Amin Maalouf, Afrikalı Leo (*Léon l'Africain*) adlı bu muazzam tarihi ve biyografik romanında, 15. ve 16. yüzyılın dönümünde, Endülüs'ün çöküşünden Osmanlı'nın Kahire'yi fethine kadar uzanan çalkantılı bir çağda yaşamış ünlü gezgin ve coğrafyacı Hasan bin Muhammed el-Vezzan'ın (tarihte bilinen adıyla Leo Africanus) sıra dışı yaşam öyküsünü konu alır.
Yazar; Granada’da (Gırnata) doğan, Müslümanların İber Yarımadası'ndan sürülmesiyle Fez'e göç eden, ardından diplomatik görevlerle Akdeniz'i, Sahra Çölü'nü ve İstanbul'u aşarak korsanlar tarafından kaçırılıp Papa'ya esir olarak sunulan bu dünya vatandaşının hikayesini anlatırken; Doğu ile Batı, İslam ile Hristiyanlık dünyası arasındaki hem kanlı çatışmaları hem de kültürel geçişkenlikleri, dinlerin ve imparatorlukların yükseliş ve çöküşlerini, Akdeniz havzasının zengin ve kozmopolit yapısını, Maalouf'a özgü derin bir tarihsel vizyon, lirik bir anlatım, yüksek bir empati duygusu ve masalsı ama bir o kadar da gerçekçi bir edebi dille işler.
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,3bin okunma
Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah'ın arkadaşlığı etrafında dönen ve İran Devrimi'ne kadar uzanan bilgi dolu ve sürükleyici bir roman.
Bu kitap bende, romanda adı geçen yerleri (Semerkant, İran) gidip yerinde görme isteği uyandırdı.
Yapılacaklar listemde bir gün üstü çizilecek bir rota oluşturdu.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Yazarın Semerkand 'dan sonra okuduğum ikinci kitabı. O kitabı okuduğumda ne hissettiysem yine aynılarını hissediyorum.
Yazarın dili, kurgusu, anlatım biçimi insanı o kadar içine alıyor ki kitabı bırakmak istemiyorsunuz. Baştan sonra hikayenin içinde gibi hissettim. Kesinlikle okunmalı
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Amin Maalouf ile ilk kez bu kitabı vesilesiyle tanıştım. Yazarın ne kadar güçlü bir kalemi olduğunu daha önceden bilmeseydim, bu okuma deneyimi onunla ilk ve son karşılaşmamız olabilirdi; ancak kendisini sadece bu eseriyle yargılamayacağım.
Kitap genel olarak bende aceleye getirilmiş izlenimi yarattı. Hikayenin başında ve sonunda hep doldurulamamış boşluklar hissettim. Muhtemelen yazar farklı bir kurgu veya anlatım tarzı denemek istemiş. Kesinlikle "kötü bir kitaptı" diyemem; Maalouf'un anlatımı ve dili oldukça güzeldi fakat kurgu çok tekdüze ilerliyordu. Tempoyu artıran iniş çıkışlar, "Acaba şimdi ne olacak?" dedirten o merak duygusu ve heyecan kitapta maalesef hiç yoktu. Hikaye, bir adamın koltuğunda oturup sıradan bir olayı abartısız ve düz bir şekilde anlatması gibi fazlasıyla basite indirgenmişti.
Kitabın sonunun ucu açık biteceğini tahmin ediyordum ama bu kadar belirsiz bırakılmasını da beklemiyordum. En azından "5 yıl sonrası" gibi bir zaman atlamasıyla toparlanarak bitirilseydi çok daha tatmin edici bir final olabilirdi. Özetle; kötü bir kitap diyerek haksızlık etmek istemem ama muhtemelen birkaç sene içinde hafızamdan tamamen silinecek bir eser.
Kitap gerçekten akıcı sade ve devrik olmayan cümleler ile bütünleşmiş. Ömer Hayyamın hayatından Büyük Selçuklulara Sabah sabaha değin birçok tarihi kimlik anlatıda yer buluyor. Tavsiye edilir.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Her ne kadar anlatılan dönem ilgi çekici olsada kitabın 2.hikayeye geçmesiyle birlikte benim için etkisini yitirdi ve sıkıcı bir hal almaya başladı ne yazık ki. Bartol dan Alamut kalesini tek solukta okumuştum. Semerkant'ta da benzer hevesi kitabın başında biraz hissettim. Sonrası içinse aynı şeyi söyleyemeyeceğim.