Uğultulu Tepeler
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 15:51
İngiliz edebiyatı bölümünden seçmeli ders alan biri olarak hiç kalkıp da Uğultulu Tepeler okuyayım demedim bunca yıl boyunca. Kitabı resmen İthaki'nin kapağını sevdiğim için satın almak nasip oldu. Beni bu kadar içine alacağını ve her işimi bıraktıracak kadar kendisine bağlayacağını hiç düşünmedim. Duygularım kabardı okudukça. Biraz burukluk, biraz eksiklik fakat her şeye rağmen tamamlanmışlık. Gerçekten Emily Brontë'nin sadece tek bir roman yazması büyük talihsizlik benim adıma. Diğer kitaplarını da okumayı, karakterlerinin yoğun duyguları arasında kaybolmayı çok isterdim. Onun yerine kardeşlerinin kitaplarında aynı tadı bulmak için uğraşacağım. Kapağı kapatıp hayatıma olağan bir halde devam etmek biraz vakit alacak çünkü kitap hep zihnimde ve benimle. Bir kitabı ikinci kez okumak sıkıcılığına kolay kolay katlanmam ancak bu ikinci kez okumayı göze alacağım bir kitap.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · İthaki Yayınları · 201657,8bin okunma
9/10
·600 syf.··
2026 34. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:26
Daha fazla kaos olamaz diyorum, sonra yazarlar gelip çıtayı arşa çıkarıyor. Bu kitapta sırlar ortaya dökülüyor, dostluklar sınanıyor.. Kendimi sürekli bir bölüm daha okuyayım derken buldum. Entrika, ihanet, romantizm ve aksiyon öyle güzel harmanlanmış ki kitabı okurken adeta Solaria'da yaşıyormuş gibi hissettim. Bazı karakterlere sarılmak, bazılarını ise akademiden aşağı yuvarlamak istedim. Bazı sahnelerde karakterler arasındaki çekim o kadar iyi yazılmış ki sayfaları çevirmek imkânsız hale geliyor. Ancak beni asıl etkileyen şey, bu sahnelerin hikâyeye ve karakter gelişimine hizmet etmesiydi. Romantizm, entrika ve kaos bir araya gelince ortaya tam anlamıyla bağımlılık yapan bir kitap çıkmış.Eğer karanlık fantastik dünyaları, güçlü karakterleri ve sizi sabaha kadar uyutmayan kitapları seviyorsanız, Zodyak Akademi sizi de pençesine alacak. Şimdi beni affedin, çünkü bu seriden çıkamıyorum Hesaplaşma Caroline Peckham Susanne Valenti
HesaplaşmaSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 202687 okunma
Reklam
10/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2026 214. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:58
Hayat Yollarında ise daha çok yazarın çocukluk ve gençlik yıllarındaki anılarından oluşuyor. Bir nevi biyografik bir kitap diyebiliriz. Ama olaylar sizi içine alacak güzel bir kurguda anlatılıyor. Biyografi sıkıcılığı yok. (Ben biraz sıkıcı bulurum bu türü, O yüzden öyle diyorum. Alınma, gücenme olmasın eheh.) Hikayede Panait Istrati'nin ilk kez annesinin yanından ayrılarak gerçek hayatın acımasızlıklarıyla yüzleşmesi anlatılıyor. Çocukluk ve gençlik döneminde, iş hayatında karşılaştığı zorluklar, haksızlıklar, bunlar karşısında bocalayışı, ayakta kalma çabaları yer alıyor kitapta. Bu zamanlarda tek destekçisi kitapları ve elindeki Romence dil bilgisi sözlüğü oluyor. Hayatımızın her döneminde karşılaştığımız zorluklarda bize güç verecek, cesaretimizi ve yaşama sevincimizi yitirmemizi engelleyecek bir şeye ya da bir kimseye ihtiyacımız olur ya, burada da sözlük o görevi görüyor işte. Hikaye, daha sonraları yazarın yaşadığı topraklardan kaçıp uzaklaşarak en büyük hayali olan Fransa'ya ulaşma çabaları ile devam ediyor.
Hayata Dair
Hayat YollarındaPanait Istrati · Varlık Yayınları · 2015649 okunma
Tarih tekerrür mü ediyor ??
8/10
·624 syf.··
2026 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 13:39
Bu seriye olan tutkum ve bağlılığım.. Okumak gibi değil de tamamen zihinde canlandırmak gibiydi. Öyle keyif verdi öyle mutlu etti beni. Konusunu ele alacak olursak; Ölümlüler diyarında yaşayan bir prensesimiz var Sehaphine, kendisi prenses olmasına rağmen asla öyle bir muamele görerek büyütülmüyor ve herkesten saklanıyor varlığı. Yıllarca tek bir görevi yerine getirmek için eğitimler alıyor, bir suikastçı olarak yetiştiriliyor. Sunulması gereken yerine getirmesi gereken bir görevi var. Ölüm ilkeli Nyktos’u öldürmek ve kendi diyarınında yayılmaya başlayan çürümeyi durdurmak. Nyktos’u öldürmenin yüzyıllar önce yapılan bir anlaşmanın sonuçlarını ortadan kaldıracağını düşünüyorlardır. Nyktos’a sunulacağını vakit geldiğinde gerekli ritüeller yapılır ama hiç bir şey onların istediği gibi olmaz. Nyktos kendisine bir konsort istemediğini söyler ve onu geri çevirir. Sonrasın da bir çok gizemli ölüm yaşanmaya başlar meraklı kızımız kendini tutamaz ve her olayda kendini orada bulur, Nyktos’la yolları bir çok kez kesişir, aralarında zamanla bir bağ oluşmaya başlar. Nyktos kendini asla açık etmiyor bu arada tabi. Seraphine’in başına gelen çok kötü bir durumda ortaya çıkar ve her şey ortaya döküldü sanırız ama hayır. Seraphine’i kendi dıyarına götürmek üzere ölümlüler diyarından ayrılırlar. İşler orada daha da karmaşıklaşır. Seraphine’nin aslında neden ona sunulduğu, Seraphine’ nin içindeki hayat kıvılcımı ve ikisinin arasında ki o sonsuz bağın sebeb olacağı bir çok tat kaçırıcı olay. Yazarımız her kitabında yaptığı gibi bunda da en son sayfaya bir bomba bırakıyor ve gidiyor. Kendisine teşekkür ediyoruz. Şunu da belirtmek de fayda var Ten ve Ateş serisi Kül ve Kandan serisinin devamıdır. Fakat Cas ve Popy’nin hikayesinin devamını değil onların ataların hikayesi okuyoruz. Onların
1000Kitap
Kıvılcımdaki GölgeJennifer L. Armentrout · Dex Kitap · 2023281 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Öncelikle yazarımızla İzmir Kitap Fuarı'nda tanıştım. Kendisi son derece cana yakın ve samimi biriydi. İmzaları için kendisine çok teşekkür ederim. Bu kitaplar, benden kızıma kalacak değerli hazinelerim arasında yer alacak. 🩷 Kitaba gelecek olursak; zaman zaman baş karaktere sinirlendiğim, zaman zaman da şaşırdığım, polisiye ile absürd unsurları başarılı bir şekilde harmanlayan bir roman olmuş. Yazarın dilini, kurgusunu ve keskin çıkarımlarını her zaman çok sevmişimdir. Kitap, okuyucuyu içine çekiyor ve olayların tam ortasındaymış hissi vererek akıcı bir şekilde ilerliyor. Daha önce "Oğullar ve Rencide Ruhlar" ile "Gizli Ajans" favorilerim arasındaydı. "Kan ve Gül" de bu listeye eklendi. Yazarın yeni çıkan kitabına başlamak için sabırsızlanıyorum.
Kan ve GülAlper Canıgüz · April Yayıncılık · 20178,9bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 18. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 00:22
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığında sadece bir hikâye bitmez… aklında bir ihtimal kalır. Tanrıların Projesi tam olarak böyle bir kitaptı benim için. Ana karakter Öznem’in hikâyesi oldukça çarpıcı bir yerden başlıyor. Edebiyatta hayran olduğu “Beş Büyükler”i düşünürken bir anda boğulması ve gözlerini açtığında kendini 100 yıl öncesinde, onların yanında —üstelik altıncı olarak— bulması… Bu fikir başlı başına insanın zihnini kurcalıyor. Çünkü bir noktadan sonra şu soruyu kendine sormaya başlıyorsun: Hayranlık duyduğun, ama çoktan bu dünyadan gitmiş birileriyle gerçekten yaşama şansın olsaydı… ne yapardın? Peki ya onlardan birine aşık olsan? Kitap tam da bu noktada fantastik kurguyu duygularla çok dengeli bir şekilde birleştiriyor. Ne fazla karmaşık ne de yüzeysel. Aksine, akıp giden bir dili var. Okurken yorulmuyorsun, içine çekiliyorsun. Özellikle aşkın işlenişi… o “ulaşılamaz” hissin somutlaşması… Bence kitabın en güçlü yanlarından biriydi. Benim en çok düşündüğüm şey ise şu oldu: Orada kalma ihtimalin varken, kendi hayatına geri dönebilir misin? Yoksa ait hissettiğin yer, aslında hiç yaşamadığın bir zaman mı olurdu? Kitabın ismiyle ilgili küçük bir detay da var. Açıkçası isim bana biraz ipucu verdiği için sonunu tamamen olmasa da kısmen tahmin edebildim. Eğer farklı bir isimle karşılaşsaydım, muhtemelen çok daha ters köşe bir etki bırakırdı. Ama bu, hikâyenin keyfini azalttı mı? Kesinlikle hayır. Sonuç olarak; eğer hem fantastik bir dünyaya girmek hem de içinde his barındıran, aşkı hissettiren bir hikâye okumak istiyorsanız bu kitap sizi yormadan içine alacak türden. Alışılmışın dışında bir fikirle yazılmış, sade ama etkili bir anlatımı var. Ve belki de en önemlisi… Kitap bittikten sonra kendinizi şu soruyu sorarken bulabilirsiniz: Evrende farklı
Tanrıların ProjesiBerre Ayvaz · Orionebula Yayınevi · 20254 okunma
Reklam
Reklam