Abim Deniz
9/10
·480 syf.··
2026 13. kitabı
Deniz Gezmiş, yakın tarihe damgasını vurmuş ve Türkiye'deki sol hareketin kült ismi. Kitapta Deniz Gezmiş'in ailesi, çevresi, faaliyetleri ve nihayet idamına giden yol; kardeşi Hamdi Gezmiş'in ifadeleri ve tarihi vesikalardan yola çıkılarak akıcı bir dille anlatılıyor. Lise yıllarından başlayan faaliyetleri, üniversitede bir zamandan sonra eğitiminin önüne çıkıyor ve kendisini büsbütün davasına adıyor. Dönemin çalkantılı siyasi ortamında hak arayışına giren ve bunun için demokratik vasıtaların etkili olmadığı görüp zor yollara başvuran isimler bunlar. Açık söylemek gerekirse, benim dünya görüşüm bu kişiler ile uyuşmuyor. Fakat kendilerine öyle ya da böyle "haksızlıkları engellemek ve adil bir düzen" için dava seçen, bu dava için nice fedakarlıklar yapan, dik duruşlarını hiçbir zaman kaybetmeyen ve sadakatle birbirlerine bağlanan, Mustafa Kemal'in emperyalizmle mücadelesini kendileri için örnek bilen bu ülkenin zeki gençleri bunlar. En azından bu açıdan, acımasızca idama gönderilmiş olmalarını yüreğimi burktu. Elbette bunun yaptıkları "eşkıyalık"ları meşru kılacağı kanaatinde değilim. Ama o dönemin siyasi ortamını anlamak, günümüzde dahi birçok kişiye örnek olan "Deniz Gezmiş" ile arkadaşlarının ülküsünü anlamak için okunması gerektiğini düşünüyorum. Mektuplar, haber kupürleri, mahkeme tutanakları gibi birçok kaynaktan yararlanılmış. Emek verildiği belli olan, sol hareketin en büyük figürlerinden birini anlamak için elzem olan bir eser.
Tarih
Abim DenizCan Dündar · Can Yayınları · 20165,5bin okunma
Kurtlarla Koşan Kadınlar
Puan vermedi·538 syf.··
2026 106. kitabı
Clarissa Pinkola Estés, masalları yalnızca yorumlamıyor; onları kadınların korkularını, öfkelerini, yaralarını ve yeniden ayağa kalkma çabalarını anlamak için birer harita gibi kullanıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, kurtların simgelediği özgürlüğün dış dünyaya karşı bir başkaldırıdan ziyade insanın kendi özüne dönüşüyle ilgili olmasıydı. Ancak bu yönüyle kitap herkese kolay ulaşmıyor; uzun yorumlar ve tekrarlayan semboller zaman zaman sabır gerektiriyor. Buna rağmen Kurtlarla Koşan Kadınlar, okuru hazır cevaplarla değil sorularla baş başa bırakan, masalların hâlâ neden yaşadığını hatırlatan güçlü bir eser.
Edebiyat
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
Reklam
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Virginia Woolf en sevdiğim kadın yazarlardan biridir. Kendine Ait Bir Oda ve Orlando eserlerinden sonra okuduğum bu kitap, yazarın edebiyat eleştirileri, denemeleri ve anı yazılarından oluşan özel bir seçki olmuş. Bu eserinde geçtiğimiz yüzyılın başında bir kadın olarak yazar olmanın ve edebi dünyada varlığını kanıtlamanın getirdiği zorlukları derinlemesine ele almış. Kitap, edebi hazlar ve dönemin yazarlarına dair düşüncelerin yanı sıra, bugün bile güncelliğini koruyan temsilde cinsiyet eşitsizliği ve edebi cinsiyetçilik konularına odaklanıyor. Yazarın zeki, samimi ve yalın diliyle şekillenen bu denemeler, kadınların yazma özgürlüğü önündeki engelleri sorgularken edebiyat dünyasına feminist ve aydınlık bir pencereden bakmayı sürdürüyor. Peki bu kitabı kimler okumalı? Başta Virginia Woolf’un edebi dehasına ve feminist duruşuna hayran olanlar olmak üzere; edebiyat tarihinde kadının sesini, yazma özgürlüğünü ve temsilde adaleti dert edinen herkesin kitaplığında bulunması gereken bir eser. Kadınların kalemi eline aldığında karşılaştığı görünmez duvarları anlamak ve Woolf’un o aydınlık penceresinden bakmak isteyen tüm okurlara bu ilham verici yolculuğu kesinlikle tavsiye ederim.
Yazınsal UstalıkVirginia Woolf · Kanon Kitap · 2024101 okunma
Dijital Kuşatma ve Bir Uyanış Manifestosu
10/10
·448 syf.·
2026 22. kitabı
​Açıkçası bu kitap için bir değerlendirme yazıp yazmamakta çok kararsız kaldım; bunun pek çok sebebi var elbette. Ali Osman Önder'i yaklaşık 6 yıldır sosyal medyadan takip ediyorum, 'tanıyorum' desem yeridir. 2020-2023 yılları arasındaki mücadelesine ve sonrasına şahidim, Allah da şahit olsun. Hatta o dönemlerde, 'Keşke bir kitap çıkarsa' dediğimi çok iyi hatırlıyorum. Covid dönemi ​herkes bir yere sürüklenirken ve hayat durmuşken aklıma yatmayan pek çok uygulama vardı. Araştırırken karşıma yine onun hesabı çıktı ve böylesi bir dönemde benim için bulunmaz bir nimet oldu. Yaptığı mitinglere gidemesem de canlı yayınlardan takip ettim. Deccal'in Postalı'nda yazdığı şeyler bize hiç iyi şeyleri hatırlatmasa da, neleri unutmamamız gerektiğini çok iyi gösteriyor. Unutmayalım ki bu süreç hâlâ devam ediyor. ​Kitapta anlatılanlar belge belge açıklandığı halde, bazıları hâlâ 'komplocu' ithamında bulunuyor. Fakat yaşadıklarımız ne kadar gerçekse, yaşayacaklarımız da o kadar gerçektir. Maalesef uyuyanlar uyandırılamıyor. Uyanmak hepimize nasip olsun, sonumuz Allahualem... ​Bu sebepledir ki bu kitabı herkese önermeyeceğim; zaten herkes de anlamayacaktır. Anlaşılması zor olduğundan değil, anlamak isteyeni az olduğundan... Bu kitap okunmak ve fark edilmek için yazıldı. Okursanız çok şey kazanacaksınız ama aynı zamanda sisteme olan güveninizi de kaybedeceksiniz. 'Bu kadar da olmaz' dediğimiz her şeyi gördük ve görmeye devam ediyoruz. Çünkü bu eser, sadece iddialardan ibaret bir manifesto değil; önümüze serilen somut birer kanıt niteliğinde. Gözünü kapatmayanlar için her şey ortada. Zaman hızla akıyor ve dijital bir kuşatmanın tam ortasındayız. Yarın çok geç olmadan, bugün neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmek zorundayız. Peki siz, duymaya hazır olmadığınız gerçeklerle yüzleşip o
İnceleme
Deccalin PostalıAli Osman Önder · Beka Yayınları · 202442 okunma
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:51
"Yaşanmış Esrarengiz Olaylar", yalnızca gizemli hadiseleri sıralayan bir derleme değil; insanın bilinmeyen karşısındaki merakını, korkularını ve anlam arayışını ortaya koyan dikkat çekici bir çalışma. Ergün Candan, kitabında Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşandığı iddia edilen sıra dışı olayları, tanık anlatımları ve çeşitli belgeler ışığında aktarırken, okuyucuyu kesin hükümler vermeye değil, sorgulamaya davet ediyor. Eserde asıl dikkat çeken nokta, olayların kendisinden çok insan zihninin bilinmeyene karşı geliştirdiği tavırlar. Metafizik, paranormal ve açıklanamayan psikolojik vakalar üzerinden ilerleyen anlatılar; toplumun kültürel hafızasında yer eden korkuların, inançların ve efsanelerin nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor. Vakalar, bilim ile inanç, akıl ile sezgi arasındaki ince çizgiyi düşündürürken, okuyucuyu da kendi gerçeklik algısıyla yüzleştiriyor. Eser, kesin cevaplar sunmaktan çok sorular üretmesi bakımından değer kazanıyor; çünkü bilinmeyene dair her anlatı, aslında insanın kendi iç dünyasına açılan bir kapıdır. Dilinin sade ve sürükleyici oluşu, olayların merak unsurunu canlı tutarken yer yer tekrar eden anlatımlar ve bazı vakalardaki kaynak sınırlılığı eleştiriye açık yönler olarak öne çıkıyor. Buna rağmen kitap, sadece esrarengiz olaylara ilgi duyanların değil, insan psikolojisini, toplumsal inanışları ve hakikat arayışını anlamak isteyenlerin de dikkatle okuyabileceği bir eser niteliği taşıyor. "Yaşanmış Esrarengiz Olaylar", görünmeyeni anlatan bir kitap olmaktan ziyade, insanın bilinmeyene bakarken aslında kendi korkularını, umutlarını ve merakını nasıl gördüğünü gösteren etkileyici bir okuma deneyim.
Şahitler ve Belgelerle Türkiye'de Yaşanmış Esrarengiz OlaylarErgun Candan · Sınır Ötesi Yayınları · 1999112 okunma
Psikolojiye Gerçekçi Bir Bakış
8/10
·128 syf.··
2026 56. kitabı
Esra Oras, günümüz insanının mükemmel olma arayışı içerisinde psikolojik desteğin ne olduğunu ve ne olmadığını, psikolojik safsataları da ele alarak sade ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Güncel söylemlerle, kulağa hoş gelen sloganlarla insanları etkilemeye çalışan yaklaşımların nasıl bir yanılgıya yol açabileceğini de örnekleriyle açıklıyor. Kitapta psikoterapinin önemi, insana nasıl katkı sağlayabileceği ve sınırlarının neler olduğu üzerinde duruluyor. Çünkü çoğu zaman psikoterapiden gerçekçi olmayan beklentilere girebiliyoruz. Ona adeta bir kutsiyet atfedip sihirli bir değnek gibi hayatımızdaki tüm sorunları çözeceğini, bizi kusursuz bir insana dönüştüreceğini düşünebiliyoruz. Oysa yazar, psikoterapinin amacının insanı mükemmelleştirmek değil; kişinin kendisini, yaşadıklarını ve gerçek hayatın koşullarını daha sağlıklı bir şekilde fark etmesine yardımcı olmak olduğunu vurguluyor. Bu yaklaşım bana oldukça gerçekçi geldi. Çünkü insan, kusurlarıyla var olan bir varlıktır. Mükemmelliğe ulaşmak mümkün değildir; ancak eksiklerimizi ve sınırlarımızı fark ederek daha anlamlı bir hayat inşa etmek mümkündür. Kitabın dikkat çekici yönlerinden biri de dindar bireylerin psikoterapiye nasıl yaklaşması gerektiği konusuna yer vermesi. Bir psikolog bakış açısıyla, dini değerlerin psikolojik süreçlerde nasıl değerlendirilmesi gerektiğini açık ve net bir şekilde ele alıyor. Özellikle tevekkül kavramı üzerinde durması benim için oldukça kıymetliydi. Bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak, en sık yanlış anlaşılan ve hataya düşülen konulardan birinin tevekkül olduğunu düşünüyorum. Kitabın son bölümlerinde ise psikolojinin ne olduğu, ona nasıl yaklaşılması gerektiği ve hangi beklentilerle değerlendirilmesi gerektiği sade bir dille anlatılıyor. Kitabın en kıymetli
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202624 okunma
Reklam
Reklam