İmam-ı Rabbânî:
"Aziz dostum! Amellerle meşgul olacağımız vakitler geçiyor. Her an ömrümüzün bir parçası eksiliyor ve Allah tarafından tâyin edilen ecelimiz yaklaşıyor. Eğer bugün uyanamazsak yarın için elimize geçecek tek şey, hasret ve pişmanlık olabilir. Bu sayılı günlerde yüce şeriate uygun amel-i sâlihler işlemeye îtinâ gösterelim ki kurtulmaya ümidimiz olsun. Vakit amel vaktidir, istirahat vakti değildir. Zira istirahat, amelin meyvesidir. Amel henüz önümüzdedir. Amel işleme vaktinde istirahate çekilmek, ekini zâyî etmek ve onu kurutmaktır."
Sayfa 400 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor
Allah'ın kulundan yüz çevirmesinin alâmeti; onun kendisini ilgilendirmeyen boş şeylerle meşgul olmasıdır.Eğer bir insanın ömrünün bir saati, yaratılış amacının dışında geçerse, o kimse bu saati için uzun süre hasret ve pişmanlık çekecektir. Kırk yaşını geçtiği halde, iyilikleri kötülüklerine galip gelmeyen kimse, cehenneme hazırlansın. İlim ehline nasihat olarak
Rasûlü (sallallahu aleyhi vesellem), ümmetine yaptığı nasihatlerin birisinde şöyle buyurmuştur·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Orta yolda müstakim olmak son derece müşkil bir durumdur. Ancak insan, istikametin hakikatine ulaşmaya muktedir olamazsa bile, istikamete yakın olmaya gayret etmelidir. Kim kurtulmak istiyorsa bilsin ki sâlih amelden başka kurtuluş yolu yoktur. Sâlih ameller de ancak güzel ahlâktan sâdır olur. Bu itibarla her kul, sıfatlarını ve ahlâkını incelesin ve maddeler hâlinde sıralasın; sonra da birer birer o huylarını tedavi etmekle meşgul olsun. Allah'tan (c.c), bizi muttakilerden eylemesini niyaz ederiz.
Sayfa 67
"İşte Resûlullah'ın müjdesi; kendi kelamlarıyla: 'Kişi öldüğü vakit, üç sayfası hariç bütün amel defteri kapanır. Açık kalan amel sayfalarından biri sadaka-i câriyedir, biri insanların faydalanacağı bir ilimdir, üçüncüsü de kendine dua eden hayırlı evlattır.'"
Sayfa 277·Kitabı okuyor
Alıntı
İnsan göz, kulak, dil, el, ayak, kalp ve diğer uzuvlarından, ilmi ile amel edip etmediğinden, malını nereden kazanıp nereye harcadığından sorgulanacaktır.
Sayfa 171
Ebûbekir el-Verrâk'a (rahimehullâh) 'Afiyet nedir?' diye sordular. O da şöyle cevap verdi: "Kulun, kelime-i şehadet söyleyerek îmân ile ölmesi, Allâhü Teâlâ'nın onu evliyâları zümresinde diriltmesi, sırất köprüsünü selâmetle geçirmesi ve sonra da cennete girdirmesidir. İşte âfiyet budur." Afiyet on şeydir. Beşi dünyadadır. Bunlar: İlim, amel, ihlás, şükür ve Cenâb-ı Hakk'ın takdîrine râzı olmak. Beşi de âhirettedir: Yüzün beyaz olması, terâzi(de sevabların) ağır gelmesi, hesabın kolay olması, cehennemden kurtulmak ve cennete girmektir.
Ya'kub bin Seyyid Alizade, Mefätīhu'l-Cinân ve Mesâbîhu'l-Cenân (Şerhu Şir'ati'l-İslâm), s. 171.·Kitabı okuyor