Allah'ım, şu ellerimin işlediği bütün günahları affet. Şu ağzımın söylediklerini, dilimin dönüp de kelimeye çevirdiklerini, aldığım bütün yasak ve yanlış kokuları, yüzümü çevirdiğim hatalı yönleri, şu kulaklarımın duyduğu duyulmaması gereken sözleri, benim yüzümden benim başıma gelenleri, kendi ellerimle kendi boynuma sardıklarımı ve şu ayaklarımın yürüdüklerini affet.
Şifa mı istiyorsun önce Umut et kalbini güzelleştir sonra dua et ruhunu güzelleştir ve en sonunda tevekkül et halini güzelleştirir ama sabırla çık bu yola inatla umutla çık.
Olmuş olan olacak olanlar arasında en hayırlı olanıdır.
Bakın ne umutlu bir sözu vardır Carl Gustav Jung'un: "yat uyu hele geceden daha akıllıdır sabah" yani diyor ki Jung gecenin koynunda kaygılarına teslim olacağını sabahın umuduna ve aydınlığina bırak kendini.
Ne karar vereceğimizi bilmediğimiz ve sonucu görmediğimiz zamanlarda biz kur'an-ı kerim'deki şu ayete sığınırız "eminim ki rabbim benimledir bana bir çıkış yolu gösterecektir.( Şuara süresi 62.ayet) Gücümüzün yetmediği yerde derde sahibine bırakıp dermanımda ondan beklemektir tevekkül olan da bir olmayan da bin hayır aramaktır tevekkül....
Şimdi gözlerini kapat ellerini aç ve de ki:
"Allah'ım içimde kopan fırtınaları en iyi bilensin çaresizliklerimi ve boğazımda düğümlenen kelimelerimi duyansin görensin. Senden istediklerimden daha iyisini ve güzelini nasip et olmazlarımı mümkün kıl şifana ve yardımına muhtacım senden başka gidecek yardım isteyecek kapim yok. Kabul buyur dualarımı Ne olur artık yüreğim huzur ersin."
Ne acayip kulun var hey kadir Allah
Boş kervanı salmış yolu bulunmaz
Ben sofuyum diye meydana çıkar
Bir hayır amelde eli bulunmaz
Meydana gelmişte beli bes diyor
Toplamış haramı kazanç(ım) has diyor
Haktan haberi yok cennet istiyor
Pirsiz şu cennetin yolu bulunmaz
Iç sesimizin mahiyetini bilmiyoruz ama o bizi biz yapan, varLığımızın en emin olduğumuz, "İşte burası 'ben'im" dediğimiz yerimiz. İnsanın hikâyesi iç sesiyle başlıyor. İnsan burada düşünmeye başlıyor, kendisiyle konuşuyor; her şeyi burada ölçüyor, biçiyor, tartıyor ve burada bir karara bağlıyor. Allah bizi biz yapan iç sesimizin çok yakınında hatta en yakınında. Nitekim buyurdu ki: "İnsanı biz yarattık. Ve onun kendisiyle olan konuşmasını elbette biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız." (Kaf, 50/16)