Karanfiller -Ahmed Hâşim'le birlikte.. güller- ve Yahya Kemal.. mor menekşeler- Yunus ve peşinde Karacaoğlan çetesi. Aman Allahım, adam çıldıracaktı; ve, caktı'sı lâf, çıldırmıştı: Bir tekme, bir şangırtı, bir şungurtu.. bekçi düdükleri ortalığı birbirine katarken bizimki tabanları çoktan kaldırmış, iki saçak ötesinde bir saçak altında soluk soluğa -ve biraz da aptal- ne oldu diye düşünüyordu. Ve elinde bir tek gül bile yoktu üç saat sonra işine gitmek için yollara düşecek sarışınına vermeye. Hayır, hem de yüz bin kere hayır: Bir broş veya pırlanta bir yüzük değil, sadece bir demet gül.. veya ne bileyim ben, bir deste menekşe işte. Onlar, hem de öyle öbek öbek ve vitrinde dursun da, vitrinlerde dursun da o, sarışınına daha dinç, daha güçlü dünyaların yarınki anasına bir tekini götürmesin ha? Nasıl basılmaz tekme o camlara, siz söyleyin? Adam o geceyi her hatırlayışında çocuksu güler ve; "gangsterliğim de vardır benim" derdi. Şimdi ise heyyi hey diye bağırmak istiyordu.. ciğerlerinin bütün gücüyle.
Sayfa 224·Kitabı okuyor
Bahş eyleyip günahımı mesrûr eder misin Yâ Rabb harâb kalbimi mamûr eder misin Enderunlu Vâsıf Allah’ım! Günahımı bağışlayıp beni sevindirir misin; böylece yıkık kalbimi yapar mısın!
Sayfa 286
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Ben"
Ufku hep aynı kalan, başınızdan hiçbir olağanüstülük geçmeyecek, koca bir yaşamın sanki bir hapishanedeymiş gibi ağır ağır tükendiği zavallı bir memlekette, hemen yanıbaşında Tuna bulunsa bile topuğundan mıhlanmak, Allahım bundan kötü ne olabilir? Dünya o kadar farklı manzaralarla dolu ve ruhumuz sevgiye, ihtişama bu denli susamışken!
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Ey Rabbim! Âlimlerimize sorumluluk, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza anlayış, anlamışlarımıza tutuculuk, uyumuşlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, dindarlarımıza din, şairlerimize şuur, araştırmacılarımıza hedef, umutsuzlarımıza umut, zayıflarımıza güç, oturmuşlarımıza kıyam, donup kalmışlarımıza hareket, ölülerimize hayat, körlerimize görüş, suskunlarınıza feryat, küfürbazlarımıza edep, halkımıza öz bilinç ve izzet bağışla. Allah’ım! Bana yenilgide çabalama, umutsuzlukta sabretme, yoldaşsız yürüme, silahsız savaşma, ödülsüz çalışma, dünyasız din, isimsiz yücelik, ekmeksiz hizmet, riyasız iman, gösterişsiz iyilik, hevessiz aşk ve halkın kalabalığı arasında yalnızlık nasip et.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Bir defasında hayvan üzerinde giden bir kadın Peygamber Efendimiz (sav)'in bulunduğu bir yerden geçerken hayvan çukura basınca aniden yere düşmüştü. Resûlullah Efendimiz (sav) kadının düşmesine ve üzerinin açılmasına üzüldü, hemen yüzünü öbür tarafa çevirdi. Kendisine kadının şalvar giymiş olduğu söylenince sevindi ve, "Allahım, ümmetimden elbisesi altına şalvar (don veya fistan) giyinen kadınları affet" diye hayır dua etti.
Bezzâr, Müsned, nr. 2947; Heysemî, ez-Zevâid, 5/122.
Allahım! Dinimizi, imanımızı ve bedenlerimizi yakınlığınla güçlendir. Bize dünyada ve ahirette güzellik ver ve bizi ateş azabından koru.
Din