İşlediğimiz her bir günah, kafamıza giren her bir şüphe, kalp ve ruhumuza yaralar açar. Bu nedenle,"Cenâb-ı Hakk'ın bizim namazımıza ne ihtiyacı var ki, namazı terk edeni sakındırıp Cehennem gibi dehşetli bir cezayla tehdit ediyor?" diye düşünmek manâsızdır. Zîra Cenâb-ı Hakk, senin namazına, hatta hiçbir şeye muhtaç değildir. Fakat sen namaza muhtaçsın; mânen hastasın. Namaz ise, mânevî yaralarına ilaç hükmündedir
Sayfa 61·Kitabı okuyor
Dünyalık bir iş için patronu gece vakti arasa koşarak giden insanın, kâinatın sahibinin ulûhiyetini tanımaması ve O'nun(c.c) davetine icâbet etmemesi büyük bir gaflet hâlidir.
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sabah namazına kalkan insan,mânen şöyle der: "Allah'ım, Senin için nefsin hatırını kırdım. Nefsin beni bağlayan lezzetlerinden koptum. Hepsini Senin için terk ettim." Zaten sabah namazının,günün o saatinde olmasının bir sebep ve hikmeti de budur.
Sayfa 42·Kitabı okuyor
Cuma günü okumasından
87. Allahım! Dünyayı yarattığın günden kıyamet gününe kadar, gecenin üzerine karardığı ve gündüzün aydınlattığı şeyler adedince, Efendimiz Muhammed'e ve onun âline salât eyle.
''Allahım, bugün deniz ne kadar da mavi,'' dedi Margot.
İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtüvesselâm şöyle dua buyurdular: “Allahım, ümmetime, günün ilk vakitlerinde yaptıkları işi bereketlendir.”
Sayfa 256·Kitabı okuyor
Din