Amin kelimesi, Kur'an'dan değildir. Fakat Fatiha Sûresini bununla bitirmek sünnettir. Bu kelime. Ya rabbi! bizden kabul et, dualarımızı kabul buyur anlamındadır.
Fatiha sûresi, Yüce Allah'a hamd ve övgü içeren, Yüce Yaratıcının mukaddes vasıflarını kapsayan ve ikram sahibi O ibadet olunana kulluk arz etmede en önemli duayı içeren bir süredir.
Fatiha sûresi, Besmele-i şerife ile yedi ayettir. Hanefi fakihlerince sahih olan asıl görüşe göre bütün sürelerin başındaki besmeleler, o sûrelerden birer cüz değildirler. Belki birer müstakil ayet olup sûrelerin aralarını ayırmak ve bereket ummak için yinelenerek indirilmişlerdir. Fatiha-i Şerife'yi okuyup bitirince (Âmin) denilmesi de övülen bir sünnettir.
Bugün kalenin harabelerini ziyaret edenler, Hasan'in yasadigi büyük odadaki
"mucizevi havuz"u hâlâ hayranlikla seyrederler. Bu havuz, suyu bosaltildikça kendiliginden dolar ve ustaligin sahikasi olarak dolan su asla disari taşmaz.
Terken cesetten kurtulma yolunu seçti. Böylece "cok muhterem Sultan, büyük Sehingah, Sark'mn ve Garp'in meliki, islam'in ve Müstümanlarn temel di-regi, cihanin ve dinin gururu, fetihlerin babasi, Halife nin tek dayanagi" gece vakti, kimseler görmeden, pazardan mal kagirir gibi bir yol kenarna gömülüverdi. Mezari bir daha asla bulu-namadi.