Yeşaya kitabının, geleneksel olarak, MÖ VIII. yüzyılda yaşayan Yeşaya peygambere ait olduğu düşünülüyordu. Yeşaya kitabının ilk yarısının büyük bir kısmı böylesi bir geleneğe uygun düşüyor olabilir. Ancak kitabın kırkıncı bölümünden altmış altıncı bölümüne kadar olan kısmı iki yüzyıl sonra yaşamış biri yazmış gibidir. Yalnızca bir sayfa uzunluğunda olan Ovadya kitabını bile iki yazarın kaleme aldığı parçaların birleşimi olduğu düşünülmektedir.
Sayfa 41
1000Kitap
VI. Bölüm Bütün hayvanlar o yıl boyunca köleler gibi çalıştılar. Ama yaptıkları işten mutluluk duydular; yaptıkları her şeyin çalıp çırpan, işsiz güçsüz insanlar için değil, kendileri ve onlardan sonra gelecek kuşaklar yararına olduğunun bilinciyle hiçbir çaba ve fedakârlığı esirgemediler. Bütün bahar ve yaz boyunca haftada altmış saat çalıştılar ve ağustosta Napoleon pazar günleri öğleden sonraları da çalışılacağını ilan etti. Bu iş kesinlikle gönüllü olarak yapılacaktı ama işe katılmayan hayvanların tayınları yarı yarıya düşecekti.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eşsiz ve bilinçli bir bireyin oluşması için altmış yıllık inanılmaz bir ıstırap ve güç gerekir ve o zaman artık iyi biri olmuştur ama ölme vakti gelmiştir.
Sayfa 232·Kitabı okuyor
Alıntı
Bizi bir kim sever? Bizi bir tek belediyeler sever. Valla, pek severler bizi. Oy atıyoruz ya onlara, bayılırlar bize. İhtiyarlara o bedava, bu bedava diye sayıp dururlar. Hani şey yapıyorlar ya; neydi adı? Etkinlik mi, neyse işte... Ben bir kere gittim. Bir şey sandım da gittim. Kapımıza kadar gelip de çağırdılar. “Mutlaka gelin teyzedm" dedi gelen kız. E, ayağımıza kadar gelmiş, gitmemek olmaz, dedim. Gittim. Altmış beş yaş üstü için şiir yazma günüymüş. Boş kâğıt verdiler, şiir yazacakmışız. Oldu. Hiç işimiz yoktu. Tamam işimiz gücümüz yok ama o kadar da aylak değiliz. Neyse yazdık bir şeyler. Ben mani yazdım. Mani mi türkü mü bilmem... Şiir gibi bir şey işte. “Laleler safa safa, lale koydum mushafa, akranların evlendi, evde kaldın Mustafa.”
Sayfa 147 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
1000Kitap
Vücudum şehrini seyran eyledim Gördüm ol şehirde şahlar şahı var Üç yüz altmış altı bargah denedim Bin yüz kırk dört parça bendergahı var
AŞK ALTI BİN YAŞINDA BİR ÇOCUKTUR.
Altmış asırdan beri erkek ile kadın hayatın güçlüklerinden birbirlerini severek sıyrılırlar.
Sayfa 1601 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı