9/10
·336 syf.··
2026 51. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:45
“Okula ve işe karşı sorumluluklarımız var ama aynı zamanda kendimize ve mutluluğumuza karşı da sorumluluklarımız var” Off Campus serisinin son kitabını da bitirdim ve gerçekten bu ekibi bırakmak hiç istemiyorum. Bu seri benim için tam anlamıyla eğlenceli, akıcı ve kafa dağıtmalık bir seriydi. Kitaplar boyunca karakterlere o kadar alıştım ki şimdi hepsine veda etmek biraz buruk hissettirdi. Normalde bir seriyi bu kadar kısa sürede bitirmem ama dizisini çok merak ettiğim için kendimi durduramadım. İyi ki de durmuşum diyemem çünkü her kitabı ayrı keyifliydi. Son kitapta bütün çiftlerden kısa kısa bölümler görmek de çok güzeldi. Karakterlerin ne kadar olgunlaştığını, ilişkilerinin nasıl ilerlediğini ve hayatlarında attıkları yeni adımları okumak bana yüzümü gülümseten bir kapanış oldu. Off Campus hem çok hayatın içinden hem de insanın içini ısıtan o romantik kitap hissini veren bir seriydi. Çok derin ya da iddialı olmaya çalışmıyor; sadece sizi eğlendiriyor, güldürüyor ve iyi hissettiriyor. Bu yüzden romantik ve çerezlik seriler seven herkese rahatlıkla tavsiye ederim. Şimdiden karakterleri özlemeye başladım.
MirasElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 2022650 okunma
7/10
·384 syf.··
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 13:04
Puşkin’in ölümsüz eseri Yevgeni Onegin nihayet bitti. İlk sayfalarda Puşkin’in o kendine has, cümlenin ortasında kesilip bir sonraki mısrada devam eden devrik üslubu beni biraz yordu. Shakespeare’in o alışık olduğumuz akıcı tiyatral anlatımından sonra, Puşkin’in bu şiir dili başlarda odaklanmamı biraz zorlaştırsa da ritme bir süre sonra alıştım Kibrin, geç kalan aşkın ,trajik bir dostluğun ve asil bir duruşun hikayesi Yevgeni Onegin. Klasik severlerin sabrına değecek bir final okuyacağınızı garanti ederek tavsiye ediyorum :)
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 20201,139 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
Kitap otel odasında bulunan cesetle başlıyor ve Una'nın Josh ve Meave'i aynı soruşturmaya vermek istemese de yoğunluktan dolayı ikisinin soruşturmayı devralmasıyla araştırılmaya başlanıyor. Araştırdıkça çıkmaza sürüklendiklerini düşünüyorlarken Josh'un başına akla gelmeyecek bir olay gelir. Josh bu sorundan kurtulmaya çalışırken Meave' i her zamanki gibi korumak için uzak durmasını ister ama Meave tabi ki uzak durmaz aynı anda iki soruşturma ile ilgilenir. Kitap hakkında spoi vermeden yazmam için bundan sonrasından bahsetmemem lazım... Polisiye açısından oyle ters köşe olduğum bir son değildi ama kitabın sonu en güzel sonlardan biriydi. Seriyi okumaya başlamadıysanız bence seri tamamlanana kadar da başlamayın yeni kitabını beklemek çok zor oluyor;) Bir polisiye seride 12 kitap okuyup yenisini bu kadar heyecanla beklemek bazen çok garip gelse de kitaptaki karakter dinamiği o kadar güzel ki onlara o kadar alıştım ki seri bitse de tekrar tekrar okuyacağım bir seri olacak. Kadın dedektif okumak hele ki özel hayatindaki kararsızlığını ve inatçılığını kendine benzetince okumak çok zevkli. Kitabı aslında aylar öncesinde okudum ama Türkçe çevirisi yeni geldi:( Çeviriyi okuyup inceleme yazacaktım ama Türkçesini 2027 de yeni çıkacak kitabından önce okumaya karar verdim. Kitabın sonunu okuduktan sonra yeni kitapta nasıl olacağını merakla bekliyorum ama yazar yeni kitabını ön sipariş verenlere Temmuzda bir short story yayınlayacak ve bunun şimdiye kadarki en sevdiği short story olduğunu söylüyor. Merakla bekliyorum Gizli Oda'nın hangi sahnesinden kesit olacak, acaba bu sefer kimin gözünden Josh Derwent'i anlatacak... Şimdiye kadarkiler çok güzeldi hele ki Kapalı Kapılar Ardında kitabındaki Meave'in Derwent' i bekleyip de gelmediğini sanarken aslında sırf söz verdiği için zamanı olmamasına
The Secret RoomJane Casey · Hemlock Press · 202516 okunma
İnsan hep en faydaliyi mi seçer ? Direnirse Sistem mi çöker
Puan vermedi·140 syf.··
2026 8. kitabı
·
168 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:38
Bu karakterin hikâyesini Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken kitabındaki adama benzetiyorum. Bu karakterin henüz yer altına inmemiş halı . Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bana mesaj atabilirsiniz. Kitaba başta çok zor alıştım anlamakta güçlük çektim hatta bazı paragraflari yapay zekaya sordum ( sanırım başta bir olay örgüsü beklediğimden zor alıştım) .Kitap da bir çırpıda okunabilecek bir kitap degil zaten hemen açmıyor kendini , seni daha çok durdurup düşümeye zorlayan bir kitap. Kahramanin rahatsız edici betimlemeleri, zıtlıkları var antikahraman diyebilecegimiz bir karakter , uzun süre empati kuramıyorsunuz karakterle . Düşünceleri karmaşık, anlaşılmaz bazen de bu düşünceler küstahlasiyor bazense acınası bir hal alıyor üstelik bu değişken tavırlari karakter üstünlük göstergesi sayıyor çünkü sıradan insanların erişemeyeceği bir bilinç olarak görüyor. Kahramanin hikayesi aslında oldukça elim vakalarla dolu: kimsesizlik, dislanmislik, çocuklukta ağır akran zorbalıklari .. Karakter kimseden bir sevgi kırıntısı dahi görememiş çok ağır bir aşağılık duygusu hissediyor ve bunu yüceltmeye ( her ne kadar başarısız olsa da) çalışıyor. Sonra lise hayatındaki ona iyi davranan tek insanı kendine bağlayıp ondan ayrılıp aklınca onu yendiğini düşünüyor , bu da bize narsistik bir örüntü düşündürebiliyor . Yetişkinlik hayatında ise herhangi bir sevgiyi kabul edemiyor ve kaçıyor bu sevgiyi çok istese bile sabote ediyor. Aslında karakterin aşağılık kompleksi olmasa farkındalığı yüksek bir karakter üstelik bunun farkında ,hayat da onu biraz da bu eğilime itmiş ,değişim de istiyor lakin direniyor da . Beni en çok etkileyen yerse : Bunca istatistiklerin , verilerin insanın sadece en doğruyu, faydaliyi seçmesi durumunda geçerlidir lakin insan en doğruyu - faydaliyi
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,8bin okunma
Puan vermedi
Anthony Burgess'in Otomatik Portakal adlı romanı, ilk bakışta şiddet ve suç üzerine kurulmuş bir hikâye gibi görünse de aslında özgür irade, ahlak ve devlet kontrolü gibi daha derin konuları ele alan bir distopyadır. Romanın başkahramanı Alex, arkadaşlarıyla birlikte çeşitli suçlar işleyen genç bir karakterdir. Yakalandıktan sonra devlet tarafından uygulanan deneysel bir yöntemle suç işlemeye karşı şartlandırılır ve yeniden topluma kazandırılmaya çalışılır. Kitapta beni en çok düşündüren konu, bir insanın gerçekten iyi olmasının ne anlama geldiğiydi. Alex'in uygulanan tedavi sonrasında kötülük yapamaz hâle gelmesi ilk başta olumlu gibi görünse de bunu kendi isteğiyle yapmaması dikkat çekiciydi. Bu yüzden roman boyunca iyiliğin bir seçim olup olmadığı sorusu aklımda kaldı. Kitabı bitirdiğimde bile bu konu üzerine düşünmeye devam ettim. Eserde kullanılan "Nadsat" adlı argo dil başlangıçta okumayı zorlaştırdı. Bazı bölümlerde olayları tam anlayabilmek için cümleleri tekrar okumam gerekti. Fakat ilerledikçe bu dile alıştım ve bunun kitabın atmosferine önemli bir katkı sağladı. Bu yönüyle roman diğer okuduğum kitaplardan farklı bir his verdi. Alex karakteri de kitap boyunca dikkatimi çeken yönlerden biri oldu. İşlediği suçlar nedeniyle çoğu zaman ona karşı olumsuz duygular hissettim. Ancak yaşadıkları ve maruz kaldığı yöntemler, özgürlük ve seçim hakkı üzerine düşünmeme neden oldu. Bu yüzden karaktere sadece iyi ya da kötü demenin zor olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak Otomatik Portakal, sadece suç işleyen bir gencin hikâyesini anlatan bir roman değildir. Kitap boyunca insanın seçimleri, devletin birey üzerindeki etkisi ve iyi-kötü kavramları sorgulanmaktadır. Bazı bölümlerini anlamak zor olsa da okuduktan sonra üzerinde düşündüren bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Roman-Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 10:06
Ak Topraklar, Selçuklu dönemine yakın bir tarihsel atmosferde, Anadolu’nun şekillendiği yılları ve bu coğrafyada yaşayan insanların hayatını anlatıyor. Başta açıkçası içine girmekte zorlandım. Dönemin dili ve anlatım tarzı okuma hızımı oldukça düşürdü. Hatta bazı yerlerde geri dönüp tekrar okumak zorunda kaldım. Ve sürekli kitabı yarım bırakmak arasında gidip geldim. Ama sonunda bitirmeyi başardım Zamanla hikâyeye biraz daha alıştım ama yine de kolay bağ kurduğum bir kitap olmadı. Daha çok sabır isteyen, yavaş ilerleyen bir okuma oldu benim için.. Genel hissim: Kolay okunmuyor ama dönemin atmosferini hissetmek isteyenler için farklı bir deneyim. Aslı Utlu
Ak TopraklarEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 2021345 okunma