İnanç, suyun dibinden hiç çıkmadan yaşamak gibidir. Görüşü bulanık, duyuşu sınırlı, sesi kısık, ciğerleri baskılı... Ona tarif etseniz de, suyun dışında bir yerin olduğunu, sesinin çıkacağını, uzakları göreceğini, çoğu şeyi duyacağını ve baskıdan kurtulacağını hayal bile edemez.
İnsanlar dinleri yüzünden eziyet gördüğünde, derilerinin rengi ya da yamalı giysileri veya şivesi yüzünden aşağılandığı ya da alaya alındığında bunu unutmazlar.