Amadeus'un orangutanları bir kabus gibi algıladığı dönemde, bir gün Manyak Arşimed onu kenara çekmiş, "Bana bak Amadeus, bu orangutan meselesi senin bildiğin gibi değil," demişti. "Sakın takma bunları kafaya. Sistem orangutanlara bir kaba güç unsuru olarak göz yumuyor. Gezegendeki ilkellerin yoldan çıkmamaları, baskı altında tutulmaları için. Yoksa bir günde onların işini görür... Ancak bu dediğimi pek bir yerde tekrarlama..
Mozart'ın hayatını anlatan Amadeus piyesinde, Mozart cırtlak sesiyle sarayın içinde kızları kovalarken kralla karşılaşır, üstünü başını biraz düzelttikten sonra şöyle der kendisine şaşkınlıkla bakan krala:
-Ben bayağı biriyim ama yazdıklarım öyle değildir.
“Kraliyet ailesi bir zamanlar Templier şövalyelerinin217 sarayı olan Temple’a vardığında hava kararmıştır bile. Ana binanın pencereleri –bir halk bayramı değil midir kutlanan– sayısız fenerle aydınlatılmıştır. Marie-Antoinette bu küçük sarayı iyi bilir. Burada rokokonun o mutlu, hafif yıllarında Kral’ın kardeşi, kendi dans arkadaşı, eğlence yoldaşı Artois Kontu’yla beraber bulunmuştur. On dört yıl önce bir kez, şıngır mıngır çıngırak sesleri içinde, değerli kürklere sarınmış olarak rengârenk resimli kızağıyla buraya gelmiştir, kayınbiraderinin misafiri olarak ayaküstü bir yemek yemek için. Bugün kendisini kont kadar nazik olmayan ev sahipleri devamlı kalmaya davet etmektedir, kapıların önünde dikilenlerse uşaklar değil, ne olur ne olmaz diye nöbet tutan ulusal muhafızlar ile jandarmalardır. Mahpuslara akşam yemeğinin verildiği büyük salonu, Conti Prensi’ne Çay Misafirliği adlı ünlü bir tablodan biliriz. Burada kibar bir cemiyeti bir konser vererek eğlendiren oğlanla genç kız, sekiz yaşındaki Wolfgang Amadeus Mozart ile ablasından başkası değildir: Bu mekânlar müzik ve neşeyle çınlamış, bu binada son olarak, mutlu, hayatın tadını çıkarmayı bilen asil efendiler oturmuştur.”
Şöhretle yaşadım, şöhretle mayalandım, şöhretle gömüldüm, ama niçin? Beş para etmediğini bilriğim birtakım sözümona eserler için. Tanrının bana verdiği ceza şuydu: Otuz yıl boyunca, neyi seçeceğini bilmeyen ahmaklar tarafından "Seçkin" diye adlandırılmaya katlanacaktım.