YAVUZ KÜPE TAKTI MI?
Yavuz Sultan Selim ile alakalı bir diğer tartışmalı mesele ise kulağına küpe takmış olmasıdır. Malumunuz Yavuz’a ait olduğu iddia edilen meşhur tabloda kulağında küpe görünmektedir. Bu doğru mudur? Öncelikle şunu net bir şekilde belirtmek gerekirse XV ve XVI. asırlarda padişahların fiziki özelliklerini ve kıyafetlerini en açık bir biçimde ancak minyatürlerden çıkarabiliriz. Osmanlı minyatürlerinden görüldüğü kadarıyla Selim Han, kulağı küpeli bir şekilde hiçbir yerde resmedilmemiştir. Ayrıca kaynaklarda küpe taktığına dair bir ibareye de rastlanmaz. Yalnız şunu ifade edelim ki Selim Han’ın üzerindeki kıyafeti dışında Avrupalı ressamların çizdiği portresi, neredeyse tıpa tıp kaynaklarda anlatılanlara benzemektedir. Selim Han sakallı değildir. Bıyıkları uzun olup akıncı bıyığı gibidir. Yüzü yuvarlak ve iri kemiklidir. Minyatürlerle karşılaştırılırsa portredeki resme çok benzediği de görülecektir. Bu hususta Selim Han’ın tahta cülusunu gösteren Hünernâme’de Mehmed Bursevi Efendi minyatürüne müracaat olunabilir. Böyle bir vaziyette Avrupalı ressamlar sadece üzerinde farklı giysi veya alametler gösterdiler diye o portre gerçek sahibinden çıkmaz. Kaldı ki bu ressamlar Selim Han’ı görerek değil Avrupalı tarihçilerin eserlerindeki anlatımlarından yola çıkarak anlama yoluyla veya minyatürlerine bakarak çizmişlerdir. Dolayısıyla giysileri ve eşyaları ile ilgili hatalar yapmaları normaldir. Ancak Avrupalı ressamların portrelerine bakarak Selim Han’ın resmini son dönemlerde oldukça abartan ve ona hiç uymayan resimlerin bulunduğunu da belirtmek gerekmektedir. Bu konuda en eski portre (Amsterdam, 1621), Nicolaes de Clerck adında Hollandalı bir gravür sanatçısına aittir.
Sayfa 223·Kitabı okuyor
Tarih
Amsterdam toplumunu homojen olarak düşünmemeliyiz; Hristiyan çevrelerde olduğu kadar, Amsterdam cemaatinde de çeşitlilik, çıkarlar ve ideolojiler mevcuttur. Büyük bir bölümü eski Marranolardan, yani İspanya ve Portekiz'de Katolikliği görünüşte sürdürmüş olan ve 16. yüzyılın sonunda göç etmeye zorlanmış Yahudilerden oluşuyordu.
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Adolf Hitler and World War II delayed the creation of the World Council, but in 1948 the first assembly convened in Amsterdam, bringing together 351 delegates representing 147 denominations from forty-four countries. The principal nonparticipants were the Roman Catholics, many conservative evangelicals, and the Russian Orthodox.
AMSTERDAM- 1656
Dostlar beni dinleyin: Mutluluğu istiyorsanız, hayatınızı gerçekten ihtiyacınız olmayan şeyler için mücadele ederek ziyan etmeyin.”
Sayfa 115 - Pegasus Yayınları
The pastor of the Separatists, a Cambridge graduate named John Smyth, studied his Greek New Testament and discovered that the practice of baptizing babies never appeared in its pages. If babies were not included in the covenant of grace, only believers in Jesus Christ, then shouldn’t churches be constituted by confession of faith rather than ties of covenants? Smyth and forty members of the Amsterdam congregation answered yes and were baptized upon the profession of their personal faith in Jesus Christ. Smyth baptized himself by pouring water on himself and then baptized the other forty members of his congregation. The year was 1609. Thus they constituted the first English Baptist church.
Biz bir kitabın ortalarından düşmüş, yerlerini arayan, kendi halinde ortaboy tümcelerdik, bilmediğimiz bir kentte (kentin adı hiçbir yerde geçmiyor çünkü) bütün bir gece sürttük durduk. Londra’ya benziyordu ama değildi, bu kesin; nasıl mı anlıyoruz: hiçbir yerde Taymis, köprüler önümüze çıkmıyor; Oxford caddesi de öyle, asıl da Hade Park; İstanbul’a benziyordu, ama İstanbul değil; Venedik, Amsterdam da olabilirdi bu, her yer kanal, su, her şey de suda yaşıyor, ama değil; Bağdat, Delhi, Pekin belki; üçümüz de önümüze bakıyor hiç konuşmuyoruz, yalnız ateşböcekleri, kuşlar, iskambiller, karıncalar, asmaköprüler, Kartaca –evet Kartaca– dinozorlar, köpekler, su yolları, lağımlar, su sinekleri, sargıbezleri ayaklarımıza takılıp duruyor ama sayfalardaki yerimizi bir türlü bulamıyoruz. Belki de varlığımızın üstü çizildi. Atıldık.
Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu