İyinin ne olduğunu aklımdan çıkarmam ama dehşetli şeyleri de kolayca anlar ve müsaade ederlerse onlarla geçinmeyi beceririm, insan gittiği yere ayak uydurmayı bilmelidir.
Kendiyle karşılaşmaktan hoşlanmazdı, bilinçaltından korkardı. Belki de bu yüzden roman okumayı bu kadar seviyordu. Kendine benzeyen karakterlerin romanlarını tercih etmesinin altında belki de kendine benzer ama kendisi olmayan insanların yaşadıklarını ve düşündüklerini okumanın rahatlığı yatıyordu.
İnsan alamadığını veremiyor. Alışırdım belki; ilişkimiz uzun sürse, belki boş olan ruhumu doldururdum bütün o sıcak ilişkilerle; ben de sevmeyi, sarılmayı, kucaklaşmayı öğrenirdim. Öğrenirsem yapardım, biliyor musun? Ama zaman alırdı.