Aleyna

Aleyna
@aleynanurguloglu
8/10
·128 syf.·
2020 14. kitabı
Ahmet Cemal'in oldukça açıklayıcı özsözüyle başlıyor eser. Öncelikle mükemmel bir çeviri olduğunu söylemeliyim. Zaten şiirleri çok duru bir dille yazmış Rilke. Ancak bu duru dile rağmen başta okumakta çok zorlandım. Bazı şiirleri anlayabilmek için birkaç kere okumak zorunda kaldım. Ama zamanla alıştım bu tarza. 1875'te Prag'da doğan Rilke; Hitler dönemi ve İkinci Dünya Savaşı dönemine tanık olmuş ve bu dönemi Zweig, Kafka, Freud gibi önemli yazarlarla paylaşmıştır. Hatta Stefan Zweig, 1936 yılında Londra'da Rilke üzerine bir konferans vermiş ve ondan "katıksız şair" diyerek bahsetmiş. Şiirlerinde felsefeyi yoğun olarak kullanmış bu nedenle çok düşündürdü. "Kör Kadının Söyleşisi" en sevdiğim bölüm oldu. Şiir okumaya alışkın olanlar için tavsiye edebilirim.
Şiir
Bütün Şiirlerinden SeçmelerRainer Maria Rilke · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20142,064 okunma
Oza isimli okura yanıt verildi
Aleyna
Teşekkür ederim. Ben de size Lou Andreas-Salomé'un "Ruth" adlı kitabını öneririm. Rilke ile Salomé büyük bir aşk yaşamışlar ve Rilke'nin sanat hayatında Salomé çok etkili olmuş. Hatta Rilke bu kitaptan sonra kendi çocuğunun adını Ruth koymuş.
Reklam
ŞİİR ETKİNLİĞİ (Pdf linklerimiz de var isteyenler için <3)
Hepinize merhaba arkadaşlar :)) Uzun zamandır uğrayamıyordum buraya. Arkadaşım Feyza şiir dedi ve yetti burda olmama dedik ki birlikte şiirleyelim sizleri. Şu günlerde tekrar kitaplara sarılma vakti hem de sımsıkı sarılma vaktimiz gelmiştir belki. Şiir gibi bir zamanda gelip şiir okuyalım mı birlikte diye sormak isterdik size ama böyle bir zamanda geldik üzgünüz ama geldiğimiz için değil böyle bir zamanda olduğumuz için. Aslında en çok böyle zamanlarda ihtiyacımız var kitap okumaya, şiirlere tutunmaya. Evlerimizde kalmamız gerekiyor. Korku ve panik yaşıyoruz. Bize bir şey olacak mı daha da mühimi bize olmasa bile sevdiklerimize zarar verme ihtimalimiz var mı diye düşünüyoruz ve daha bir sürü cevabı belirsiz olan sorular dolaşıyor zihnimizde. Kendimize dikkat etmek ve evde beklemekten başka bir şey gelmiyor elimizden şimdilik maalesef. Ama sadece öylece bekleyemeyiz evde bile olsak durmayıp kendimizi geliştirmeliyiz. Bir sürü imkan tanınıyor bu süreçte, oturduğumuz yerden gezebileceğimiz müzeler, kendimizi geliştirebileceğimiz birçok alanda bazı sitelerin verdiği ücretsiz eğitimler (isteyenler için atabilirim) çocuklar için dergilerin ücretsiz erişime açılması ve daha bir sürü şey. Biz de bir şeyler yapmalıyız. Evde olmaktan fazlasını. Kendimizi sadece fiziksel sağlığımız bakımından değil ruhsal olarak da iyileştirmemiz gerekiyor. Ve işte bu süreçte şiirler bizlere kendimizi daha da iyi hissettirecek. Birlikte şiirler okuyalım diyoruz yine. Daha önce paylaştığım linkler vardı onları da yeniden paylaşırım dileyenler için. Var mısınız birlikte şiir yolculuğuna çıkmaya. Virüse inat ondan daha hızlı bir şekilde burda şiirlerden mısralar yaymaya. Okumak ister misiniz bizimle birlikte dünya şairlerinin yazdığı tüm o şiirleri. Varım diyorsanız yoruma bekliyoruz sizleri. Evet
Şiir
Aleyna
Ben de varım ♡
10/10
·175 syf.·
Beğendi
·
2019 18. kitabı
Haluk Oral, matematik profesörü olmasına rağmen tarihle ve edebiyatla ilgileniyor. Ayrıca Türkiye'nin en büyük arşivine sahip imzalı kitap koleksiyoncusu, edebiyat arkeoloğu... Şiiri çok seviyorum ama şiirlerin arkasında yatan gerçekleri, yazılış öykülerini neredeyse hiç düşünmediğimizi fark ettim. Bu kitap, çok derin araştırmalar ve bilgi birikimleri sonucunda yazılmış, dopdolu bir eser! Özdemir Asaf'ın Lavinia'sı kim, Orhan Veli'nin Sere Serpe şiiri kimin için yazılmış, Necip Fazıl Kaldırımlar'ı yazarken neler yaşamış gibi sorulara cevap bulmanın yanı sıra Yahya Kemal'in "Açık Deniz" şiirini 15 yılda yazıp, düzeltmeleriyle birlikte 25 yılda tamamlaması gibi ilginç bilgiler de edindim. Salim Rıza Kırkpınar adlı çok değerli edebiyat öğretmenini bu kitapla tanıdım. Nazım Hikmet'le Orhan Kemal'in dostluğuna ve Bir Beyrut Hikâyesi'nin doğuşuna bu kitapla tanık oldum. Şiir okurken elbette bir şeyler hissediyoruz, etkileniyoruz ama bu şiirlerin geçirdiği evreleri görmek ufkumu açtı diyebilirim. Bölümler arası geçişlerde Nazım Hikmet, Abidin Dino gibi kişilerin çizimlerine yer verilmiş. Ayrıca kitapta yer alan fotoğraflar, yazarların el yazıları, kitapların ilk baskıları, mektuplar çok ilginçti. Bu değerli eserin daha fazla şiir sever tarafından okunmasını diliyorum.
Kültür-Sanat
Şiir HikayeleriHaluk Oral · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020429 okunma
Büşra T. isimli okura yanıt verildi
Aleyna
Ben de teşekkür ederim, keyifli okumalar...
KİTAPLARDA OKUDUKLARIMIZI UNUTUYORSAK HÂLÂ NEDEN OKUMALIYIZ? Cemal Tunçdemir ‘Okumak’, insanlar için, görmek veya dinlemek gibi doğal bir eylem değil. Iowa eyaletinin Ames kentinde yayınlanan yerel “Ames Daily Tribune” gazetesinin köşe yazarı Rod Riggs, hızlı okuma kurslarının yayılmaya başladığı 60’lı yılların ortasında, bir arkadaşının bu kurslardan birine gittiğini yazacak ve şu şakayı yapacaktı; ‘’Tolstoy’un Savaş ve Barış romanını 20 dakikada bitirmiş. Rusya hakkındaymış kitap’’. Yönetmen Woody Allen’ın, ‘Parayı Al ve Kaç’ filminde bir sahnede kullandığı replikle daha da ünlendi bu şaka. 1300 sayfalık bir romanı okumuş birinin sonradan romandan aktarabildiği tek bilgi, konusunun Rusya’da geçtiğiydi. Bu şaka, bir hata olarak, sadece hızlı veya yüzeysel okumanın bir sonucu olarak kullanılageldi. Ama sorun bundan biraz daha derin. Rusya’nın üç aristokrat ailesinin Napolyon Savaşları dönemindeki öyküleri üzerine kurulmuş bu görkemli romanın ilk bölümünde karakterleri tanıma sürecini başarıyla geçen ve yine bu tür okurların çoğunun deneyimlediği gibi ‘hiç bitmesin’ isteyerek okuyan bir okura da birkaç ay sonra sorduğunuzda vereceği bilgiler, Riggs’in ‘hızlı okuyabilen’ arkadaşının yanıtından çok fazla uzun olmayabilir. Peki sadece ‘tuğla kalınlığında’ kitaplarla ilgili bir sorun mu bu? Geçen yıl okuduğunuz birkaç kitabı düşünün. Neler hatırlıyorsunuz? Veya bu kitaplarda okuduklarınızla ilgili ne kadar şey anlatabilirsiniz? Kişiden kişiye, ilgiden ilgiye değişebilir bunun yanıtı ama değişmeyen şey hep şu olacak; Bazı istisnalar olabilmekle birlikte, neredeyse hiçbirimiz, okuduğumuz kitaplardan, sandığımız kadar şey hatırlamıyoruz. Okuduklarımızın çoğunu unutuyoruz. Bu gerçekle yüzleştiğimiz anlarımızda ise, ortamlarda okuduğumuz bir kitabın bahsi açıldığında
Aleyna
"Hiç kitap okumamış insan sadece bir hayat yaşamıştır fakat kitap okuyan insan bir sürü hayat yaşar." diye bir söz vardı. Okuduğumuz her kitapta biraz da olsa bir şeyler yaşıyoruz. Kendi hayatımızda da unuttuğumuz anılarımız var, kimse geçmişi bütün ayrıntılarıyla hatırlamıyor. O yüzden okuduklarımızı unutsak bile bizde kalan bir şeyler olmalı. Ben böyle düşünüyorum ve yazıyı çok severek okudum teşekkür ederim.
7/10
·160 syf.··
2018 67. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2018 21:01
Türk edebiyatının tanınan isimlerinden Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okuduğum ilk kitap Gulyabani oldu. Neden bu zamana kadar okumadım, çünkü okullarda sürekli anlatılıp övülmesi bende hiç merak ve istek bırakmadı. Bazı isimlere yeni giriş yapıyorum bu çok normal, hepsini aynı anda okuyamam. Gulyabani deyince aklımıza ilk olarak Süt Kardeşler filmindeki o garip yaratık geliyor. Bazıları çocukken korkmuş olabilirler fakat bence oldukça komikti. Kitapta da komiklikler var. Önemli mesajlar içerdiğini görmek mümkün. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın dili biraz ağır, çünkü o zamanki dil ağırdı. Sadeleşmiş versiyon okuduğum halde ara sıra zorladı beni. Rus edebiyatı yazmak istemiş sanki yazar ama tam olmamış gibi biraz daha pişmeliymiş bence. Oldukça az karakter var ve her sayfada aynı kişileri görmek sıkıcı hale geliyor. Kitap iyi hoş ama edebiyat öğretmeni olacak bazı kişiler fazla abartmışlar bana göre. Kitabın başında bir okur mektubu ve yazarın ona cevabı vardı. Gulyabani daha çok ısmarlama bir kitap olmuş, zorla yazılmış gibi geldi. Hikayeye geçersek; Muhsine diye genç bir kadın tanıdık vasıtasıyla İstanbul'un ücra köşelerindeki bir köşkte hizmetçiliğe başlar. Söylentilere göre köşkte bol bol periler ve cinler bulunur hatta daha önceki hizmetçiler uslu olmadıklarından ölmüşlerdir. Ondan istenen asla meraklı olmaması ve bu peri tayfasını kızdırmamasıdır yoksa canına mal olacaktır. Hurafeler içinde yaşayan insanların nasıl cehaletin kapanında rezil bir yaşam sürdüklerini okuyoruz kitapta. Yazar toplumumuzu hem uyarmak hem ders vermek istemiş, aklın yolunu seçmeyi ısrarla öğütlemekte. Başlarda biraz sıkıldım aslında bu ne böyle dedim ortalara geldikçe işin rengi değişiyor. Sürekli başka konulara atlaması canımı sıksa da sonu gerçekten tatmin edici. Orada söylenmesi gereken her şey
Edebiyat
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 201417,9bin okunma
Aleyna isimli okura yanıt verildi
Aleyna
Hahaha ahtapot muhteşemdi :D
Reklam