Sakardı. İnatçıydı. Kırılgandı. Bazen küçük bir çocuk gibiydi, bazen yüz yaşında ruhsuz bir kadındı. Bazen sessizdi, bazen avaz avaz bağırırdı. Güçlüydü. Cesurdu. Benim için yaşamayı göze alacak kadar…
"Adın ne? diyorlar.Kendime bir ad verdiğimi sanıyorlar. Oysa benim bir adım yok. Ben her şeyi reddettim; ne adım,ne doğum yerim,ne baba adım var. Hiçbir şeyim yok benim.Ben bağımsız biriyim. "Adın ne?" İnsan. "Kaç yaşındasın?" Saymadım diyorum,sayamam da..."
İnsanlar bu ilkbahar sabahının, tüm canlıların mutluluğu için yaratılmış doğanın bu güzelliğinin değil, birbirlerine hükmetmek için uydurdukları şeylerin önemli, kutsal olduğu inancındaydılar.