"Şimdi seni hayatının en büyük sınavı bekliyor Defne. Çünkü affetmekten daha zor olan, hatasını gördüğümüz bir sevgiliyi bundan böyle bu haliyle sevmeyi kabul edip edemeyeceğimize karar vermektir."
İnsanlar yaşlanıyordu, bunun ayrıcalığı yoktu, ama yaşlanan insanların bir kısmı olgunlaşmış olarak, bir kısmı ise olgunlaşmadan ölüyordu. Bunun püf noktası ise bir insanın "Nasıl görünüyorum?" sorusundan, "Nasıl görüyorum?" aşamasına geçmesiydi.
“Yalnızlığı çileden çıkaracak kadar yalnız“; ve ozan...
“Seviyorum ülkemi, Sinoplu bir balıkçının sevdiği kadar
Alnımda yağmur lekeleri; gözümde bir
zeytin tanesinin kederi durur
Seviyorum ülkemi: Denizler, ırmaklar, dağlar
Kalbimde bir saka kuşu büyür
Ama yalnızım, konuşmuyor sokaklar“
“İşte pelikan dolmakalemimle üç kere yazıyorum:
Şairler başkaldırın! Şairler başkaldırın!
Şairler başkaldırın!
Bu defilede hiç değilse boyunuz uzun görünür...“
(Arka Kapak)
hayat; tıpkı bana yaptığı gibi, sizi de, bir mengenede soluğunuz kesilinceye kadar sıktığında, sizi içinden çıkamayacağınız hayal kırıklıklarına uğrattığında ve hiçbir çıkış yolu bulamadığınızda... işte ancak o zaman bu kitap, bir anda elinize geçecek ve sizi bulacaktır. böylece bireysel devrim'iniz için, bir insanın hayal edebileceği en büyük maceraya hazır olduğunuzu bileceksiniz: bütünlüğünüze ve yolunu kaybettiğiniz cennetinize yeniden kavuşmak.