Yarım Kalmışlık
Puan vermedi·56 syf.··
2026 2. kitabı
Bitirdiğim zaman kitabı “ee devamı nerede?” demiştim. Sürekli bir gizem ve merak aşılanıyor ancak sonu havada kalmıştı. İlk bitirdiğim zaman bu duruma çok sinirlenmiştim ancak kendi kafamda kitabın sonunun nasıl yazardım diye düşündüm. Bunu düşündüğüm an kitabı okuduğum anlardan daha kıymetliydi benim için.
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,6bin okunma
Watership Tepesi – Richard Adams Kitap Yorumu
Puan vermedi·436 syf.··
2026 1. kitabı
Bu kitapla tanışmam tamamen tesadüflere dayalı bir şey oldu. Bir gün ilk kitabını kırkından sonra çıkaran yazarlar hakkında bir araştırma yapıyordum (şu an neden öyle bir araştırma yaptığımı dahi hatırlamıyorum..) ve karşıma çıkan kitaplardan biri de Richard Adams’ın Watership Tepesi oldu. Kitap hakkında okuduğum birkaç küçük tanıtım yazısından sonra meraklanıp, (ki bence bu merak ve heyecan, bir kitaba başlamak için en önemli tetikleyici ve motive edici bir unsur) hevesle satın alıp ve dün itibari ile de bitirdim. Watership Tepesi’nin bende bıraktığı izlenime gelecek olursak, bilgilerim taze iken sıcağı sıcağına anlatmak istedim. Kendi sözlüğünü yaratan kitap Kitabı okumak ilk etapta nedense çok zor geldi. Sürekli notlar alıyor ve hikayeyi bir bütün olarak zihnimde toparlamaya çalışıyordum. Sebebi ise her tavşanın ayrı bir isminin olması, geçen mekanlar ve daha da önemlisi tanrının, kötülüğün, yırtıcıların, doğa ananın her şeyin tavşan diliyle (bkz. Lapin dili) bir karşılığı olmasıydı. Mesela sıradan bir kitapta “tanrı korusun” deniyor ama Watership Tepesi’nde tavşan diliyle bu “Frith korusun” olarak karşılık buluyordu. İşin komik yanı ve ne yazık ki üç yüz sayfa sonra fark edip kendime gülmeme sebep olan durum ise; tüm bu karşılıkların kitap arkasında zaten var olduğuydu. Notları boşuna almış olmadım ama en başta görseydim, en azından okurken neydi bu diye son sayfaya hızlıca göz atardım. Sadece bir tavşan hikayesi mi? Kitap gerçekten muazzam bir emekle hazırlanmış. Yazar sadece yüzeysel bir hikaye değil, aynı zamanda insan doğasına yakın duyguların başka bir dünyada nasıl yankı bulabileceğini titizlikle anlatmış. Bunun yanı sıra tavşanların doğasıyla ilgili de oldukça derin araştırmalar yapmış. (Kitabın önsözünde de special thanks olarak kaynaklarına
Edebiyat
Watership TepesiRichard Adams · Arkabahçe Yayıncılık · 2009232 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mahkum – Güvenin ve Gerçeğin Gölgesinde Bir Hikâye..
Puan vermedi·288 syf.··
2026 41. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:16
Freida McFadden’ın Mahkum adlı romanını da diğer romanları gibi büyük bir merakla okudum. Bu kitap, yalnızca bir gerilim romanı değil; aynı zamanda insanın geçmişiyle, seçimleriyle ve güven duygusuyla yüzleşmesini anlatan güçlü bir hikâye. Kitap boyunca yazar, gerçeği ustalıkla gizleyerek okuru sürekli şüphe içinde bırakıyor. Tam her şeyi çözdüğümü düşündüğüm anda yeni bir ayrıntı ortaya çıkıyor ve bütün dengeler değişiyor. Bu yönüyle Mahkum, sadece okunmuyor; adeta yaşanıyor. Sayfalar ilerledikçe merak duygusu giderek artıyor ve kitabı elden bırakmak neredeyse imkânsız hâle geliyor. Romanın en etkileyici taraflarından biri, karakterlerin kusurlarıyla birlikte son derece gerçek hissettirmesi. Hiç kimse tamamen masum ya da tamamen suçlu görünmüyor. Bu da hikâyeye güçlü bir psikolojik derinlik kazandırıyor. Özellikle geçmişin insan hayatı üzerindeki etkisi ve güven duygusunun ne kadar kırılgan olduğu, roman boyunca ustalıkla işlenmiş. Freida McFadden’ın sade ama sürükleyici anlatımı, olayların temposunu bir an bile düşürmüyor. Ancak kitabı benim için özel kılan şey yalnızca şaşırtıcı olay örgüsü değil; aynı zamanda insanların göründükleri kişi olup olmadıklarını sorgulatmasıydı. Roman boyunca sık sık şu düşünce aklıma geldi: Bir insanı gerçekten ne kadar tanıyabiliriz? Mahkum, beklenmedik ters köşeleri, güçlü gerilimi ve psikolojik çözümlemeleriyle beni etkiledi. Gerilim ve psikolojik thriller türünü seven herkesin mutlaka şans vermesi gereken, akılda kalıcı bir roman olduğunu düşünüyorum.
MahkûmFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20242,686 okunma
Korku
8/10
·70 syf.··
2026 10. kitabı
Korku’da Irene Wagner’in yaşadığı yasak ilişki, aslında bir olaydan çok bir ruh çözülmesinin başlangıcı gibi. Avukat Fritz’in eşi olan Irene, ilişkinin ortaya çıkma ihtimaliyle adım adım korkunun içine çekiliyor. Her an yakalanacakmış hissi, her bakışı bir suçlama gibi algılaması, kapı çaldığında irkilmesi… Bunların hepsi korkunun zihinde nasıl çoğaldığını gösteriyor. Zweig, korkunun insanı dış dünyadan önce kendi iç dünyasında esir aldığını çok güçlü bir şekilde hissettiriyor. Irene’nin yaşadığı gerilim insanı en çok yıpratan şeyin, başına gelecek olan değil; olma ihtimalini durmadan zihninde büyütmesi olduğunu açık bir şekilde gösteriyor.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,9bin okunma
Puan vermedi·74 syf.··
2026 8. kitabı
Bir sabah gözünüzü bir böcek olarak açtığınızı düşünün. Dönüşüm", aslında Gregor’un değil, ailesinin dönüşümünün hikayesi. Gregor, bir kumaş pazarlamacısı olarak ailesinin tüm borçlarını ödeyen ve evi geçindiren bir kişi, O ürettiği, para kazandığı sürece ailenin sevgili oğluydu. Ancak bir böceğe dönüşüp işlevini kaybettiği an, hiyerarşinin en altına düştü. Başta duyulan acıma hissi, hızla yerini tiksinmeye ve ardından "ondan nasıl kurtuluruz?" sorusuna bıraktı. Kafka, en kutsal kabul edilen aile bağlarının bile çıkar ilişkileri üzerine kurulduğunu yüzümüze sertçe çarpmış. Edebiyat dünyasının okunması gerekli kitaplarından biri daha diye düşünüyorum.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,9bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 7. kitabı
Yapayalnız yaşayan insanlar; tek bir söze, tek bir insana ve yaşanacak küçük de olsa tek bir olaya nasıl da muhtaçtırlar... Bazen küçücük anlara, ufacık mutluluklara bile uzun yıllar tutunup kalabilirler. Çünkü bu güzellikler başlarına her an gelmez; bu yüzden o anı sürekli hatırlayarak içlerindeki yaşama sevincini diri tutmaya çalışırlar. ​Kitabın başrolü de tam olarak böyle biri, hatta tam bir klasik Rus edebiyatı karakteri diyebiliriz. Dostoyevski’nin daha önce iki eserini daha okumuş ve bu yalnız, kimsesiz karakter tipinin iki farklı halini o kitaplarda da görmüştüm. Bu eserdeki fark ise karakterin, diğer ikisine kıyasla daha genç ve daha kibar olması. ​Hikayesi bir gece vakti karşılaştığı bir kadınla başlayıp yine o kadınla bitiyor. İşte o an anlıyoruz ki, bu yalnız insanın artık ömrü boyunca anısına tutunup yaşayacağı o kısa hatıra, bu saniyelerden ibaret... Ama bu anı onun hayatına nihayetinde mutluluk mu getirir, yoksa bitmek bilmeyen bir hüzün mü?
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 2021102,2bin okunma