tevafuken, kitapla hayatımın benzer seslerde yüreğime seslenmesi
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 18:38
Kitabın yorumuna geçmeden önce tevafuken bu kitabın ruhuma iyi geliş sürecinden biraz bahsetmek istiyorum. Anlamlı bir anı olarak kalması ve belki okurken kendinde yaşadığı benzer bir şey bulup da iyi bir hisse çıkartmasına vesile olduğumuz olursa diye ümit ederekten... Çok tahmin edilemez bir anda ayağımı burkup yere düşmem üzerine ayağımı kırmış bulunduğum bir dönemdeyim, yaklaşık 1-1,5 ay verilerek yapılmış dize kadar alçılı ve üzerine basamadığım bir ayak... İnsan, alışkanlıklarının bir anda tepetaklak olması ve önceden elinde olduğu şeylerin aslında onun bir hakkı ya da yeteneği değil de sadece Rabbinin bir lütfu olduğunu hatırlayabilsin diye sanırım bazı imtihanlar. Rabbim beterlerinden korusun, yaşadığımız imtihanlardan da gereken dersleri alıp daha da güçlenerek yeniden kalkıp O'na doğru ilerleyebilmeyi nasib eylesin. Garip hissettiğim, yeri gelince kendi kendime ağladığım, dışarıda kimseyi üzmemek için gülümsememi yüzümden eksik etmemeye gayret ettiğim bir hâl... Çünkü hayat imtihanlarla dolu ve O'nun rızası için çıktığımız ve her şeye katlanmaya razı geldiğimizi söylediğimiz bu yolda en ufak engelde suratımızı asıp sürekli şikayetlenmek ve diğer kulların ümidini kırarak hakka girmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Sevdayla, aşkla koşan yorulmaz deniyor ya (tabii ben koşamıyorum, zıplıyorum ya da sandalyeden itiliyorum ama olsun:) İnsan ne kadar üzülse de şikayet etmek olanı değiştirmeye yardımcı olmayacağı için mantıklı da değil. Final haftamdayım.. Kimseye yük olmak istemediğim bir dönemde pek çok yakınımın yardımına çokça ihtiyaç duyuyorum. Elhamdülillah ben mümkün oldukça yormayacak şekilde kendi istek ve ihtiyaçlarımı azaltmayı ve mimumuma indirmeyi öğreniyorum, mecbur olanlar gerektiğinde de onlar sağ olsun şikayet etmeden beni neşelendirerek yardım
Dünyayı Azaltmanın MevsimiFatma Bayram · Ketebe Yayınevi · 2026109 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2025 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 12:59
Otomatik Portakal Kişiler: Alex Pete Georgia Aptalof Koca Göbek Çakal P.R Deltoid Endy Monty Sonietta Will Zophar Doktor Zıp Zıp Doktor Bronom Doktor Brodsky Joe Tez F. Alexander Z.Dolin Rubistein D.B Silva Len Rick Öküzof Georgina Greg
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
Reklam
yanında susup oturabileceğiniz insanlara benzer bazı kitaplar
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
“Muhtemelen daha iyi zamanlar gelecek, diyordu. Ancak daha iyi zamanlar demek başka zamanlar demekti ve buna önce alışmak gerekirdi.“ Sakin, yanında susup oturabileceğiniz insanlara benzer bazı kitaplar. İsimsiz Kafe onlardan. Sizi cam kenarında bir masaya alıyorlar, 1966 yılının sisli Viyana sokaklarına bakıyorsunuz. İkinci Dünya Savaşı sonrası. Viyana’nın kırılan kolu alçıda, ayağında şarapnel parçası kalmış, ama ayağa kalkmaya çalışıyor. Robert Simon, dağılmış pazar yerlerinde ne iş olsa yaptıktan sonra köşedeki , -neredeyse Viyana kadar- yıkık kafeyi açıyor. İşçiler geliyor, işsizler, esnaf, sıradan hayatlar yaşayan sıradan insanlar. Bilmeksizin yaşam mücadelelerini, umutlarını da getiriyorlar, bilmeksizin bölüşüyorlar, küçük bir Viyana’ya dönüştürüyorlar Kafe’yi. Büyük olaylar, müthiş şahsiyetler, afili cümleler, mucizeler, vay neymiş diyeceğiniz tespitler yok. Hep kitap, hem hikaye, hem insanları gösterişten uzak. Durağan metinler okumak beni sıkıyor demiyorsanız siz de benim kadar seversiniz bu kitabı.
Edebiyat
İsimsiz KafeRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2024389 okunma
İNCELİKLİ DUYGULARIN KİTABI “GECE SÜTÜ”
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
Gece Sütü İNCELİKLİ DUYGULARIN KİTABI “GECE SÜTÜ” Şeyda Apaydın’ın ilk öykü kitabı “Gece Sütü”nde yer alan ilk öykü “Damla Sakızı”, onu ve dolayısıyla onun kalemini tanımama vesile olan öyküdür. Ödüllü bir öyküydü. Bahçelievler, Tunalı, Sıhhiye Köprüsü ve fıskiyelerden yükselen suyunda zarif, beyaz kuğuların yüzdüğü Kuğulu Park’ıyla bir Ankara öyküsü… Beni başkentli bir yazarın kalemiyle tanıştıran bu öyküde Apaydın’ın sadece dili kullanışından, gözlem yeteneğinden değil; okuru ters köşe eden kurgusundan da çok etkilenmiştim. Sonraki yıllarda Şeyda Apaydın’ı daha yakından tanıma fırsatım oldu. Öykülerini gün yüzüne çıkarmadan onları nasıl didik didik ettiğine, dildeki gayretine, diyalogları kurmadaki rahatlığına tanık oldum. Sonra o öyküler bir araya gelip bir “ilk kitap” oldu. Arte Yayınevi’nin “İlk Yayınevim” projesi kapsamında 2022’nin son ayında, “Gece Sütü” adıyla raflardaki yerini aldı. Bu ilk göz ağrısı kitap, usta yazar Abdullah Ataşçı’nın arka kapakta yer alan yazısında şu cümlelerle tanıtılıyor: “Şeyda Apaydın, insanın karanlık tarafını aydınlığın içindeki sözcüklerden aldığı elle yazıyor. Öykülerinde, emniyetli gördüğümüz hayatlarımızın aslında ne kadar çabuk alt üst olabildiğini, tekinsizliğin en güvendiğimiz mekânlarda dahi kol gezebildiğini fısıldıyor kulağımıza. Kalemi alabildiğine sakin. Acele etmeden, gerilimi tırmandıran kahramanlarının tuzağına düşmeden tane tane anlatıyor. Şeyda Apaydın, bu ilk kitabında, iyi bir hikâye anlatıcısı olduğu kadar, titiz bir dil işçisi olduğunu da gösteriyor. Anlatmaktan ve yazmaktan başka bir gayesi olmadığını da… İyi bir öykücünün sesini duyacaksınız bu ilk kitapta. Okurken daha pek çok iyi kitabın habercisi olduğunu da unutmadan.” Abdullah Ataşçı’nın yazdıkları, kitabın kapağını açıp içeriye girecekler için çok
Edebiyat
Gece SütüŞeyda Apaydın · Arte Yayınları · 20227 okunma
Tut Elini
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 153. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2023 00:00
Yazar Lara Tuksal' ın okuduğum ilk eseri. Kitap bir bibliyoterapi türü kitaplardan. Yanı kitabın içersinde yapabileceğiniz bazı birtakım terapi egzersizleri bulunuyor. (Meditayson vb..) Kitabın girişinde yazarın doğumu esnasında ve 22 yaşında yaşamış olduğu acı bir olaya şahit olacaksınız. Özellikle 22 yaşında yaşamış olduğu olay ayrı bir üzücü. Bu olayı size spoiler olmasın diye anlatmayacağım ama bu olayı meditasyon aracılığıyla yendiğini söyleyebilirim. Ya da anlatayım: Olay ABD' de gerçekleşiyor. Yazar 2015 yılında bir gün arkadaşlarıyla buluştuktan sonra evine dinlenmeye gelir ve sabah kalktığında o acı olayla karşılaşır. Yani bacağı durduk yere davul gibi şişmiştir. Bunun sebebini öğrenmek için haklı olarak en yakın hataneye gider. Asıl Olay da burada başlıyor, doktorlar "But" hastalığına yakalandığını söyleyip 1 hafta istirahat edip tekrar kontrole gelmesi gerektiğini söyleyerek evine yollarlar. Fakat bacağında hiçbir iyileşme meydana gelmemiştir. Bu durum yazarın iyice telaşlanmasına sebep olur. 1 hafta sonra hastaneye tekrar gelir. Tekrardan kontrollerden geçer fakat yazara yanlış tanı konulduğu söylenir. Yazar iyice küplere binmez mi ? Sonra yazara bacağının kırıldığını dolayısıyla uzun süre alçıda kalması gerektiği söylenir ve tekrar gönderilir. Yazar bu durumdan işkillenerekten başka doktorlara gider fakat sonuç yine hüsrandır, bir türlü doğru dürüst tanı konulamamıştır. Sonra Türkiye'ye annesinin yanına bacağındaki hastalığın sebebi ve tedavisi için gelir fakat aynı sonuçla yine karşı karşıya kalır. Uyurken bacağının kendi kendine nasıl kırıldığını anlamdıramaz çünkü yazar uyur gezer de değildir. Bacağındaki hastalığına çare bulunamayınca sakat kalır. Akabinde doğal olarak hayatı sorgular, depresyonlara girer. Gerçekten yazarın yaşamış olduğu olay
Kişisel Gelişim
Tut EliniLara Tuksal · Destek Yayınları · 2020202 okunma
10/10
·400 syf.··
2023 35. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2023 17:48
Serinin sonuna geldik sonunda aslında oldukça heyecanıni yitirmeyen bir seriydi... Sedef katili öldürüldü.. Alazi vurduve kendisi ise ağır yaralı.... Sedef son nefesinde dahi Atalayi arayıp Alaz için yardım istedi. Alaz ağır yaralı ve yoğun bakımda Atalayda Sedefin sesinden kötü oldugunu anlıyor ve buluyor sedefte yaralı bacağı alçıda. Üstelik Alaz ile aynı hastanede ama ikiside bilmiyorlar. Atalay Sedefi gizlice kendi bildiği bir yerde saklıyor neden mii çünkü Alaz Sedefi vurmak istiyor.. Başlarına gelmedik.yine kalmıyor. Arada o kadar çok olaylar varki... Neyseki birbirlerine sevgileri galip geliyor ve yeniden denemeye başlıyorlar ama bitiyor mu yine hayır Sedef vuruluyor ve aylarca yoğun bakımda kalıyor . Gözlerini açıyor ama Sedef ağır depresyona giriyor. Aylarca kimseyle konuşmuyor ve özellikle Alazla. Şimdiye kadar hiç susmayan kız şimdi de hiç konuşmuyor. Alaz o kadar çok görülüyor ve çaresiz kalıyor ki yurt dışına gitmiş gibi yapıp birkaç gün otele gidiyor. Sedefte öğreniyor ve yanına gidip evlenelim mi diyor :) bu serinin asla sonun böyle beklemezdim ama.benim.sevdogim.gibi bitti şükürler olsun bir travda daha kaldiramazdim:) okumak isteyenlere tavsiye ederim
Yaralasar - 4Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202110bin okunma
Reklam
Reklam