Okudukça, yaşamım boyunca bir yerlerde birilerinin bana hep kabul edilmiş bir düşünceyi--- büyük ve güçlü Güneş'e kuşkusuz erkek olarak tapınıldığını; puslu, kınılgan, duygu ve aşkın simgesi Ay'ınsa hep kadın sayıldığını söylemiş olduğunu anımsadım. Ama Kenan Ülkesi'nde, Anadolu'da, Arabistan ve Avustralya' daki Güneş Tanrıçası öykülerini okuyup, Eskimolar. Japonlar ve Hindistan`daki Khassiler arasında Güneș Tanrıçalarına
Ay olarak simgelenen ikinci konumdaki erkek kardeşlerin eșlik ettiğini bulguladığımda çok şaşırdım.
Pederem ravza-i Rıdvan be-du gendum bifuruht
Nâ-halef bâşem eger men be-cei nefrüşem
Babam Hz Adem cenneti 2 buğday tanesine sattığı, ben de onu bir arpa'ya satmazsam babama yaraşır evlat olmayayım.
İnsanoğlunun hislerinde belli hudutlar olduğunu ve bu hudutları aşan olaylar karşısında, ister bir felaket olsun ister büyük bir zafer, hislerin yerinde uçsuz bucaksız bir boşluğun kaldığını bir kere daha anımsadım.