8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 17:04
Herkese selamlar Bugun size uzun zamandır kitapligimda bekleyen ve severek okudugum #cloverleighfarmsnextgeneration serisinin ilk kitabi olan ama #cloverleighfarmsseries in 6.kitabi olan #ignite #yangın yorumu ile geldim. Cok keyif aldigim bir kitap oldugunu söylemeliyim ama bunun en buyuk sebebi Dex'in kizlariydi Luna ve Hallie bence kitabin yıldızlariydi ve o ikisi kitapta olmasaydı muhtemelen vasat bir kitap olarak siniflandirirdim. Çocukların enerjisi kitabi oylesine farkli bir şekle sokmuştu ki, ana karakterler bence kitapta pasif kalmisti. Bölümlerin kisa olmasi, Winnie'nin herkese benim gözüm sende tutumu, Dex'in yas farkina surekli dem vurması kurgunun cok da elde tutulur bir yani olmadığını gosteriyordu. Ama iste kızların hatrina, onlarin oldugu sahnelerde gülmem, keyif almam kitabi sevdiklerim ama favorim olmayan kitaplar arasına soktu. Bu arada Winnie'nin kızlarla olan bağını ayrica sevdim. Ilk andan cok guzel bir ortak payda buldular. Dex'in sevgili olma kismi ozel sahneler haricinde cok da aman aman degildi ama babalığıni cok sevdim. Tam bir huysuzdu adam ya yangın sahnesi herhalde en guldugum yer olmustur. Yetişkin icerikli bir kitap oldugundan her yasa uygun degil ama turu seven tum yetişkin kitap severler bence okusun, günleri şenlenir #bookpost Yangın Melanie Harlow
YangınMelanie Harlow · Ren Kitap · 2025581 okunma
2/10
·%34 (89/256 syf.)·
Kitabı beğenmedim ama aslında oldukça "farklı" bir eser. Mesela ana karakterimiz Frank kötü bir karakter, küçücük yaşında üç kişinin ölümünden sorumlu. Babası onu varsaymak istemeyen biri, doğum kaydını bile yaptırmamış. Ama kitaptan bir mesaj çıkartabilmek için ekstra çaba harcanması gerekiyor gibi. O bunun alt mesajıydı, bu bunun benzetmesiydi filan gibi. Kitabı beğenmedim, karakterler itici, olaylar çok olaysız olarak anlatılıyor. Kitabı sevmedim, okuması çok zordu. Okunmuş olsun diye okunmuş bir kitap oldu benim için...
Edebiyat
Eşekarısı FabrikasıIain M. Banks · Koridor Yayınları · 20151,685 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir derdin acısını bu kitaptan çıkarttım
Puan vermedi·504 syf.··
2026 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:18
Bir tavsiyeyle belki de hiç dikkatimi çekmeyen bu kitabi bir çırpıda okudum. Betimlemeler ve karakterin iç dünyasına ayna tutan pasajlar okuyucu adına lezzetli anlatılar. Fakat bir karakter vardı ki hayal kırıklığı. Şuan elimde olan "Tanpınar'a Huzur Yok" kitabında da öyle bir karakterle karşılaştım. Edebiyatımıza giren bu tiplemeler niye diye sormadan edemedim. Bunu nasıl bir yerden yazıyorlar; artık gerceğimiz olmaya başlamanin yansımaları mi,bizi bir şeye ikna etme çabası mı, olur ne yapalım varlar ve var olmaya devam ediyorlarin kabulü mü.... Üzgünüm ama ben bu tiplerin edebiyatta varolmaya devam etmesine karşıyım. Eğer mesele hoşgörüyse ahlak çatısı altına sokamayacagim hiçbir hoşgörü benim sanatımda yer alamaz. Dünyayı değiştirmek herşeyiyle kabul ettiğim düzenin anlatıcısı olmamı gerektirmez. İlla da almak mı istiyorsunuz o halde anlatıp geçmeyin. Sanki öylece hayatımıza girebilir, görmezden gelebilir zemininden aktarmayın. Ana karakterin yapabileceği şeyler olmalı. Bir yazar olarak tek gayemiz bir karaktere hayat vermekten ve peşinde sürüklenmekten ibaret olmamalı. Bir hareket,bir erdem ve bir değişim tutarli bir sona işaret etmeli değil mi!
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,9bin okunma
Puan vermedi
Şair, acıyı, hasreti, sabrı mısralara emanet etmiş. Okuyan da kendi hayatını satır aralarında buluyor. Aşk, ayrılık, gurbet, ana, toprak... Hangi sayfayı açsan "bu benim" diyeceğin dize çıkar. Şiirlerde kendimizle baş başa kalmamızı, kendimizle dertlesmemizi sağlayan şairimize teşekkürler
Mısralarda Saklı HayatlarErgin Taş · Sîtav Yayınları · 20267 okunma
Ana'nın Direniş Anatomisi
9/10
·416 syf.··
2026 14. kitabı
Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov olan Rus yazar, yetim kalıp yoksul bir hayat sürdüğü için "Acı" anlamına gelen "Gorki" takma adını kullanır. Kitap, sosyalist olan bir Ana'nın (Plage) oğlu Pavel ile Çarlık despotizmine, kapitalizme , zulme, eşitsizliğe, adaletsizliğe, hükümet baskısına karşı verdiği mücadeleyi anlatır. Ama bu sıradan bir mücadele değildir. Zira Ana, okuma yazma bilmemekte, yoksuldur ve dul bir kadındır. Oğlu fabrikada işçidir. Bir gün oğlu Pavel'in fabrikakadan gelen işçi arkadaşları ile evinde yaptığı toplantı sonraki günlerde muntazam bir toplantıya dönüşür. Ana, evine gelen gidenleri ve neyi konuştuklarını zamanla kavrar. Böylece sonraki süreçte Ana da oğlu ve arkadaşlarının verdiği bu amansız mücadeleye dahil olur. Oğlu ve bir çok arkadaşı tutuklanır. Buna rağmen Ana pes etmez. Bu sürede okuma yazma öğrenir hatta bu zulme karşı en büyük mücadeleyi dergi, bildirim ve kitap dağıtımı yaparak başlatmış olur. Halkı biliçlendirerek halkın uyanmasını ve bu direnişe destek vermesini sağlar. Oğlu Pavel ve arkadaşları tutuklanarak Sibiryaya sürgüne gönderildiği için Ana, artık kaybedecek bir şeyi olmadığını anlar ve ölmez bir ruhla tek başına direnişe devam eder. Son bölümde Ana, jandarmalar tarafından yakalanarak zorla susturulmaya çalışılır. Fakat Ana direnir ve şu son sözler ağzından dökülür: "Gerçeğin sırrına eren ruh bir daha öldürülemez." "Gerçek kanla boğulmaz." "Gerçeği kanla saklayamazsınız."
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,4bin okunma
BU GÜNÜN TARİHİ- Bütün Yarınlara
10/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2026 82. kitabı
Selam. ekin ✧ sayesinde başlayabildiğim ve kesinlikle hakkının verilmesine ihtiyacım olan bir kitaplayız bu gün. Bir de Balçın ile okumaya karar verince tüm bu süreç daha büyüleyici bir hâl aldı. All Tomorrows’a başlamadan önce bile beni sarsacağını biliyordum çünkü ben hortlaklardan değil, biyolojiden korkuyorum. Bir canavarın saldırmasından çok, bir gün bambaşka bir şeye dönüşebilecek olmamız fikri beni rahatsız ediyor. İnsan bedeninin ve evrimin sınırlarının ne kadar esnek olduğunu düşünmek bile ürkütücü geliyor. Bu yüzden kitabın yarattığı korku, klasik bir korku değil; insanın kendi potansiyelinden duyduğu korku. Kitabı okumaya başladığım ilk anda kendimi sanki bir Star Wars evrenindeymiş gibi hissettim; ancak bu kez yaratıkların yalnızca var olduğu değil, biyolojik olarak nasıl işlediğinin de anlatıldığı bir versiyonuydu bu. Genişletilip filme uyarlanabilecek muazzam bir potansiyel taşıyor. Üstelik bütün bunların arkasındaki kişinin henüz genç yaşlarda bu fikri ortaya atmış olması hayranlık uyandırıcı. O tasarımlar, o düşünce biçimi, o ölçekte bir hayal gücü... İnsan ister istemez etkileniyor. Daha da etkileyici olan şey ise yaratıkların yalnızca ilginç görünmesi değil, gerçekten yaşayabilecekmiş hissi vermesi. Çok büyük bir biyoloji bilgisine sahip olduğumu iddia edemem ancak bildiklerim ve sonrasında yaptığım araştırmalar sayesinde yaratık tasarımlarındaki ustalığı görebildim. Gözleri olmayan bir canlıya farklı algı organları verilmesi, ağır uzuvlara sahip bir türün vücut dengesinin düşünülmesi gibi detaylar bile yazarın konuya ne kadar hâkim olduğunu gösteriyor. Sadece biyoloji de değil; tarih, felsefe, coğrafya ve hatta sosyoloji bilgisi de satır aralarında kendini belli ediyor. Böylesine özgün, cesur ve hayal gücü yüksek bir eserin yaratıcısının Türk
Duygu ve Düşünce
All Tomorrows Bütün YarınlarC. M. Kösemen · Kara Karga Yayınları · 041 okunma