William Faulkner – Ağustos Işığı İncelemesi
Puan vermedi·464 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 15:57
1. Genel Bakış Ağustos Işığı, William Faulkner’ın 1932’de yayımlanan ve Amerikan Güneyi’ni merkezine alan en önemli romanlarından biridir. Roman, ırk, kimlik, din, suç, yabancılaşma ve bireyin toplumla çatışması gibi temaları çok katmanlı bir anlatımla işler. Olaylar kurgusal Yoknapatawpha County’de geçer ve birbirine gevşek bağlarla tutunan birkaç ana karakter etrafında gelişir. 2. Konu Özeti Romanın merkezinde üç ana hikâye yer alır: Joe Christmas: Kökeni belirsiz, melez olabileceği şüphesiyle yaşayan, şiddet ve kimlik bunalımı içinde bir adam. Toplumun ırksal önyargılarının en sert biçimde çarptığı karakterdir. Lena Grove: Evlenmeden hamile kalmış, çocuğunun babasını bulmak için Güney’i yürüyerek dolaşan genç bir kadın. Romanın karanlık atmosferine karşı umut ve sürekliliği temsil eder. Gail Hightower: Dine ve topluma yabancılaşmış, geçmişiyle yüzleşemeyen bir rahip. Suç, vicdan ve sorumluluk kavramları üzerinden romanın ahlaki boyutunu derinleştirir. Bu üç hikâye doğrudan paralel ilerlemez; Faulkner, zaman kırılmaları ve geri dönüşlerle okuru parçalı bir anlatının içine çeker. 3. Temalar Irk ve Kimlik Joe Christmas karakteri üzerinden Faulkner, Güney Amerika’daki ırkçılığı ve bireyin yalnızca şüphe üzerine bile nasıl dışlanabildiğini gösterir. Joe’nun “siyah mı beyaz mı” olduğu hiçbir zaman kesinleşmez; asıl mesele toplumun bu belirsizliğe tahammül edememesidir. Din ve Ahlak Hristiyanlık, romanda çoğu zaman merhametten çok baskı aracı olarak karşımıza çıkar. Özellikle Joe’nun üvey babası McEachern ve Hightower karakteri aracılığıyla dinin bireyi özgürleştirmek yerine nasıl boğabildiği sorgulanır. Yabancılaşma ve Yazgı Karakterlerin neredeyse tamamı toplumla uyumsuzdur. Faulkner, bireyin kaçmaya çalıştığı kaderine nasıl tekrar tekrar sürüklendiğini
Edebiyat
Ağustos IşığıWilliam Faulkner · İletişim Yayınları · 2021399 okunma
Spoiler içerir
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 22:29
Kitaplar hakkında spoiler içeren yazılar yazmamaya çalışırım fakat bu kitabın düğümlerini çözerken yaptığım serzenişler beni buna itti. Baştan belirtmeliyim ki bir miktar spoiler içerir. Başlayacak olursam; Kitap ırkçılık üzerine inşa edilmiş bir yapıt. Elimizde ilk bakışta 2 aile bulunuyor: beyaz (Edmonds) ve siyah (Lucas). Aynı mülkün üzerinde yaşayan bu iki adamın bağı hikayenin ilerleyen zamanlarında çözümleniyor ve beyaz adamın kendisini siyah adamdan neden içten içe üstün gördüğünü veya görmek istediğini çözümleyebiliyoruz. Bu iki aile arasındaki soy ortak ata olan beyaz bir adamdan geliyor. Ortak ata McClasin (ben büyükbaba diyeceğim); 2 adamın üzerinde yaşadığı mülkün sahibi. Büyükbabanın kızından doğan çocuklar beyaz kolu oluşturuyor. Büyükbabanın kölesinden doğan oğlu üzerinden ilerleyen kol ise siyah kolu oluşturuyor. Lucas, McCaslin kanını "erkek yoluyla" taşıdığı için kendisini Edmonds'lardan (kadın yoluyla gelen kol) daha üstün veya en azından onlara eşit görüyor. Lucas Edmonds ailesine ait olan arazide yaşar ve çiftçilik yapar. Ancak diğer siyahi kiracılardan farklı olarak: ​-Kendi arazisine sahiptir (McCaslin mirası sayesinde). ​-Edmonds'lara kira ödemez veya onlara boyun eğmez. ​-Edmonds, Lucas'a karşı garip bir saygı ve çekince duyar. Çünkü Lucas, Edmonds'ın "beyazlık" üzerinden kurduğu otoriteyi, duruşu ve soylu kanıyla sürekli sarsar. İlk aile bağımızı cözümlediğimize göre hikayenin bir diğer ailesi Gowrie ailesine gelelim. Toplumsal şiddeti, ırkçılığı ve kasabanın "kanunu kendi belirleyen" vahşi yüzünü temsil eden geniş ve tehlikeli bir beyaz ailedir. Hikayenin gelişme bölümünü bu aile oluşturuyor. Linç kültürüne açık, egitimsiz, kendi kuralları olan ve kendi içlerinde izole bir aileyi oluşturuyorlar. Öyleki kendi içlerinde yasanan
Mezar KazanlarWilliam Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 202432 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2025 41. kitabı
Mehmet Yıldız / Ankebut (Örümcek Ağı) Sayfa :274 Tür: #din #i̇slam #edebiyat Merhaba Daha önce okuduğum Sâliha kitabının yazarından başka bir kitap okudum. Yazarın artık hangi üslupla yazdığını da öğrendiğimden oldukça keyifli ve dolu dolu bir okuma oldu. ( Puntoları hesaba katmazsak) Mehmet Bey'in kalemini ben İhsan Oktay Anar'ın üslubuna da çok benzettim. 2.3 günde okunup kenara bırakılacak kitap değil kesinlikle. Yazarımız oldukça usta bir dille ince mesajlar ve şifrelerle kaleme alıyor kitaplarını söylemeden de geçmeyeyim. Ankebut süresi 41. Ayeti baz alarak yazarımız kitabı kurgulamış. Gelelim kitabın konusuna İmranlı A. Ş de çalışan Selim Kankaya'nın korkunç ve oldukça gizemli ölümünün ardından başkomiser Nisa ve Furkan araştırmalarına başlamıştır. Cesedin burnunun ucu yok, sağ kulağı kesilmiş ve sol gözü oyulmuş, vahşice katledilmiştir. Kimsesiz, ailesiz olan Selim Kankaya'nın görünürde ne bir düşmanı ne de bir yakını vardır. Nisa ve Furkan'ın İmranlı A.Ş ile sorgusu başlamıştır. Maide Enfal şirketin sahibi olarak sorguya alınır ama kadının eşi de seneler önce aynı şekilde vefât etmiştir. Kafaların iyice karışmasıyla derin araştırmalara giren ekip oldukça derin bir yapılanma ile karşılaşır. Nevislam... Hadisleri kabul etmeyip, sünnetleri reddeden ve Kurân'ı Kerim'den başka hiçbir kaynağı ciddiye almayan. Namazların vaktini bile 3'e indiren bir topluluk. İnsanların imanlarını zayıflatıp, dinden soğutma projesi.. Bu toplulukta genel de doğu illerimizde oldukça yaygın olan 'Dak' ile birlikte Arapça 'Cim' harfiyle işaretleyip kendilerini güvenli bir şekilde tescil ediyorlar. Dak'ı yapan dövmeciyi bulunca yapılanmanın daha büyük olduğu anlaşılır. Deşifre olanın intihar ettiği, yada öldürüldüğü bu güruh... Geçmişini hatırlamayan beyninde ağır bir tahribatla
Ankebut - Örümcek AğıMehmet Yıldız · Hestia Yayınları · 202317 okunma
Tarihi Kurgu Mu ? Siyer Mi ?
Puan vermedi·400 syf.··
2025 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2025 14:28
İskender Pala’nın ilk okuduğum kitabı Mihmandar oldu ve yazarın başka kitabını okur muyum hiç bilmiyorum. Çünkü kitabı hiç beğenmedim. Sebeplerini açıklamak istiyorum. 1- Kitapta her bölüm farklı bir karakterin gözünden anlatılıyor ve kimin gözünden okuduğumuz bölümün sonunda; ben şuyum, kim olduğumu çıkardınız mı şeklinde söyleniyor. Bu durum kesinlikle kafa karışıklığı yaratıyor. 2- Aşırı yanlı bir anlatım var. Tüm Müslümanlar melek tüm Hristiyanlar şeytan gibi anlatılmış. Bu kadar ideoloji aşılayan bir kitap daha görmedim. İskender Pala bu kitapta tarihi bir kurgudan ziyade siyer yazmış gibi. 3- Kesinlikte kendimi o dönemde gibi hissetmedim. Tarihi kurgu romanlarında bu durum çok önemlidir. Kendimi bir kuşatmanın bir savaşın içinde gibi kesinlikle hissetmedim. 4-Kallinikos ve karısı Oxy’nin ki -bu ikisi doğma büyüme hristiyan- sırf ölmemek için Müslüman olan kızlarına Hristiyanlığı kötüleyip Müslümanlığı övdükleri kısım resmen fiyasko değil miydi ? Abi siz niye Müslüman olmadınız o zaman şimdiye kadar ! 5- İsra süresi 59: “Bizi mucize göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır…” Ankebut Suresi 50-51: “Dediler ki: ‘Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!’ De ki: ‘Mucizeler ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.’ Kendilerine okunmakta olan bu kitabı sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için bir rahmet ve öğüt vardır.” şeklinde ayetler var iken Hz. Muhammed’i takip eden bulutların, onun peşinde olan izcilerin atlarının kumlara gömülmesinin, hamile keçilerin kurumuş memelerinden süt fışkırmasının vs anlatılması… 6- Kitabın anlatım dilinin bazı yerlerde divan edebiyatından hallice olması.
Duygu ve Düşünce
Mihmandarİskender Pala · Kapı Yayınları · 202014,2bin okunma
10/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Yeryüzündeki Yıldızların en güzelleri Aşere-i Mübeşşere.. Yani cennetle müjdelenen on sahabi.. Hz. Ebubekir; Raşid Halifelerin ilki, Peygamber'in mağara arkadaşı, mağaradaki iki kişiden ikincisi.. Güzel ahlaklı, cömert ve Peygamberin erkeklerden en sevdiği..¹ İlk müslüman ki Peygamber ona müslüman olmakta erken davranan anlamına gelen Ebu Bekir ismini vermiş, dostuna güveni öyle çok ki Rasulü ona Sıddîk lakabını vermiş.. Öyle cömert ki malını müslümanlara harcamaktan geri durmamış, köleleri azad için çabalamış.. Evlatlarına yalnız Allah ve Rasulünü bırakmış.. Ömer bin Hattab; Raşid Halifelerin ikincisi, Allah Rasulü'nün, İslam'ı iki Ömer'den biriyle güçlendir duasıyla müjdelenmiş sahabi.. Sert bakışlı, mert, güç kuvvet ve adalet sahibi. Zalimin karşısında zalimi korkutan mazlum karşısında ise boyun eğmeye zorlayan Farûk, Ömer el Faruk. Osman bin Afvan; Raşid Halifelerin üçüncüsü, Peygamber'in iki kızıyla evlenmiş iki nurlu -Zî'n-nûreyn-, güleryüzlü müşfik ve anlayışlı.. Mütevazı ve oldukça cömert. Tebük seferinde malını en çok bağışlayan gözü tok sahabi.. Yumuşak huylu, güzel ahlaklı ve edep timsali.. Ali bin Ebi Talip; Rasulullah'ın amca oğlu, aynı zamanda damadı, Hayber Fatihi, Allah'ın aslanı ve Toprağın babası.. Fıkıh alimi, şiir üstadı, Peygamber'in rahle-i tedrisatından geçmiş bir yiğit, çocuklardan ilk müslüman.. Talha bin Ubeydullah; Kerem sahibi, ikram etmeyi seven bir sahabi ki Allah Rasulü ona Talhatu'l Hayr, El Feyyaz ve Talhatül Cûd -Cömert Talha- lakaplarını vermiştir. Öyle Cömert ki isteyeni geri çevirmez, kendisinden bir şey umanın ümidini boşa çıkarmaz.. O ilk müslümanlardan olma şerefine nail olmuş, Ensardan Ebu Eyyüb el ensari ile kardeş olmuş hadisçi ve bir hatip. Uhud Savaşı'nda peygamberi canla başla korumuş ve sol kolundan
Din
Aşere-i MübeşşereMuhammed Mütevelli Şaravi · Özgü Yayınları · 201815 okunma
En muhtasar tefsir
Puan vermedi·1920 syf.··
2025 1. kitabı
Bu incelemeye bazı ansiklopedik bilgiler ile başlamak yerinde olacaktır. Bu eser Celalüddin el-Mahalli (791-864) ve Celalüddin es- Suyuti (849-911) tarafından kaleme alındığı için Celaleyn tefsiri olarak bilinmektedir.  Her ne kadar tefsir olarak adlandırılsa da Batılı bir sınıflama ile tefsirli-meal kategorisine yerleştirebiliriz bu eseri. Oldukça muhtasar olan bu eserde hemen hemen hiç rivayet, dirayet konularına uzun uzun girilmemiş. Arapça dil bilgisine de bazı okunuş farklılıklarından kaynaklı anlam karmaşasını giderecek kadar ufak bir miktarda değinilmiştir sadece.  Müteşabih ayetlerin en meşhurlarından olan mukattaa harflerinin tefsirinde mesela ilk cild boyunca Celalüddin el-Mahalli, Allah (cc) bu ayetle ne murat ettiğini en iyi kendisi bilir diyerek konuya yaklaşımlarını da çok net ortaya koymuştur; herhangi bir açıklamaya girmeden öylece bırakmıştır.  Ayrıca nasih ve mensuh ayetler hakkındaki bilgiler de okuyucunun doğru hüküm üzerinde sabit kalmasını kolaylaştırıyor. Bu inceleme de kendime yarar sağlayacağını ümit ettiğim kişisel notlarımı tutacağım. Lakin olur da, birini müspet anlamda etkilerim de bu eseri okumak ister ise diye düşünerek önemli bir noktayı paylaşmam gerektiğine inanıyorum.Eserin Sağlam Yayınları'ndaki basımında maalesef bazı ayet meallerinin yeri karışmış durumda gözüküyor. Editörlük faaliyeti ile ilgili olduğunu düşündüğüm bu kabahat neticesinde örneğin Bakara suresinin 25-28. ayetleri Ahzab suresinin aynı sıradaki ayetleri ile karışmış gözüküyor ve buna benzer bazı bir kaç hata daha tespit ettim. Dolayısıyla okuyucu bu konuda biraz titiz davranarak bu karışıklığın üstesinden gelebilmektedir; ama dikkatli olunmalıdır. I. cilt kişisel notlarım  *Bakara 57. ayetin tefsirinde kudret helvası ve bıldırcının bir kenara azık olarak
Celaleyn Tefsiri (3 Cilt Takım)Kolektif · Sağlam Yayınevi · 201619 okunma