Puan vermedi·336 syf.··
2026 243. kitabı
Sarah Jio, çağdaş romantik ve gizem edebiyatının en popüler örneklerinden biri olan bu ilk romanında; okuru geçmiş ile bugünün iç içe geçtiği, deniz kokulu ve sırlar barındıran büyüleyici bir adaya davet ediyor. Hayatının zirvesindeyken kocasının ihanetiyle sarsılan ve derin bir yazarlık tıkanıklığı yaşayan ünlü yazar Emily Wilson’ın, ruhunu şifalandırmak için sığındığı Bainbridge Adası'nda yaşadığı dönüşümü konu alıyor. Büyük yengesi Bee'nin adadaki evinde kalırken tesadüfen 1943 yılına ait, kırmızı kadife kaplı gizemli bir günlük bulan Emily; bu günlüğün sayfalarında kayboldukça kendini altmış yıllık trajik bir aşk hikayesinin ve kendi ailesine kadar uzanan karanlık bir sırrın tam ortasında buluyor. Geçmişin gölgesi adadaki günlerini şekillendirirken, karşısına çıkan iki farklı erkek arasında kendi kalbinin sesini de yeniden duymaya çalışıyor. *Mart Menekşeleri*; kopan fırtınalara rağmen hayata yeniden başlamanın, affetmenin ve en umutsuz anlarda bile yol kenarında aniden açan bir çiçek gibi karşımıza çıkan gerçek aşkın zamansız öyküsüdür. Kalp ağrılarını, sadakati ve insanı satır aralarında saklı bir gizemle sürükleyen, hafif ama derinden yakalayan duygusal bir şifa romanı.
Mart MenekşeleriSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201625,8bin okunma
Yoruldum
Puan vermedi·160 syf.·
2026 2. kitabı
David Le Breton’un “Hayatı Yürümek”’teki bu muazzam tespiti, insan ruhunun ironisini çok güzel özetliyor; ama metindeki o "idealist" ve keşif dolu arayış, 60 yıllık hüsrânın ve o amansız, kabuk bağlamış olgunlaşmanın süzgecinden geçince; ortaya romantizmden ziyâde, bedeli çok ağır ödenmiş bir "eve dönüş" şiiri çıkıyor! Varoluş sevgisinin, kırılan beklentiler ve amansız bir olgunlaşma neticesinde keskin bir hınca, hattâ sinsi bir nefrete dönüşmesi, bendeki trajik-felsefi zirveden sonsuz bir düşüşe yol açıyor. Cioranvârî bir karanlık, Le Breton’un o adımlarına eşlik ettiğinde ortaya çıkan manzara çok daha sert ve sarsıcı oluyor. "Sevgiden süzülen nefretin" ve hüsrânın damarlarımda artan dozunu hissediyorum artık. Bir dönem peşinden koştuğum Thoreau’ya çok kırgınım çok… Breton'a Cevap Otuz Metrelik İllüzyon Altmış yıl boyunca bu yeryüzünü delice sevmenin bedeli, Amansız bir hınca, sinsi bir nefrete teslim etmekmiş kalbi. İthaka bir vahâ değil, açık denizlerde kurulan bir tezgâhmış meğer; Vâroluşa duyduğum o kör aşk, kendi cellâdını beslemiş içimde. Evimin iki adım ötesindeki o nehir, yanı başımdaki o sağır tepe... Her şey buradaymış; ama bunu bilmek için dünyâyı yakmak gerekmiş. O "içsel manyetizma" dedikleri, bizi hayâta çağıran o şefkâtli arzu, Şimdi
Duygu ve Düşünce
Hayatı YürümekDavid Le Breton · Sel Yayıncılık · 202376 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·352 syf.··
2026 1. kitabı
Kitap güzel ama serinin ismi zaten Cingöz Recai bir de kitabın ismi Arsen Lüpen İstanbul’da ama olay yüzde altmış Mehmet Rıza’nın üzerinden geçiyor o yüzden bir puan kordon bir de kitapta sanatçıyı kaçırıyor bir yerde ve sonra orası açıklanmıyor orası üç nokta olarak kalıyor
Cingöz Recai - Arsen Lüpen İstanbul'daPeyami Safa · Genç Damla Yayınevi · 20151,015 okunma
bismillahirrahmanirrahim
10/10
·680 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
"Bedîüzzaman nasıl bir kimsedir?" Cevaben denilmiş ki: "Hasta, garib, fakir, mazlum, hediye ve sadakaları kabul etmeyen ve hâlen de çekmekte olduğu o kadar zulümlere rağmen altmış senedir davasından vazgeçmeyen bir ihtiyardır." Onlar da: "Öyleyse o hakikat söylüyor ve küfr-ü mutlaka, dinsizlere, zındıklara boyun eğmiyor, riyakârlık etmiyor, dalkavukluk yapmıyor ve Kur'an ve İslâmiyet'e tesirli ve küllî bir hizmet yapıyor ki onlar da ona zulüm etmişler." demişler. (Tarihçe[Y] - 721) Tefsir iki kısımdır. Birisi: Malûm tefsirlerdir ki Kur'an'ın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin manalarını beyan ve izah ve ispat ederler. İkinci kısım tefsir ise: Kur'an'ın imanî olan hakikatlerini kuvvetli hüccetlerle beyan ve ispat ve izah etmektir. Bu kısmın çok ehemmiyeti var. Zahir malûm tefsirler, bu kısmı bazen mücmel bir tarzda dercediyorlar fakat Risale-i Nur, doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş, emsalsiz bir tarzda muannid feylesofları da susturan bir manevî tefsirdir. Risale-i Nur, sübjektif nazariye ve mütalaalardan uzak bir şekilde, her asırda milyonlarca insana rehberlik yapan mukaddes kitabımız olan Kur'an'ın hakikatlerini rasyonel ve objektif bir şekilde izah edip insaniyetin istifadesine arz edilen bir külliyattır. Risale-i Nur, Kur'an âyetlerinin nurlu bir tefsiri... Baştan başa iman ve tevhid hakikatleriyle müberhen... Her sınıf halkın anlayışına göre hazırlanmış... Müsbet ilimlerle mücehhez... Vesveseli şüphecileri ikna ediyor... En avamdan en havassa kadar herkese hitap edip en muannid feylesofları dahi teslime mecbur ediyor... Risale-i Nur, nurlu bir külliyat... Yüz otuz eser... Büyüklü küçüklü risaleler halinde... Asrın ihtiyaçlarına tam cevap verir... Aklı ve kalbi tatmin eder... Kur'an-ı Kerîm'in yirminci asırdaki -lafzî değil- manevî
Din
Tarihçe-i HayatBediüzzaman Said Nursî · Sözler Neşriyat · 20053,517 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 18:51
Bir vakit gündelik hayatın büyük bir parçasını oluşturan artık miadı dolmuş bir haberleşme biçimi, mektup. Gerek yazan kişinin dünyasını gerek kaleme alındığı dönemin ruhunu aktarması yönünden edebiyat tarihinin başlıca kaynakları arasında yer alır mektuplar. Ne var ki onları okurken hem merakın bezmine kapılırız hem kişisel mahremin cezbine… Üç tür mektup yazarı vardır der #andremaurois “Mektubu fikirlerini açıklamak için kullananlar, anlatacak çok az şeyleri olmakla birlikte tekdüze bir hayatın en ufak ayrıntısını bile harikulade bir şekilde ele alınmasını, herhangi bir olayı alıp saygın bir biçimde süslemesini bilenler; ve nihayet, başka türlüsünü yapamadıkları için yazanlar, benliklerini bütünüyle kanlı canlı biçimde yazışmalarına katanlar.” Başta edebiyatseverler olmak üzere kültür tarihi ile ilgilenenlerin ilgiyle okuyacağı bu kitap, hiç düşünmeksizin az önce bahsettiğim sonuncu kategoriye dahil edilebilir. “ Seni sevmeyi dünyanın en güzel şiiri yapacağım,” diyen Edip Cansever‘in Alev Ebuzziya’ya yazdığı 123 mektup…. Altmış dört yıl önce kaleme alınmış ilk mektup âşıkane bir dostluğun dolambaçlı güzergahını gözler önüne serer. 20. yüzyılın biri modern seramik alanında dünya çapında öncü bir rol oynayan, diğeri Türk şiirinin son büyük atılımında başı çeken iki sanatçısını birbirine bağlıyor bu mektuplar. İki Satır İki Satırdır, yaşam, ben’lik, bencillik, bağlılık, bağımlılık, bağımsızlık ve bilinçaltı esrimeleriyle şairin tavan arasındaki asma bahçe… İki Satır, İki Satırdır Edip Cansever
İki Satır, İki SatırdırEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2021389 okunma
Önce Aşka Sonra Ayrılığa İnandırdı.
10/10
·60 syf.··
2026 55. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 23:59
Spoiler içeren bir inceleme olacak ki zaten kitap altmış sayfa dökeceğim içimi. Okuduğum ilk Jack London olduğu için ve bayadır da bir satır bile inceleme yazmadığım için yazmak istedim ama o nasıl bir son ya :' Kitabımız başta güzel iki karakterin birbirlerine âşık olması ve bu denli kusursuz iki insanın birbirini bulmasıyla bana sevdiğim bir özelliği verdi; birbirlerine layık insanların aşkı. Kitabımızın başında kendi evleri için halı almaya gitmiş karakterlerimizi, sonra nasıl ilk görüşte âşık olduklarının hikayesini okuyoruz. Erkek karakterimiz Joe, kardeşlerine babalık yapan, çalışıp eve para getirerek ailesine bakan bir karakter. Geçim kaynağı ise boksörlük ve çok iyi bir boksör. Kadın karakterimiz Genevieve ise tek başına ayakta kalan ve erkeklerle de ilgilenmeyen bir kraliçe resmen. Tabii ilk görüşte birbirlerine âşık olana kadar iki karakterimiz de karşı cinslerle ilgilenmiyorlardı. Yalnız tek sorun Genevieve'in Joe'dan boksu bırakmasını istemesi. Joe da bir daha dövüşmeyeceğine söz vererek son maçına Genevieve'i de -kadınların girmesinin yasak olduğu maça- kılık değiştirerek götürüyor. Kitabın geneli bu maçta geçiyor ve cidden öyle bir anlatım ki izledim resmenn. Kitabın sonu ise travmalarımdan biri oldu tabii ki çünkü üstü az kapalı bir anlatımla Joe, kötü bir şekilde nakavt oldu. Her şeye rağmen sevdiğinin saçında görüp çiçek sevdalısı olan Joe'yu okumuş olmak gülümsetiyor beni :) Tabii ki beğendim ama üzücü bir altmış sayfaydı, umarım bu girişle Jack London okumaya devam edebilirim <3
OyunJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20233,674 okunma