Bu kitabı elime aldığımda tereddüt içindeydim. Fakat okumaya başladıkça sevdim. Kendimi birden kitabın dünyasının içinde buldum. Irkçılığın küçük bir kız tarafından anlatıldığı bu kitapta iyilerin her zaman kazanmadığını ama kötülerin hiçbir zaman kazanmadığını anlatılıyordu fikrimce. Velhasıl kelam çok beğendim bir kitap oldu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Alexandra hala konuklarını ağırlamak için yerinden kalktı. Çevreme bakınıyor, konuşulanlarla ilgileniyordum. Çok geçmeden bunların arasına girecektim. Ama babamın dünyasında çok daha rahattım. Bay Heck Tate gibi arkadaşlar, sizinle eğlenmek, sizi komik duruma düşürmek için sorular düşünüp sormazlardı. Çok aptalca bir şey söylemezsem Jem bile benimle pek alay etmezdi. Kadınlar, erkeklere karşı anlamadığım bir çekingenlik duyuyorlardı. Erkeklere içtenlikle değer vermekten korkuyorlardı sanki. Ama ben erkeklerin dünyasını daha çok seviyordum. Ne kadar kötü, sarhoş, kumarbaz ya da başka bir şey olurlarsa olsunlar, onlarda hoşuma giden bir yan vardı.