Puan vermedi·224 syf.··
2026 14. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:56
Selamunaleyküm sevgili dostlar. Bu kitap incelemesini kaçınız dikkate alıp okuyacak bilmiyorum ama yine de bir kişi de olsa okuyacağına yahut göreceğine dair umutlarım var. Her insanın hayatında sevdiği, saydığı muhterem şahsiyetler vardır. Hele bu şahsiyetler köklere bağlı, modern zamanın medeniyet şemsiyesini her insana tutmaya çalışan şahsiyetler mutlaka vardır. Olmasa bile insan kendini bir sorgulamalıdır. İşte kendisine "fakir" diye hitap eden merhum Ömer Tuğrul İnançer de insanın hayatında yoldaş edinebileceği, medeniyet şemsiyesini beraber taşıyabileceği muhterem şahsiyetlerden biridir. Biraz kızar -ki bence gayet normal, hele bu zamanda kulak veren biz müslümanlara nimet bence- ama kızgınlığı öyle canı istediğinden değildir. O, seni düşündüğünden sana kızıyordur aslında. Yanlışının yanlış olduğunu söyleyen birinin olması kötü değil, aksine nimettir. Müslüman'ın düştüğü durumu bir baba samimiyetiyle uyarır mesela. Bunun korkulacak bir durum olduğunu kim söyler? Hiç kişisel gelişim okumadım ama Ömer Tuğrul İnançer'in kitaplarını okuyan, videolarını, konferanslarını dinleyen ve izleyenlerin kişisel gelişim kitaplarına ihtiyacı yoktur; buna emin olabilirsiniz. Ömer Tuğrul İnançer bu eserde tasavvuf çizgisi üzerinde dervişliğin ince bir müslümanlığa bağlıyor. Bu çizgi ile bizleri günümüz dünyasında düştüğümüz çukurlardan çıkarıp hakikatin yolunu gösteriyor. Ve bunu da "Ez sohbet-i dervişân bûy-ı Muhammed âmed." (Dervişlerin sohbetinden Muhammed kokusu gelir.) düsturuyla yapıyor, Allah razı olsun. Eserde yer alan sohbetler bir masal değil; hayatın içinde bulunan ve insanı her zaman yeniden doğuran bir terbiye metodudur aslında. Terbiye insan hayatında şart. Günümüzde muhtemeldir ki terbiyenin yaşı da yok. Okuma listenize Ömer Tuğrul İnançer'i de ekleyip bu
Düşünce
Dervişlik İnce MüslümanlıktırÖmer Tuğrul İnançer · Sufi Kitap · 202611 okunma
Bitti Bitti...
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 15:02
Bitti Bitti… Romanın son bölümünün başlığı “Bitti Bitti…” Ama ne yazık ki faşizm, ırkçılık, katliamlar ve dışlanmışlıklar devam ediyor. Tüm bu kötü şeylerin biteceği UMUTLU günlere… Kitapta Aram Tigran ve söylediği şarkının geçmesi çok mutlu etti beni Baya derinlikli bir roman, önemli bir eser Tarihe Işık tutup Dedenin anlatımlarıyla güzelleşen roman, Kürt sorunu, Ermeni sorunu, Amed zindanı gibi acı ama gerçek olan durumları işlemesi… kısacası Vedat Türkali okunmalı Aram tigran şarkısını aşağıya bırakıyorum iyi dinlemeler… Bitti Bitti Bitmedi open.spotify.com/track/3kRfnDaCM...
Bitti Bitti BitmediVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20211,185 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tarîderya
Puan vermedi·280 syf.··
2025 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 23:17
destpêka pirtûkê û honandina wê gelek baş bû. Heta dawiyê jî pirtûk mirov aciz nake. Berovajî vê herikbar bû. Lê hin çîrok nîvco bûn. Mînak Hêlîn û Amed çawa teşe dan jiyana xwe. Dîsa Sîdar xweşkên xwe çawa pêşwazî kir. Jiyana wan bi giştî li ku û çawa berdewam kir. Ev tev wek pirsnîşan di hişê min de ne... Lê dawiya dawî pirtûk qediya û dikarim bibêjim ku tevî kêmasiyên xwe jî serkeftî bû.
Kurdî
TarideryaMahmut Yamalak · Aram Yayıncılık · 20139 okunma
Bi min hawara kurdî û kurdayetiyê ye! Ne ya Dîcleyê ye!
Puan vermedi·754 syf.··
2025 7. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 05:02
Ji xwe hewce nake ez qala şêwe û şayesandina romanê, lehengan û rêkûpêkiya rêsîna bûyeran bikim. Çewtê lehengê me, Biroyê Dengbêj, her çi qas dixwest bibe hosteyê deng û gotinan lê jiyan rê neda vê daxwaz û xewnê, nivîskarê me yê gewre Dirêj ku bûye hosteyê nivîs û vegotinê di romanê de vê hostetiya xwe çi di hevokên xwe yên xurt lê sivik, bi zimanê xwe yê ku zimanê malê ye, baş dide der. Mesele ne ev e ji xwe ev roman heke bi vê awayê hêsan were nirxandin, ev ê bibe heqeret bo keda wî. Ji xwe, çi di navê pirtûkê çi jî bi bûyera ku hibijartiye û çi jî bi zimanê ku nivîsandiye de jî diyar dibe ku mabesta pirtûkê ew e ku em bidin pey rastî û şaşiyên xwe û wan ji hev baş veqetînin û li ser wan bifikirin. Wek tecrûbeyên neteweyî werine nirxandin û ders ji wan werin wergirtin. Şerê mîr li gel Osmaniyan(Tirkan) û paşî şerê wî yê li dijî wan û şerên Yêzdînşêr li gel Osmaniyan û paşî li dijî wan. Dîroka ku di dawiya romanê de wek dîroka ku tim dubare dibe tê nirxandin, divê bibin aqil û ders, hiş û bîr ji bo me. Wek di romanê de jî Dirêj gelek caran bi dubareyan û bi israr dibêje û gazin jê dike ku em tu carî nafikirin û aqil nagirin ji vê dîroka ku dubare dibe, di dawiyê de Dirêj bêyî ku fikirandin û tecrûbe kirina bûyerê û ders wergirtina ji romanê ji me re bihêle (ez bawer im hingê Dirêj dizane ku em ê rast nenirxînin û keda wî dê berhewa biçe) ew bi xwe ders û aqilê ku divê em ji berhemê bigirin, kite bi kite ji me re vedibêje û tim dubare dike. Niha yanî sal 2025 e. Kes û kesayetên ku em wan nas dikin wek pêşeng jî di nav de em wek civak jî heman in. Dirêj ku di dawiya romanê de me hildida li erdê dixe heke îro binivîsanda dê dîsa ve sosretiya me ya îro ku ne me dîroka xwe nas kiriye ne me dijminên xwe nas kiriye û ne jî di asta ku em bikaribin bibêji erê baş e, xwedî li
Kurdî
Hawara DîcleyêMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20163,879 okunma
9/10
·376 syf.··
2025 371. kitabı
Bu kitapta en çok dikkat çeken şey her karakterin kaderinin artık birbirine görünmez iplerle bağlanmış olması. Hiçbir gelişme boş değil, hiçbir dönüş noktası tesadüfi durmuyor. Daha önceki kitaplarda küçük birer ayrıntı gibi geçen olayların burada nasıl büyük bir bütünün parçası olduğunu fark ediyorsunuz. Sullivan burada dünyanın mitolojisini sadece genişletmemiş aynı zamanda az bilinen karanlıklarını da gün yüzüne çıkarmış. Tanrıların, efsanelerin, güç mücadelelerinin ardında yatan asıl kırılmalar bu kitapta belirginleşiyor. Ama bunu karmaşık bir dille değil, anlaşılır, temiz ve etkileyici bir anlatımla yapıyor. İşte bu sadelik o yoğun duyguları daha da keskin hissettiriyor. Sullivan, kayıpları anlatmayı bilen bir yazar. Sadece karakterlerin ölümü değil, umutların, ilişkilerin, hayallerin kırıldığı o sessiz anlar… Özellikle final bölümlerine yaklaşırken kitabın adına yakışır bir ağırlık çöküyor sayfalara. Seri boyunca biriktirdiğim tüm merakı, duyguyu ve beklentiyi fazlasıyla karşıladı.
Ölümler ÇağıMichael J. Sullivan · İthaki Yayınları · 202548 okunma
Puan vermedi·544 syf.·
2025 19. kitabı
Amed topraklarında iki kadının çığlığı yankılanıyordu ama tüm kulaklar sağır, tüm gözler kördü. İki kadının çığlık çığlığa acısı yürekleri dağlıyor parçalara ayırıyordu. İki kadının tek ortak odası aynı adamdı. İki kadın bir adam . Kime yansam bu hikayede kadın tarafım acıyor. Sevdiği adamı gözgöre göre baska kadınla paylasan Ezo 'ya mı ? Baskasına ait bir adama eş olmayı kabul eden Beritan'a mı ? Tek suçlu var benim nazarımda töre ve bu töreye hüküm süren Şervan'ın babası Agır ve annesi Zozan O bunu kabul etmeseydi ,o gitseydi ,o gelmeseydi ,hepsini geçtim ben bunların ,yabancı olmadığımız bir durum ,benzerlerini çok gördük ,bununla yasamaya mahkum edilen bir çok örnek var kaleme alınan onlar. Eroğlu konağında var olduğu savunulan ama asla olmayan adalete kızgınım. Evet Beritan kabul etti Kuma olmayı ,ama hör görülmeyi, hırpalanmayı aşağılanmayı asla . Buna göz yuman ,herkes suçlu benim nazarımda. O kadın da ilk kadın gibi sizin namusunuz ise ,o kadının hamile iken yerden yere sürüklenmesine nasıl göz yumulur En çabuk nasıl o harcanır. Nasıl herkes kuma diye onu yok sayar anlamıyorum . Ezo evet kalbi kırık ve yaralı ,ama oda çok yanlışlar yaptı. İki kadının da kalbi vardı ,sadece birinin kalbini el üstünde tutmak. Şervan asla ortayı bulamadı ,bir çok yerde o kadar büyük haksızlıklar yaptı ki ,Beritan bu hikayede hep harcanan oldu. Resmi olmasada arada olan bir nikah ki Allah katında Beritan senin karınken nasıl her zaman onu ezip diğer karına öncelik tanırsın. Ezo evet senin kalbin tamam Beritan'ı sevme ama değer . Bilmiyorum bu kitap beni alabora etti Herkes herkes suçlu benim gözümde. Kimseyi affedemiyorum O konakta Zilan hariç hiç kimseyi sevmedim. Serhat bile Beritan'a güya çok değer veriyordu o bile güya sinirine yenik düşüp kumalıktan vurdu Beritan'ı
Kuma IIŞehnaz Haşimoğlu · Dokuz Yayınları · 2017766 okunma