(Spoiler)
Kitabı elime aldığımda bir balina kitabı nasıl bu kadar uzun olabilir ki dedim. Bu 700 küsür sayfa içerisinde illa ki sıkılacağım zamanlar olacaktı, oldu da ama fazlasıyla beğendiğim bir kitapta oldu.
Belki de şu an Deniz Kuvvetlerinde askerlik yapıyor oluşum bu merakımı artırdı çünkü denizcilik ile ilgili bir şeyler görmek istiyordum.
Kitap içerisinde bir taraftan balinanın iç ve dış yapısı, çeşitleri, tüm özellikleri en ince ayrıntısına kadar anlatılırken diğer taraftan okuyucunun önüne mükemmel bir anlatım serilmiş. Öyle can alıcı yerlerde dinsel öğelerden, peygamberlerin yaşamlarından, çok tanrılı dinlerden, ulusların kendi özelliklerinden örneklendirmeler yapmış ki yazara ayrıca hayran kaldım.
Yarattığı karakterler arasında o deli, koca ihtiyar Ahab öfkelendiğinde bende öfkelendim.
İkinci kaptan Starbuck’ın defalarca kırılışını ama kendini ezdirmeyişini, gururunu ve tayfayı düşünerek koca ihtiyara her karşı çıktığında bende karşı çıktım.
Balinanın fizyolojisini anlatan kısımlarını es geçersem, kalan hikaye içerisinde tüm karakterler (Moby Dick dahil) ile aramda bir bağ kurdurdu. Burada ya av vardı ya da avcı. Ölümü bile öyle güzel işlemiş ki karakterler bir bir yok olduğunda içimde üzülme duygusu olmadı. Çünkü yok olup gitme ile var olup savaşma vardı. Tayfa arasındaki Pip delirdiğinde bile üzülmedim çünkü o Pip artık deli olarak burada karakterini canlandırmaya başladığında bile kitabın seviyesi yükseldi.
Ve o intikam duygusu. Nasıl bir intikam duygusu bu Ahab? İçin için kemirilirken, koca koca okyanuslarda bir balinayı aramak, ne yaptığını bilerek, koca tayfayı bu amaçta birleştirerek, aklını çok iyi kullanarak… Ne kendi eşi ve çocuğu onu geri döndürebildi ne de nice farklı sözlerle ona karşı çıkan Starbuck. Hedefe kitlenişin, tüm negatifliği