Kitabı yazdığı dille bir cümle yazmak isterdim :)
9/10
·342 syf.··
2026 206. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:27
Erotizmin en doruk noktalarını ve insanların açık açık konuşmaktan korktuğu her noktayı ustalıkla kaleme almış. Kendisinin de bahsettiği gibi şeytancasına içten biri.. Bütün bunlar elbette ağıza alınmaza dair simgesel konuşmalar ve cinsellik insan doğasında olmayan bir şey değil. Bu kadar sansür gerektirecek metinler olmasa - tüm alıntılarımı filtreleyerek paylaştım - muhtemelen dünyanın sayılı yazarları arasında yerini alırdı ki kendine yarattığı tarzıyla - biyografi, mistisizm ve felsefe - okurların dünyasında zaten yine de sayılı yazarlardan biri. Ne taraftan baktığınıza bağlı :) Bugüne kadar yengeç dönencesi ve oğlak dönencesi olmak üzere iki kitabını okudum ve hayatının belirli kısımlarını onunla birlikte yaşamış oldum. Anne karnından itibaren çocukluk ve yetişkinlik dönemine kadar en ince en sapkın duygularına şahit oldum. Yaşadığı mistik anlarda onunla birlikte farklı dünyalara girdim. Yeri geldi aynı felsefi görüşü paylaştım. Annesi tarafından sevilmemesi, yaşadığı yerin aptal insanları arasında sırıtışı hepsine şahidim. O sevilmediğinde ben de sevilmedim. Onunla birlikte küfredip insanlara tükürdüm. Bu serseri ve kaçık abimizin herkese hitap etmediği açık. Ama meraklısını fazlasıyla besleyen, yer yer de eğlendiren bir tarafı var. Benim için etkisi oldukça büyük oldu. Ama fazla erotizmden rahatsız olacaklar için… evet, pek uygun bir yatırım değil. Çeviri kısmına da değinmek gerekir. Avi Pardo dışında bir çevirmenin işinden bu kadar keyif alacağımı pek düşünmezdim. Sokak dilini oldukça iyi yansıtmış. Bazı çevirmenler vardır; kitabı değil, çevirmeni seçtirir. Bu da onlardan biri. Henry Miller ile tanışmamı sağladığı için ayrıca teşekkür borçluyum.
Oğlak DönencesiHenry Miller · Siren Yayınları · 2014741 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
SESSİZ KİRACI CLÉMENCE MICHALLON 392 SAYFA Sevgiyle ilgili sorun şu: İnsanları güçsüz düşürebiliyor. AidaThomas, yaşadığı kasabada herkes tarafından sevilen, sözüne güvenilen, yardımsever bir adamdır. Çok sevdiği bir karısı ve on üç yaşında üzerine titrediği bir kızı vardır. Eşini kanserden kaybettikten sonra kızı Cecilia ile başka bir eve taşınmak zorunda kalırlar. Tüm kasaba bu süreçte yanlarında olur. Fakat Aidan'ın kimsenin bilmediği karanlık bir yönü vardır. O bir seri katildir. Hayatını bağışladığı tek kurbanı Rachel'i eski evlerinin arkasındaki barakada yıllardır saklayan Aidan'ın, taşınma sırasında onu da yanlarında götürmekten başka çaresi yoktur. Artık kızı ile yaşadığı evde devam edecektir Rachel'in yıllardır süren esareti. Kasaba halkına uzaklardan ziyarete gelen kuzeni olarak tanıtır esir tuttuğu kadını. Beş yıllık esaret sonrası Aidan çok emindir Rachel'in sırrını ele vermeyeceğinden ve kaçmayacağından. Fakat Rachel, yıllardır beklediği fırsatın sonunda geldiğinin farkındadır. Yaşadığı psikolojik ve fiziksel şiddetten kurtaracaktır kendini. Psikolojik bir gerilim olması nedeniyle biraz ağır ilerleyen, karanlık bir hikayeydi. Rachel'in, Aidan'ın sevgilisi Emily'in ve kurbanlarının anlatımı ile ilerleyen satırlar umutsuzluğu, çaresizliği, karamsarlığı barındırıyor. Aidan'ın sırrı ortaya çıkacak mı, Rachel bu esaretten kurtulacak mı soruları ile sizi başbaşa bırakıyorum. Ben sevdim hikayeyi. Psikolojik gerilim seven dostlara tavsiyemdir. Kısa bir not: Stephen King/ O Betty Smith/Bir Genç Kız Yetişiyor Mary Higgins Clark/Ölüm Tangosuyla Dans kitapları; Bir Rüya İçin Ağıt ve Dövüş Kulübü filmleri kitapta bahsi geçen eserler. Becerikli yalanlar hakkında neler duymuştun? Her yanlış bilgiyi biraz gerçekle karıştırmazlar mıydı? Hayatta kalmanın sekizinci
Sessiz KiracıClémence Michallon · İthaki Yayınları · 202449 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
El cordobes
10/10
·364 syf.··
2026 45. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 01:17
İspanya iç savaşını duymuşluğum vardı sadece okurken allak bullak oldum. Birinci Dünya Savaşı- İspanya İç Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı yılları… İnsan ne kadar kötüleşebilirin cevabını görmeyen toprak parçası kalmış mıdır yeryüzünde? Konumuz İspanya savaşı değil, konumuz arenalarda olabilmek için aç susuz yollar aşan, horlanan, sürgün edilen, ölümle burun buruna gelmiş olan El Cordobes. Biyografiden ziyade anılar toplanmış, sadece El Cordobes’in anları değil onun hayatında acı tatlı izi olan neredeyse herkesin anıları… Kitabın adı daha bir iç acıtıcı Manuel Benitez, doğduğu gün o da bizim gibi aç kalacak diyerek ağlayan ablası Angelita’ya arenaya çıkmadan şunu söyler “ Bugün sana ya bir ev alacağım ya da yasımı tutacaksın.” Kitabın özet cümlesi budur. Mutlaka okuyun…
Yasımı TutacaksınLarry Collins · Payel Yayınları · 1993427 okunma
Ne diyeceğimi gerçekten bilmiyorum
6/10
·368 syf.··
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:07
Bu yazarın kitaplarını bir daha alacağımı sanmıyorum. Evde olduğu için ve halihazırda sıkıldığım için dün başladım ve bugün bitirdim. Nasıl desem. Yazım dilini gerçekten beğenmiyorum. Bir şekilde çok kopuk kopuk hissettiriyor. Araya bir betimleme atıyor ama kitapları çok hızlı akıyor. Sürükleyici bir kitaptı buna rağmen. Gerçekten elimden bırakmadan okudum ama arka kapak yazısındaki heyecanı pek bulamadım. Sonu güzeldi ama bilemiyorum o kadar şaşırmadım sanırım. Böyle bir konu daha farklı bir şekilde toplanabilirdi. Gerilim kısmı gerçekten iyi ama onun dışında pek sevmiyorum yazarın kitaplarını. Öyle çerezlik,akıcı ve bitirmelik kitaplar işte. En azından Joshua Projesi gibi bir hayalkırıklığı ile karşılaşmadım. Gerilim kitaplarını seviyorsanız bir şans verebilirsiniz.
PsikozSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 2023235 okunma
Kaçırmayın muhakkak okuyun
Puan vermedi·404 syf.··
2026 17. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 08:28
Savaşa olan bakışımı o kadar çok etkilemedi. İnsanoğlunun savaş olmadan bile düşebileceğini okuduğum/ gördüğüm için o alanda çok büyük değişiklik olmadı. Ancak Rus insanı Türklere benzer derlerdi bu kadar olduğunu bilmezdim. Çoğu anıyı dinlerken gözlerim doldu. Kahramanlık, cesaret ve fedakarlık hikayelerini dinlerken sanki kurtuluş savaşını dinliyorum zannettim. Çarpıcı o kadar hikaye var ki hangisini not alacağımı hangisini insanlara anlatacağımi şaşırdım. Sık sık da devletlere ve yöneticilere kızdım. Bu insanciklarin devletlerden çektiği nedir arkadaş. 20 milyon insan sadece Ruslar kayıp vermiş. Kadınlar ve askerlik konusu da çok çarpıcı idi. Gerek toplumun gerek askerlik kurumunun kadına anneye, kız çocuğuna konu asker olmak olunca bakış açısı ne kadar farklılaşabiliyor. Savaşta çeşitli şekillerde görev alan kadınların asker dönüşü yaşadığı travmalar çok iyi resmedilmiş. Üzerinde çok çalışılası bir konu özellikle. Bir paragraf da 20. yy açmak lazım. Avrupa için karanlık çağ orta çağ olarak geçer ama sadece Rusya da bu yaşananlar dahi gerçek karanlık çağın 20. yy olduğunu gözler önüne seriyor. Savaş çığırtkanlarina okutmak anlatmak lazım. Hollacoust ile bu kadar film olup Rusya'nın Hitler karşısındaki direniş/savaş/ açlık/ölüm/tükenişi hakkında onun yarısı kadar çalışma olmaması içler acısı. Ne lobiymiş arkadaş. En azından bu ablamiz bir nebze sessizlerin sesi olmuş. ABD yi ikinci Dünya Savaşı'nın kahramanı bitiricisi olarak görüyorduk hep ama bir de hikayeyi Ruslardan dinlemek lazım. Uzun lafın kısası çok farklı gözlemlerin yapılabileceği harika bir kitap yaşı yeten herkes okusa keşke.
Kadın Yok Savaşın YüzündeSvetlana Aleksiyeviç · Kafka Yayınları · 20161,320 okunma
Spoiler yok.
9/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:07
Kitap başlarda biraz zorluyor insanı, gerek dili gerekse akışı olsun biraz alışmak ve anlamak gerekiyor. Ancak 3-5 sayfa okuyunca tamamen hakim oluyorsunuz dile de olayın akış tarzına da. Hem güldüren hem şaşırtan en çokta günümüzde hala yaşanılan şeylere çok benzer bir hikayeye tanık oluyorsunuz. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın mizahı zaten çok güçlü bunu birçok defa okumuştum ama bu romanda toplumsal eleştiriyi mizahla birleştirme biçimini bizzat okuyarak hayran kaldım. Sahiden de çok büyük bir isimmiş, kıymetini bilememek benim ayıbım olsun... Sanırım Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kaleminden okuduğum ilk eseri bu ancak o kadar geç kalmış bir tanışıklık oldu ki kendime çok kızıyorum daha önce okumadığım için. PDF olarak okumuştum bu kitabı fakat kütüphanem için mutlaka alacağım bu ve diğer tüm eserlerini. Kısaca konuya değinirsem eğer: İnsanların batıl inançlara ve sözde doğaüstü güçlere ne kadar kolay inanabildiğini konu alan mizahi bir roman. Mahallede "efsuncu" olarak tanınan Ebulfazl Enveri'nin etrafında gelişen olaylar üzerinden hurafeler, aldatmacalar ve insan zaafları anlatılıyor. Aradan geçen onca yıla rağmen anlattığı insan tiplerinin hâlâ günümüzde karşımıza çıkabilmesi de kitabı şaşırtıcı derecede güncel hissettiriyor. Öyle güzel işlenmiş ki hikaye hayran kaldım gerçekten çok çok sevdim. Kısacık bir kitap ama insanda çok büyük etkiler bırakıyor. Özellikle son 5 sayfa falan inanılmazdı. Çok büyük keyifle okudum. Muhakkak okuyun.
1000Kitap
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma