Aleyna Çekin

2/10
·256 syf.··
2023 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2023 01:50
Yazarın çok ses getiren kitaplarının yanında, 1000K verilerine göre pek okunmamış, zaten şu anda da baskısı bulunmayan kitabı "Öp ve Anlat", benim de okuduğum ilk eseri oldu. Sahaf alışverişim sonrasında edindiğim ve "zengin ya da ünlü olmayan birinin biyografisi yazılabilir mi?" düşüncesinden ortaya çıkmış bu kitap başta ilgimi çekti ve hevesle okumaya başladım. Kitabın daha önsözünden alıntıladığım bir cümlenin başlığına, "Sağlam bir kitaba başlıyorum hissiyatı..." yazmam da bu sebeptendi ki, kitabı bitirdikten sonraki düşüncem pek de böyle olmadı. Kitap Botton'un mahrem bir ilişkiye girdiği ve sıradan bir kişi olarak tanımladığı "sevgilisinin" biyografisi. Kendine has, özgün bir dili olduğunu kabul edebilirim ancak altını çizdiğim bazı satırlar dışında (o satırlar profilimde mevcut) beklentimin çok altında kaldığını ve bana hitap etmeyen bir okuma olduğunu söylemeliyim. Yazar hedeflediği "özgün biyografi" türüne ulaşmış olsa da, her bölümde kendisini hatırlatarak bu fikri sürekli vurguluyor ve çoğu noktada bu durum okuma akışını -bence- olumsuz etkiliyor. Bu kitabı yüksek bir beklenti ile elinize almadığınızda, farklı bir okuma yapabileceğinizi düşünmekle birlikte ben pek de edebi bir keyifle okumadığımı hatta bitirmek için kendimi zorladığımı belirtmek isterim. Tamamen öznel yargılarımdan dolayı beğenmediğim bu kitap belki de sizin için eğlenceli bir deneyim olur, benden geçer not alamadı...
Öp ve AnlatAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 2007131 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Amor fati; yazgını seç, yazgını sev."
10/10
·430 syf.··
2023 20. kitabı
Ümidi; işkenceyi uzatan ve kötülüklerin anası olarak gören bir filozof. Hayatı boyunca yaşadığı sağlık problemlerinin yanında, ruhunu da zamanla hastalıklara boğan bir kadın karakterin etkisiyle dayanılmaz acılarla boğuşuyor. Ve inanılmaz bir kurguyla Nietzsche kendisini Doktor Breuer'in yanında buluveriyor. Doktor dedim değil mi? Okuma zevkinizden çalmak gibi olmasın ancak söylemeden geçemeyeceğim olaylar öyle bir noktaya geliyor ki, doktorumuz bir anda ümitsizliğin pençesine düşmüş bir hastaya dönüşüveriyor. Bilin bakalım ona kim doktorluk ediyor? Cevabı siz okuduktan sonra tartışalım... Bunları yazarken amacım olay örgüsünü buraya sermek değil. Meraklıları için kitabın arka kapağı bu görevi zaten üstleniyor. Ben kendi okumamın benim üzerimdeki etkisinden bahsetmek istiyorum. Zira son zamanlarda yaptığım okumaların sonu hiç böylesine düşünmeye varmamıştı. Bu kitap sizin tatmin hissiyatınızın sınırlarını zorluyor. Irvin D. Yalom'un zekası "Bir kitap bunca şeyi aynı anda nasıl sorgulatır?" sorusunun cevabını aratıyor okura. Kitabı çok geç keşfetmiş bir okur olarak benden önce yapılmış yüzlerce inceleme üzerine fazlaca bir şeyler yazmak anlamsız. Söyleyebileceğim tek bir şey varsa şudur ki; bu kitabı okumadıysanız, okuma listenizde bir düzenleme yapıp en başa Nietzsche Ağladığında'yı koymalısınız!
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Aşk, dostluk!.. Hepsi dökülür yapraklar...
10/10
·56 syf.··
2023 16. kitabı
Başlarken şunu belirtmek isterim ki; Selim İleri okumak, herhangi bir kitap okuma deneyiminin ötesinde bir edebi haz veriyor okura. C.S. de tam olarak bu nitelikte. "Yazar sizi alıyor karşısına, bir masaya oturuyorsunuz. Edebiyatın derinine iniyor konuşurken. O anlatıyor siz dinliyorsunuz. Zihninizin içine edebi rüzgarlar üflüyor sanki. Sonra sohbet uzuyor ve bu kitaba dönüşüyor." İşte bir cebe sığacak hacimdeki bu kitap, tam olarak böyle hissettiriyor okurken. Edebiyat seven herkesin bir solukta okuyacağını düşünüyorum. Kitap Cahit Sıtkı Tarancı 'nın yalnızlığı teması üzerinden şekilleniyor ancak bu kadar basit değil. Arka kapakta yazan bir cümleden bile şairi ne derin bir yerden yazdığı anlıyoruz, şöyle ki: "C.S. 'nin yaşamından kırıntılar ve parçalar aktarıyor. Yalnızız romancısının ( takdir edersiniz ki Peyami Safa )ve Z.O.S.'nin arkadaşı, Charles Baudelaire 'in ruh ikizi bir şairin yitirişlerini, dokunaklı gülümseyişini, en çok da yalnızlığını paylaşıyor." Bu cümle tam olarak özeti C.S.'nin. Eserlerini okuyup da büyülendiğimiz koca koca yazarlar, şairler selamlıyor sizi kitabın satırları arasından. 51 sayfalık kısacık bir anlatı. Ancak Selim İleri okumak bir kitap içerisinden yüzlerce esere yönlendiriyor sizi. Tıpkı, Seni Çok Özledim 'de olduğu gibi araştırmak isteyeceğiniz birçok konu ve okumak isteyeceğiniz birçok eserle kapatıyorsunuz kitabın sayfalarını. Edebiyatı seven ve gerçek hikâyelere tanık olmaktan keyif alan her okura tavsiyemdir. Keyifli okumalar dilerim.
C.S.Selim İleri · Everest Yayınları · 2022311 okunma
10/10
·264 syf.··
2023 14. kitabı
·
283 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2023 00:00
Eylül 2022'de Ankara'da bulunan en sevdiğim sahafın rafları arasından tesadüfen bulmuştum ve o zaman başlamış olmama rağmen bu gece bitirdim kitabı. Aslında bitirdim diye nitelendirmek ne kadar doğru olur bilmiyorum. Keza bazı kitaplar okunmakla bitmiyor çünkü. Kitap tek başına kocaman bir yapıt. Sebebi şu ki; bir edebiyat-sanat incelemesi olma özelliğinin yanında anı, deneme-söyleşi türünün yansımalarını da barındırıyor ve bunu yaparken derin gözlemlerini akıcı anlatımıyla güçlendirerek okuyucuya sunuyor yazar. Dolayısıyla hacmi küçük olsa da sindirmek epey zaman alıyor. Kitaba paralel olarak bazı araştırmalar ve okumalarla desteklemek gerekli. İşte 'kitabı bitirdim' , demek bu noktada doğru gelmiyor bana çünkü Selim İleri'nin edebiyatı ve sanatı "hayat" bağlamında ele aldığı bu eserde o kadar çok sanat eseri var ki, yalnızca ilk 50 sayfasını okuduğunuzda bile elinizde uzun bir araştırma listesi beliriveriyor. Edebiyatımızın klasiklerinin Selim İleri yansımalarını görmekle kalmıyor, dünya edebiyatının başyapıtlarını da yine kendisinin gözünden çoğu zaman değinilmemiş noktaları ele alınarak okuyor ve özümsüyoruz. Kitabı benim gözümde oldukça değerli kılan bir diğer yönü ise "anı" kısımları. Selim İleri'nin kendi deneyimlerini ve kişisel düşüncelerini de yine hayat bağlamında okuyabiliyor olmak, bir edebiyatçı olarak "iyi bir edebi eleştiri nasıl yapılır?" sorusunun cevabını bulmamda ışık niteliğinde oluyor çünkü. Edebiyat sanat eleştirileri, anı, deneme-söyleşi gibi türleri okumayı sevenlere tavsiye olunur. Güncel baskısının şu an bulunmaması sebebiyle sahaf rafları karıştırmak, belki kaybolmuş bazı güzel kitaplar bulmamıza da vesile olır. Keyifli okumalar.
Edebiyat & Roman
Seni Çok ÖzledimSelim İleri · Özgür Yayın Dağıtım · 198619 okunma
10/10
·208 syf.··
2022 30. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2022 18:27
Acilen bu muhteşem yazarın kalemiyle tanışmalısınız... Arlin Çiçekçi "Beşerbazın Mârifeti"nden sonra heyecanla beklediğim, çiçeği burnunda ikinci romanı "Servi Nine ve Üç Güzeller",kalbinizi sıcacık yapacak bir dille yazılmış. Kahramanımız Suna'nın önce uykularına, sonra kalbine düşen dört kadının hüzünlü hikâyesini okuyorsunuz. Onlarla acı çekiyor, gülüyor, türküler söylüyorsunuz. Her birinin hikâyesi sizi başka bir zamana, başka bir diyara götürüyor. İnce ince salınan Servi Nine'nin ayaklarının altında- huzurla mıdır bilinmez- yatan üç güzelimizi tanıyor anlıyor ve kalbinizi açıyorsunuz onlara. Suna ve babasının ilişkisi kalbinizi ısıtıyor. Rüyalarının ışığıyla çıktığı macera yolunda karşısına çıkan Dina, Ararat, Çiçek Teyze, Simitçi ve Oğuz onun yoldaşı oluyor. Kendine kurduğu yeni hayatında mutlu sonları daim oluyor. Ne de olsa; "Değil mi ki hayat sonlardan ibaret ve bittiği yer sonsuzluk; varsın sonlar daim olsun. Büyük, küçük, acı, tatlı, mutlu, mutsuz..." (sy:202) Zamanın sayfalarından fırlayan farklı hikâyeler dinlemeyi, okumayı seven herkese tavsiyemdir. Keyifli okumalar...
Servi Nine ve Üç GüzellerArlin Çiçekçi · İthaki Yayınları · 2024810 okunma