilmek için klişelere ihtiyaç duyulduğunun basit mantığını yazarken geliştirdiği, tasarımdışı bıraktığı sezgisine ekleyebilmesi, belki de bütün bu ‘silahlanma’ süreci, onu, şiddetten, şiddetin akıbetinden alıkoyamayacaktır.
Alıntı
"Enteresandır, 1965-1985 yılları arasında hayli canlı olan, Müslüman Kardeşler'den, Cemaat-i İslâmi'den, İran'dan birçok kitap tercüme edip yayınlayan aktivist ve entelektüalist İslâmcılığın Ortadoğu ilgisi-bilgisi de fevkalâde zayıf ve hissiyat-hamaset düzeyinden öteye geçmeyen bir karakterde ve seviyededir. Onların da mütehassisları ve Türkiye merkezli kitap, makale üretimleri yoktur/yoka yakındır.Dahası Ortadoğu ve İslâm ülkeleriyle alakalı yayınladıkları kitap ve makaleler büyük ölçüde oryantalistler, yani ideolojik olarak düşman belledikleri kişiler tarafından ve tamamıyla/bir miktar Türkiye karşıtlığı üzerinden kaleme alınmış metinler ve eserlerdir. Gazete ve dergilerinde yer alan Ortadoğu yazıları, görselleri ve haberleri de böyledir.
Sayfa 49 - Dergâh Yayınları·Kitabı okuyor
Ne yaparsak yapalım "yeterince" kabul görmeyeceğimiz bir çağda yaşıyoruz. Yeterince çevreci, yeterince aktivist, yeterince muhalif, yeterince taraftar, yeterince ahlaklı, yeterince solcu, yeterince kitapsever, yeterince sinefil, yeterince gurme, yeterince gezgin, yeterince sağlıklı, yeterince bilgili değiliz. Her zaman bizi terazisinde tartacak ve yetersiz olduğumuzu yüzümüze vuracak birinin geleceğini biliyoruz.
Sayfa 43·Kitabı okudu
"Aşırı toplumsal çelişkilerin mevcut olduğu 1920'lerde mali krizin arifesinde zenginlerin aşırılıklarını ve fakirlerin sefilliğini vurgulayan pek çok işçi temsilcisi ve radikal aktivist mevcuttu. Buna karşılık 21. yüzyılda bambaşka türde ve çok sayıdaki ideolog sürüsü bunun tam karşıtını yayıyor: eşitlikten son derece uzak olan toplumumuzda her şeyin iyi olduğunu ve çaba gösteren herkesin çok daha iyi bir konuma geleceğini. Motivasyon hocaları ve olumlu düşünmenin diğer temsilcilerinin sürekli çalkalanan iş piyasası yüzünden mali yıkımın eşiğinde bulunan insanlara iyi bir haberi var: en ürkütücü 'değişimler'i bile kucaklayın ve bunları fırsat olarak görün."
Reklam
Reklam